Hadid Sûresi13. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (27 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1يومي و مYVMyevmeo gün(On the) Day
2يقولق و لGVLyeḳūluderler kiwill say
3المنافقونن ف قNFGl-munāfiḳūnemünafık erkeklerthe hypocrite men
4والمنافقاتن ف قNFGvelmunāfiḳātuve münafık kadınlarand the hypocrite women
5للذينlilleƶīneto those who
6آمنواا م نEMNāmenūmü'minlerebelieved,
7انظرونان ظ رNƵRnZurūnābize bakın"""Wait for us,"
8نقتبسق ب سGBSneḳtebisyararlanalımwe may acquire
9منmin-danof
10نوركمن و رNVRnūrikumsizin nurunuz-"your light."""
11قيلق و لGVLḳīledenilir kiIt will be said,
12ارجعوار ج عRCArciǔdönün"""Go back"
13وراءكمو ر يVRYverā'ekumarkanızabehind you
14فالتمسوال م سLMSfeltemisūve arayınand seek
15نوران و رNVRnūrannur"light."""
16فضربض ر بŽRBfeDuribesonra çekilirThen will be put up
17بينهمب ي نBYNbeynehumaralarınabetween them
18بسورس و رSVRbisūrinbir sura wall,
19لهlehuolanfor it
20بابب و بBVBbābunkapısıa gate
21باطنهب ط نBŦNbāTinuhuonun içindeits interior,
22فيهfīhivardırin it
23الرحمةر ح مRḪMr-raHmeturahmet(is) mercy
24وظاهرهظ ه رƵHRveZāhiruhuve dışbut its exterior,
25منminfacing towards [it]
26قبلهق ب لGBLḳibelihiyönündefacing towards [it]
27العذابع ذ بAZ̃Bl-ǎƶābuazabthe punishment.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

يوم يقول المنفقون والمنفقت للذين ءامنوا انظرونا نقتبس من نوركم قيل ارجعوا وراءكم فالتمسوا نورا فضرب بينهم بسور له باب باطنه فيه الرحمة وظهره من قبله العذاب

Arapça (Harekeli)

يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذِينَ آمَنُوا انظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِن نُّورِكُمْ قِيلَ ارْجِعُوا وَرَاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًا فَضُرِبَ بَيْنَهُم بِسُورٍ لَّهُ بَابٌ بَاطِنُهُ فِيهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِن قِبَلِهِ الْعَذَابُ

Transliterasyon

Yevme yekûlul munâfikûne vel munâfikâtu lillezîne âmenûnzurûnâ naktebis min nûrikum, kîlerci’û verâekum fel temisû nûrâ(nûren), fe duribe beynehum bi sûrin lehu bâb(bâbun), bâtınuhu fîhir rahmetu ve zâhiruhu min kıbelihil azâb|u|.

Transliteration (Eng.)

Yawma yaqoolu almun<span class="u">a</span>fiqoona wa<span class="b">a</span>lmun<span class="u">a</span>fiq<span class="u">a</span>tulilla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoo on<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroon<span class="u">a</span>naqtabis min noorikum qeela irjiAAoo war<span class="u">a</span>akum fa<span class="b">i</span>ltamisoonooran fa<span class="u">d</span>uriba baynahum bisoorin lahu b<span class="u">a</span>bun b<span class="u">at</span>inuhufeehi a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>matu wa<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>hiruhumin qibalihi alAAa<span class="u">tha</span>b<span class="b">u</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün, erkek ve kadın münâfıklar, inananlara, bizi de bekleyin de derler, gelelim, nûrunuzdan alalım; onlara dönün ardınıza da bir nur isteyin artık denir. Derken aralarına bir duvardır çekilir ki bir kapısı vardır, içinde rahmet vardır da dış tarafında azap.

Ali Bulaç

O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: "(Ne olur) Bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım." Onlara: "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın" denilir. Derken aralarında kapısı olan bir sur çekilmiştir; onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azap vardır.

Bayraktar Bayraklı

O gün, münafık erkeklerle münafık kadınlar müminlere, “Bizi bekleyiniz, nurunuzdan bir parça alalım” derler. Kendilerine, “Arkanıza dönünüz de bir ışık arayınız!” denilir. Nihayet onların arasına içinde rahmet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilir.

Diyanet İşleri

Münafık erkeklerle münafık kadınların, müminlere: Bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça ışık alalım, diyeceği günde kendilerine: Arkanıza dönün de bir ışık arayın! denilir. Nihayet onların arasına, içinde rahmet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilir.*

Edip Yüksel

O gün, ikiyüzlü erkekler ve kadınlar gerçeği onaylayanlara, "Bize bakın da sizin ışığınızdan alalım" diyecekler. Onlara, "Geriye dönün de ışık arayın" denir. Aralarına, iç taraftaki merhametle, dış taraftaki azabı ayıran kapılı bir engel konacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar o iman edenlere şöyle diyeceklerdir: "Bize bakın da sizin nurunuzdan alalım?" Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!" denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet, dışında da azap vardır.

Erhan Aktaş

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar, inanan kimselere: “Bizi bekleyin de nurunuzdan biraz yararlanalım.” derler. Onlara: “Arkanıza dönün de oradan nur* arayın.” denir. O anda aralarına kapısı olan bir duvar çekilir; duvarın iç tarafı rahmet, dış tarafında ise azap vardır.

Hakkı Yılmaz

O gün münâfık erkekler ve münâfık kadınlar, o iman eden kimselere: “Bize bakın da sizin ışığınızdan alalım?” derler. Denildi ki: “Arkanıza dönün de ışık arayın!” Sonra da aralarına içinde rahmet, dışında da kendi yönünden azap olan kapılı bir sur çekilir.

Muhammed Esed

O Gün ikiyüzlü erkekler ve kadınlar imana ermiş olanlara: "Bizi bekleyin!" diyecekler, "Sizin nurunuzdan bir (parça) ışık alalım!" (Ama) onlara: "Geriye dönüp gidin ve (kendinize ait) bir ışık arayın!" denilecek. Bunun üzerine onlar(la müminler) arasına kapısı olan bir duvar çekilecek: içinde rahmet ve şefkat bulunacak, dışında ise azap.

Mustafa İslamoğlu

O gün bütün münafık erkekler ve münafık kadınlar mü'minlere (şöyle diyecekler): "Bize bakın da ışığınızdan biz de yararlanalım!" Onlara denilecek ki: "Arkanızdaki (hayata) dönüp, kendinize (orada) bir ışık arayın!" Derken onlarla mü'minler arasına kapısı olan bir sur çekilecek, onun iç tarafında rahmet bulunacak, dış tarafında ise azap.

Suat Yıldırım

O gün münafık erkek ve kadınlar, müminlere: “N'olur, ” derler, “yüzümüze bir bakın da nûrunuzdan biz de yararlanalım! ” Bunun üzerine onlara şöyle denilir: “Arkanıza dönün de bir nur arayın! ” Derken, aralarına bir duvar çekilir. Bu duvarın bir kapısı olup bu kapının iç tarafında rahmet, dış tarafında ise azap vardır. [42, 17] {KM, Matta 25, 1-13}

Süleyman Ateş

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar (cennete gitmekte olan) mü'minlere derler ki: "Bize bakın da sizin nurunuzdan yararlanalım." Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!" denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet vardır, dış yönünde de azab.*

Şaban Piriş

O gün, münafık erkekler ve münafık kadınlar, iman edenlere:-Bekleyin bizi de, ışığınızdan faydalanalım, diyeceklerdir.-Arkanıza dönün de oradan ışık arayın, denilecektir ve aralarına kapısının içinde rahmet, dışında azap olan bir sur çekilecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlar, iman edenlere şöyle derler: "Bize bakın da ışığınızdan bir parça alalım." Şöyle denir onlara: "Arkanıza dönün de bir ışık arayın." Nihayet aralarına kapısı olan bir sur çekilir. İçinde rahmet vardır onun. Dış tarafı ise bir azap.

Edip-Layth-Martha

On that day, the hypocrite men and the hypocrite women will say to those who acknowledged: "Wait for us! Let us absorb some of your light." It will be said, "Go back behind you, and seek light." So a barrier will be set up between them, whose gate separates compassion on the inner side, from retribution on the outer side.

Muhammad Asad

On that Day shall the hypocrites, both men and women,* speak [thus] unto those who have attained to faith: “Wait for us! Let us have a [ray of] light from your light!" [But] they will be told: “Turn back, and seek a light [of your own]!"* And thereupon a wall will be raised between them [and the believers], with a gate in it: within it will be grace and mercy, and against the outside thereof, suffering.*

Rashad Khalifa

On that day, the hypocrite men and women will say to those who believed, "Please allow us to absorb some of your light." It will be said, "Go back behind you, and seek light." A barrier will be set up between them, whose gate separates mercy on the inner side, from retribution on the outer side.,

The Monotheist Group

On that Day, the hypocrite males and the hypocrite females will say to those who believed: "Wait for us! Let us absorb some of your light." It will be said: "Go back behind you, and seek light." So a barrier will be put forth between them, whose gate separates mercy on the inner side, from retribution on the outer side.