En'am Sûresi112. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكذلك | — | ve keƶālike | ve böylece | And thus |
| 2 | جعلنا | ج ع لCAL | ceǎlnā | biz yaptık | We made |
| 3 | لكل | ك ل لKLL | likulli | her | for every |
| 4 | نبي | ن ب اNBE | nebiyyin | peygambere | Prophet |
| 5 | عدوا | ع د وAD̃V | ǎduvven | düşman | an enemy - |
| 6 | شياطين | ش ط نŞŦN | şeyāTīne | şeytanlarını | devils |
| 7 | الإنس | ا ن سENS | l-insi | insan | (from) the mankind |
| 8 | والجن | ج ن نCNN | velcinni | ve cin | and the jinn, |
| 9 | يوحي | و ح يVḪY | yūHī | fısıldarlar | inspiring |
| 10 | بعضهم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Duhum | bir kısmı | some of them |
| 11 | إلى | — | ilā | to | |
| 12 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | diğerlerine | others |
| 13 | زخرف | ز خ ر فZḢRF | zuḣrufe | yaldızlı | (with) decorative |
| 14 | القول | ق و لGVL | l-ḳavli | sözler | [the] speech |
| 15 | غرورا | غ ر رĞRR | ğurūran | aldatmak için | (in) deception. |
| 16 | ولو | — | velev | ve eğer | But if |
| 17 | شاء | ش ي اŞYE | şā'e | dileseydi | (had) willed |
| 18 | ربك | ر ب بRBB | rabbuke | Rabbin | your Lord |
| 19 | ما | — | mā | not | |
| 20 | فعلوه | ف ع لFAL | feǎlūhu | onu yapamazlardı | they (would) have done it, |
| 21 | فذرهم | و ذ رVZ̃R | feƶerhum | artık onları baş başa bırak | so leave them |
| 22 | وما | — | ve mā | şeylerle | and what |
| 23 | يفترون | ف ر يFRY | yefterūne | uydurdukları | they invent. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكذلك جعلنا لكل نبى عدوا شيطين الانس والجن يوحى بعضهم الى بعض زخرف القول غرورا ولو شاء ربك ما فعلوه فذرهم وما يفترون
Arapça (Harekeli)
وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا شَيَاطِينَ الْإِنسِ وَالْجِنِّ يُوحِي بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُورًا وَلَوْ شَاءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ
Transliterasyon
Ve kezâlike cealnâ li kulli nebiyyin aduvven şeyâtînel insi vel cinni, yûhî ba’duhum ilâ ba’dın zuhrufel kavli gurûrâ(gurûran), ve lev şâe rabbuke mâ fealûhu fe zerhum ve mâ yefterûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waka<span class="u">tha</span>lika jaAAaln<span class="u">a</span> likullinabiyyin AAaduwwan shay<span class="u">at</span>eena al-insi wa<span class="b">a</span>ljinni yoo<span class="u">h</span>eebaAA<span class="u">d</span>uhum il<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>in zukhrufa alqawlighurooran walaw sh<span class="u">a</span>a rabbuka m<span class="u">a</span> faAAaloohu fa<span class="u">th</span>arhumwam<span class="u">a</span> yaftaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte biz, böylece her peygambere insan ve cin Şeytanlarını düşman ettik; bâzısı, bâzısına yaldızlı sözler söyleyerek aldatır. Rabbin dileseydi yapamazlardı bunu, onları da bırak, iftirâlarını da.
Ali Bulaç
Böylece her peygambere, insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla baş başa bırak.
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi, onu da yapamazlardı. Artık onları, uydurdukları şeylerle baş başa bırak.
Diyanet İşleri
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
Edip Yüksel
Böylece, her peygambere insanlardan ve cinlerden olan sapkınları düşman kıldık. Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözleri vahyederler. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Onlara ve ettikleri iftiralara aldırma.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz böylece, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak.
Erhan Aktaş
Böylece her nebiye ins* ve cinn* şeytanları düşman yaptık. Onların kimileri kimilerine aldatıcı yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabb’in dileseydi bunu yapamazlardı. Onları iftiralarıyla baş başa bırak.
Hakkı Yılmaz
(112,113)Böylece Biz, her peygamber için gizli-açık şeytanlarını düşman yaptık: Ki dünya malına aldanmaktan dolayı, âhirete inanmayan kimselerin kalpleri ona kansın, ondan hoşnut olsun ve yapmakta olduklarını yapsınlar diye bunların bazısı bazısına sözün süslüsünü gizlice telkinde bulunur/fısıldar. –Ve şâyet Rabbin dileseydi onu yapmazlardı. Öyleyse onları ve uydurdukları şeyleri bırak!–(Sonraki 6:115)
Muhammed Esed
VE İŞTE böylece, Biz, hem insanlar hem de görünmez varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı/parlak yarı-hakikatleri birbirine fısıldayan şeytanî güçleri peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dilemedikçe onlar bunu yapamazlardı: o halde, onlardan ve onların mesnetsiz hayallerinden uzak durun!
Mustafa İslamoğlu
Ve böylece Biz, görünür-görünmez şeytanları her peygambere düşman kıldık. Onlar aldatmak amacıyla birbirlerine yaldızlı yalanları telkin ediyorlar. Ama eğer Rabbin dileseydi, onlar bunu yapamazlardı: o halde onlardan da, uyduruk teorilerinden de uzak dur!
Suat Yıldırım
Böylece biz her peygambere, insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Onlardan kimi kimine, aldatmak için birtakım yaldızlı sözler fısıldayıp telkin ederler. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O halde onları, düzmekte oldukları yalanlarıyla baş başa bırak! [3, 184; 6, 34; 41, 43; 25, 31]
Süleyman Ateş
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları, uydurdukları şeylerle baş başa bırak.
Şaban Piriş
Böylece, Biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözler telkin ederler, Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyle, biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar;
Edip-Layth-Martha
We have permitted the enemies of every prophet, human and Jinn devils, to inspire in each other fancy words in order to deceive. Had your Lord willed, they would not have done it. You shall disregard them and their fabrications.*
Muhammad Asad
AND THUS it is that against every prophet We have set up as enemies the evil forces from among humans as well as from among invisible beings that whisper unto one another glittering half-truths meant to delude the mind* But they could not do this unless thy Sustainer had so willed: stand, therefore, aloof from them and from all their false imagery!
Rashad Khalifa
We have permitted the enemies of every prophet - human and jinn devils - to inspire in each other fancy words, in order to deceive. Had your Lord willed, they would not have done it. You shall disregard them and their fabrications.,
The Monotheist Group
And as such, We have permitted the enemies of every prophet mankind and Jinn devils to inspire each other with fancy words in order to deceive. Had your Lord willed, they would not have done it. You shall disregard them and their fabrications.