Haşr Sûresi2. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (41 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | هو | — | huve | O'dur | He |
| 2 | الذي | — | lleƶī | (is) the One Who | |
| 3 | أخرج | خ ر جḢRC | eḣrace | çıkaran | expelled |
| 4 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those who |
| 5 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(leri) | disbelieved |
| 6 | من | — | min | -nden | from |
| 7 | أهل | ا ه لEHL | ehli | sahipleri- | (the) People |
| 8 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābi | kitap | (of) the Scripture |
| 9 | من | — | min | -ndan | from |
| 10 | ديارهم | د و رD̃VR | diyārihim | yurtları- | their homes |
| 11 | لأول | ا و لEVL | lievveli | ilk | at (the) first |
| 12 | الحشر | ح ش رḪŞR | l-Haşri | haşirde | gathering. |
| 13 | ما | — | mā | Not | |
| 14 | ظننتم | ظ ن نƵNN | Zenentum | siz sanmamıştınız | you think |
| 15 | أن | — | en | that | |
| 16 | يخرجوا | خ ر جḢRC | yeḣrucū | onların çıkacaklarını | they would leave, |
| 17 | وظنوا | ظ ن نƵNN | ve Zennū | onlar da sanmışlardı | and they thought |
| 18 | أنهم | — | ennehum | kendilerini | that [they] |
| 19 | مانعتهم | م ن عMNA | māniǎtuhum | koruyacağını | would defend them |
| 20 | حصونهم | ح ص نḪṦN | HuSūnuhum | kalelerinin | their fortresses |
| 21 | من | — | mine | -tan | against |
| 22 | الله | — | llahi | Allah- | Allah. |
| 23 | فأتاهم | ا ت يETY | feetāhumu | fakat onlara geldi | But came to them |
| 24 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 25 | من | — | min | -den | from |
| 26 | حيث | ح ي ثḪYS̃ | Hayṧu | yer- | where |
| 27 | لم | — | lem | not | |
| 28 | يحتسبوا | ح س بḪSB | yeHtesibū | ummadıkları | they expected, |
| 29 | وقذف | ق ذ فGZ̃F | ve ḳaƶefe | ve saldı | and He cast |
| 30 | في | — | fī | içine | into |
| 31 | قلوبهم | ق ل بGLB | ḳulūbihimu | yürekleri | their hearts |
| 32 | الرعب | ر ع بRAB | r-ruǎ'be | korku | [the] terror, |
| 33 | يخربون | خ ر بḢRB | yuḣribūne | harap ediyorlardı | they destroyed |
| 34 | بيوتهم | ب ي تBYT | buyūtehum | evlerini | their houses |
| 35 | بأيديهم | ي د يYD̃Y | bieydīhim | kendi elleriyle | with their hands |
| 36 | وأيدي | ي د يYD̃Y | ve eydī | ve elleriyle | and the hands |
| 37 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | mü'minlerin | (of) the believers. |
| 38 | فاعتبروا | ع ب رABR | feǎ'tebirū | ibret alın | So take a lesson, |
| 39 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """Oh!" |
| 40 | أولي | ا و لEVL | ūlī | sahipleri | men |
| 41 | الأبصار | ب ص رBṦR | l-ebSāri | akıl | (with) insight! |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
هو الذى اخرج الذين كفروا من اهل الكتب من ديرهم لاول الحشر ما ظننتم ان يخرجوا وظنوا انهم مانعتهم حصونهم من الله فاتىهم الله من حيث لم يحتسبوا وقذف فى قلوبهم الرعب يخربون بيوتهم بايديهم وايدى المومنين فاعتبروا ياولى الابصر
Arapça (Harekeli)
هُوَ الَّذِي أَخْرَجَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ مِن دِيَارِهِمْ لِأَوَّلِ الْحَشْرِ مَا ظَنَنتُمْ أَن يَخْرُجُوا وَظَنُّوا أَنَّهُم مَّانِعَتُهُمْ حُصُونُهُم مِّنَ اللَّهِ فَأَتَاهُمُ اللَّهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيْدِيهِمْ وَأَيْدِي الْمُؤْمِنِينَ فَاعْتَبِرُوا يَا أُولِي الْأَبْصَارِ
Transliterasyon
Huvellezî ahrecellezîne keferû min ehlil kitâbi min diyârihim li evvelil haşr|i|, mâ zanentum en yahrucû ve zannû ennehum mâniatuhum husûnuhum minallâhi fe etâhumullâhu min haysu lem yahtesibû ve kazefe fî kulûbihimur ru’be yuhribûne buyûtehum bi eydîhim ve eydîl mû’minîne fa’tabirû yâ ulîl ebsâr|i|.
Transliteration (Eng.)
Huwa alla<span class="u">th</span>ee akhraja alla<span class="u">th</span>eenakafaroo min ahli alkit<span class="u">a</span>bi min diy<span class="u">a</span>rihim li-awwalial<span class="u">h</span>ashri m<span class="u">a</span> <span class="i"><span class="u">th</span></span>anantum an yakhrujoo wa<span class="i"><span class="u">th</span></span>annooannahum m<span class="u">a</span>niAAatuhum <span class="u">h</span>u<span class="u">s</span>oonuhum mina All<span class="u">a</span>hifaat<span class="u">a</span>humu All<span class="u">a</span>hu min <span class="u">h</span>aythu lam ya<span class="u">h</span>tasiboowaqa<span class="u">th</span>afa fee quloobihimu a<span class="b">l</span>rruAAba yukhriboonabuyootahum bi-aydeehim waaydee almu/mineena fa<span class="b">i</span>AAtabiroo y<span class="u">a</span>olee al-ab<span class="u">sa</span>r<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle bir mâbuttur ki kitap ehlinden kâfir olanları, ilk defa toplanmaları için ülkelerinden çıkardı; siz, onların çıkacaklarını hiç sanmazdınız, onlar da şüphesiz ki kaleleri, kendilerini Allah'tan korur sanırlardı. Derken Allah, onların hesaplamadıkları yerden gelip çattı da yüreklerine dehşetli bir korku düşürdü, evlerini, kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkmadalar, artık ibret alın ey can gözü açık olanlar.
Ali Bulaç
Kitap Ehlinden inkar edenleri ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O'dur. Onların çıkacaklarını siz sanmamıştınız, onlar da kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Böylece Allah(ın azabı) da, onlara hesaba katmadıkları bir yönden geldi, yüreklerine korku saldı; öyle ki evlerini kendi elleriyle ve mü'minlerin elleriyle tahrip ediyorlardı. Artık ey basiret sahipleri ibret alın.
Bayraktar Bayraklı
Kitap ehlinden inkâr edenleri, ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O'dur. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah, onlara beklemedikleri yerden geliverdi. Allah, yüreklerine korku saldı. Evlerini hem kendi elleriyle, hem de müminlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey ileriyi görenler, bu olayı değerlendiriniz.
Diyanet İşleri
Ehl-i kitaptan inkâr edenleri, ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O'dur. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah (O'nun azabı), onlara beklemedikleri yerden geliverdi. O, yüreklerine korku düşürdü; öyle ki evlerini hem kendi elleriyle, hem de müminlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey akıl sahipleri! İbret alın.*
Edip Yüksel
O ki, kitap halkından inkârcı olanları ilk sürgün için ülkelerinden çıkarmıştır. Onların çıkacağını hiç beklemiyordunuz. Kalelerinin kendilerini ALLAH'tan koruyacağını sandılar. Ancak ALLAH onlara ummadıkları bir yerden geldi ve kalplerine korku saldı. Böylece evlerini kendi elleriyle ve gerçeği onaylayanların elleriyle yıkıyorlar. Ey görüş sahipleri ibret alınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ehli kitaptan inkar edenleri, ilk sürgünleri yurtlarından çıkaran O'dur. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah'ın azabı, onlara beklemedikleri yerden geliverdi. O, yüreklerine korku düşürdü; öyle ki evlerini hem kendi elleriyle, hem de müminlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey akıl sahipleri! İbret alın.
Erhan Aktaş
Kitap Ehli’nden, gerçeği yalanlayan nankörleri, sürgün için yurtlarından çıkaran O’dur. Siz, onların yurtlarından çıkacaklarını sanmamıştınız. Ve onlar da kalelerinin, kendilerini Allah’tan* koruyacağına inandılar. Oysa Allah’ın buyruğu onlara hesaba katmadıkları yerden geldi. Allah, onların yüreklerine evlerinin kendi elleriyle ve inananların elleriyle harap edileceği korkusunu saldı. Ey basiret* sahipleri! Artık ibret alın.
Hakkı Yılmaz
Allah, Kitap Ehli’nden Allah'ın ilâhlığına ve rabliğine inanmayan kimseleri, toplanmanın ilki için yurtlarından çıkarandır. Siz, onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da, şüphesiz kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağına kesinkes inanıyorlardı da Allah'ın azabı, onlara hesaba katmadıkları yerden geliverdi. Ve Allah, onların yüreklerine, evlerini kendi elleriyle ve mü’minlerin elleriyle harap edileceği korkusunu düşürdü. Ey sağduyu sahipleri! Artık ibret alın!
Muhammed Esed
Hakikati inkara şartlanmış olan geçmiş vahyin mensuplarını (savaş için) ilk toplanmalarında yurtlarından çıkaran O'dur. Siz (ey müminler,) onların (hiçbir direnme göstermeden) bırakıp gideceklerini düşünmediniz; onlar da kalelerinin kendilerini Allah'a karşı koruyacağını sandılar: ama Allah onlara hiç beklemedikleri bir tarzda vurdu ve kalplerine korku saldı; onlar (böylece) yurtlarını kendi elleriyle ve müminlerin eliyle yok ettiler. Öyleyse bundan ders alın siz ey derin kavrayış sahipleri!
Mustafa İslamoğlu
O'dur kitap ehlinden nankörlük edenleri ilk kalkışmada yurtlarından çıkaran. Siz onların bırakıp gideceklerine zerrece ihtimal vermemiştiniz, onlar da kalelerinin kendilerini Allah'a karşı savunacağını sanmışlardı. Allah onların (üzerine) hiç beklemedikleri yerden geldi ve kalplerine korku saldı: hanelerini kendi elleriyle ve mü'minler eliyle harap ettiler. Şu halde, ibret alın ey ileri görüş sahipleri!
Suat Yıldırım
Nitekim Ehl-i kitaptan olan kâfirleri ilk defa O, yurtlarından bir çırpıda çıkardı. Halbuki siz onların çıkacaklarını asla düşünemezdiniz. Onlar da kalelerinin, kendilerine Allah tarafından takdir edilen azabı önleyeceğini sanırlardı. Ama Allah hiç ummadıkları yerden onları bastırdı ve kalplerine korku saldı. Öyle ki evlerini bizzat kendi elleriyle yıkıyorlardı. Bir taraftan da müminlerin elleriyle yıktırıyorlardı. Düşünün de ibret alın ey akıl sahipleri! [16, 26]*
Süleyman Ateş
Kitap sahiplerinden inkar edenleri, hemen ilk haşirde (müslümanların, kaleleri önünde toplanmalarında) yurtlarından O çıkardı. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Allah onlara ummadıkları yerden geldi, yüreklerine korku saldı; öyle ki evlerini kendi elleriyle ve mü'minlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey akıl sahipleri ibret alın.
Şaban Piriş
Kitap ehlinden inkarcıları ilk toplanmalarında yurtlarından çıkaran Odur. Siz, onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin kendilerini Allahtan koruyacağını sanmıştı. Allahın azabı onlara hesap etmedikleri bir yerden geldi. Onların kalplerine korku sardı. Kendi elleriyle ve müminler in elleriyle evlerini yıktılar. Bundan ibret alın ey akıl sahipleri!
Yaşar Nuri Öztürk
Ehlikitap'tan küfre sapanları, ilk toplanma gününde yurtlarından O çıkardı. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız; onlarsa kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağını zannetmişlerdi. Ama Allah onlara hiç ummadıkları yerden geldi, yüreklerine korku saldı; kendi evlerini kendi elleriyle ve iman sahiplerinin elleriyle tahrip ediyorlardı. Artık ibret alın, ey gözleri olanlar!
Edip-Layth-Martha
He is the One who drove out those who rejected among the people of the book from their homes at the very first mass exile. You never thought that they would leave, and they thought that their fortresses would protect them from God. But then God came to them from where they did not expect, and He cast fear into their hearts. They destroyed their homes with their own hands and the hands of those who acknowledge. So take a lesson, O you who possess vision.*
Muhammad Asad
He it is who turned out of their homes, at the time of [their] first gathering [for war], such of the followers of earlier revelation as were bent on denying the truth.* You did not think [O believers] that they would depart [without resistance] - just as they thought that their strongholds would protect them against God: but God came upon them in a manner which they had not expected,* and cast terror into their hearts; [and thus] they destroyed their homes by their own hands as well as the hands of the believers.* Learn a lesson, then, O you who are endowed with insight!
Rashad Khalifa
He is the One who evicted those who disbelieved among the people of the scripture from their homes in a mass exodus. You never thought that they would leave, and they thought that their preparations would protect them from GOD. But then GOD came to them whence they never expected, and threw terror into their hearts. Thus, they abandoned their homes on their own volition, in addition to pressure from the believers. You should learn from this, O you who possess vision.,
The Monotheist Group
He is the One who drove out those who disbelieved among the people of the Book from their homes at the very first mobilization. You never thought that they would leave, and they thought that their fortresses would protect them from God. But then God came to them from where they did not expect, and He cast terror into their hearts. They destroyed their homes with their own hands and the hands of the believers. So learn from this, O you who possess vision.