Hadid Sûresi23. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لكيلا | — | likeylā | için | So that you may not |
| 2 | تأسوا | ا س وESV | te'sev | üzülmemeniz | grieve |
| 3 | على | — | ǎlā | üzerine | over |
| 4 | ما | — | mā | şey | what |
| 5 | فاتكم | ف و تFVT | fetekum | elinizden çıkan | has escaped you, |
| 6 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 7 | تفرحوا | ف ر حFRḪ | tefraHū | şımarmamanız (için) | exult |
| 8 | بما | — | bimā | şey ile | at what |
| 9 | آتاكم | ا ت يETY | ātākum | size verdiği | He has given you. |
| 10 | والله | — | vallahu | ve Allah | And Allah |
| 11 | لا | — | lā | (does) not | |
| 12 | يحب | ح ب بḪBB | yuHibbu | sevmez | love |
| 13 | كل | ك ل لKLL | kulle | hiçbirini | every |
| 14 | مختال | خ ي لḢYL | muḣtālin | kendini beğenenleri | self-deluded |
| 15 | فخور | ف خ رFḢR | feḣūrin | övünenleri | boaster, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لكيلا تاسوا على ما فاتكم ولا تفرحوا بما ءاتىكم والله لا يحب كل مختال فخور
Arapça (Harekeli)
لِّكَيْلَا تَأْسَوْا عَلَى مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَا آتَاكُمْ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ
Transliterasyon
Li keylâ te’sev alâ mâ fâtekum ve lâ tefrehû bi mâ âtâkum, vallâhu lâ yuhıbbu kulle muhtâlin fehûr(fehûrin).
Transliteration (Eng.)
Likayl<span class="u">a</span> ta/saw AAal<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span>f<span class="u">a</span>takum wal<span class="u">a</span> tafra<span class="u">h</span>oo bim<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>kumwa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu l<span class="u">a</span> yu<span class="u">h</span>ibbu kulla mukht<span class="u">a</span>linfakhoor<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bunu da, elinizden çıkarıp kaybettiğiniz şeye kederlenmeyin ve size verdiğimize sevinmeyin diye yapmışızdır ve Allah, övünüp kibirlenen hiçbir kimseyi sevmez.
Ali Bulaç
Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip-şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
Bayraktar Bayraklı
Elinizden çıkanlara üzülmeyesiniz ve elinize geçenlere de şımarmayasınız diye bu böyle yapılmıştır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.
Diyanet İşleri
(Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Edip Yüksel
Bu, yitirdiğiniz bir şey için üzülmemeniz ve O'nun size verdiği nimetlerle de şımarmamanız içindir. ALLAH kendini beğenip övünenleri sevmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Erhan Aktaş
Kaybettiklerinize üzülmemeniz, Allah’ın verdiği şeylerle şımarmamanız içindir. Allah, kendisini beğenip böbürlenen hiç kimseyi sevmez.
Hakkı Yılmaz
(22-24)Yeryüzünde ve kendilerinin içinde musibetten isabet eden şeyler, –elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği şeylerle şımarmayasınız diye– Bizim onu yaratmamızdan önce, kesinlikle bir kitaptadır. Şüphesiz bu, Allah'a göre çok kolaydır. Ve Allah, cimrilik eden ve insanlara da cimriliği emreden kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez. Kim yüz çevirirse de, biliniz ki şüphesiz Allah, çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayanın, övülen, övgüye lâyık bulunanın ta kendisidir.
Muhammed Esed
(Bunu bilin ki,) elinizden kaçan (iyi ve güzel) şeylere üzülmeyesiniz ve elinize geçen (iyi ve güzel) şeylerle de (boş yere) şımarmayasınız: çünkü Allah, kendini beğenip küstahça davrananları sevmez,
Mustafa İslamoğlu
Böyle takdir etmiştir ki elden kaçırdıklarınıza (aşırı) üzülmeyesiniz, ele geçirdiklerinize de (aşırı) sevinmeyesiniz: nitekim Allah hiçbir kendini beğenmiş şımarığı sevmez.
Suat Yıldırım
Bu da, elinizden çıkan şeylerden dolayı gam yememeniz, Allah'ın size nasib ettiği nimetlerle de şımarmamanız içindir. Allah övünüp duran, kibirli, kendini beğenmiş kimseleri sevmez.
Süleyman Ateş
(Başınıza gelecek olayları, önceden bir Kitaba yazdık) Ki elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve (Allah'ın) size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez.
Şaban Piriş
Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz, size verdiğimiz ile de şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Böyle yapılmıştır ki, elinizden çıkana üzülüp ümitsiliğe düşmeyesiniz ve Allah'ın size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez.
Edip-Layth-Martha
In order that you do not despair over anything that has passed you by, nor be exultant of anything He has bestowed upon you. God does not like those who are boastful, proud.
Muhammad Asad
[Know this,] so that you may not despair over whatever [good] has escaped you nor exult [unduly] over whatever [good] has come to you:* for, God does not love any of those who, out of self-conceit, act in a boastful manner *
Rashad Khalifa
Thus, you should not grieve over anything you miss, nor be proud of anything He has bestowed upon you. GOD does not love those who are boastful, proud.,
The Monotheist Group
In order that you do not despair over anything that has passed you by, nor be happy of anything He has bestowed upon you. God does not love those who are boastful, proud.