En'am Sûresi123. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكذلك | — | ve keƶālike | ve böylece | And thus |
| 2 | جعلنا | ج ع لCAL | ceǎlnā | yaptık | We placed |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 5 | قرية | ق ر يGRY | ḳaryetin | kentin | city |
| 6 | أكابر | ك ب رKBR | ekābira | büyüklerini | greatest |
| 7 | مجرميها | ج ر مCRM | mucrimīhā | (oranın) suçluları | (of) its criminals, |
| 8 | ليمكروا | م ك رMKR | liyemkurū | tuzak kursunlar diye | so that they plot |
| 9 | فيها | — | fīhā | orada | therein. |
| 10 | وما | — | ve mā | (oysa) | And not |
| 11 | يمكرون | م ك رMKR | yemkurūne | onlar tuzak kurmazlar | they plot |
| 12 | إلا | — | illā | başkasına | except |
| 13 | بأنفسهم | ن ف سNFS | bienfusihim | kendilerinden | against themselves |
| 14 | وما | — | ve mā | and not | |
| 15 | يشعرون | ش ع رŞAR | yeş'ǔrūne | ama farkında değillerdir | they perceive. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكذلك جعلنا فى كل قرية اكبر مجرميها ليمكروا فيها وما يمكرون الا بانفسهم وما يشعرون
Arapça (Harekeli)
وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ أَكَابِرَ مُجْرِمِيهَا لِيَمْكُرُوا فِيهَا وَمَا يَمْكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ
Transliterasyon
Ve kezâlike cealnâ fî kulli karyetin ekâbire mucrimîhâ li yemkurû fîhâ, ve mâ yemkurûne illâ bi enfusihim ve mâ yeş’urûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waka<span class="u">tha</span>lika jaAAaln<span class="u">a</span> feekulli qaryatin ak<span class="u">a</span>bira mujrimeeh<span class="u">a</span> liyamkuroo feeh<span class="u">a</span>wam<span class="u">a</span> yamkuroona ill<span class="u">a</span> bi-anfusihim wam<span class="u">a</span>yashAAuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve böylece her şehirde, hîleler, düzenler kursunlar diye o şehrin günahkârlarını büyülttük, yücelttik, onlar ancak kendilerine karşı hîlekârlıkta bulunurlar ama bilmezler.
Ali Bulaç
Böylece Biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hileli- düzenler kursunlar diye- oranın suçlu-günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli-düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için günahkârlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
Diyanet İşleri
Böylece biz, her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için, günahkarlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
Edip Yüksel
Her ülkenin önde gelen suçlularına, orada hile ve entrika yapmaları için izin verdik. Aslında kendilerinden başkasını kandırmıyorlar. Ama farkında değiller.
Elmalılı Hamdi Yazır
Böylece, her kentte ileri gelenleri, oranın suçluları yaptık ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar, kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar.
Erhan Aktaş
Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz böylece, her kentte ileri gelenleri, orada hileler çevirsinler diye oranın suçluları yaptık. Hâlbuki bunlar, kötülüğü yalnızca kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar.(Sonraki 6:126)
Muhammed Esed
Ve işte böylece her ülkenin önde gelenlerini, hile ve entrika peşinde koşan suçlular durumuna sokarız: ama çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur; ve onu da anlamazlar.
Mustafa İslamoğlu
Ve böylece her ülkede, entrika ve hile düzenini kuran düzenbaz suçluları oranın el üstünde tutulan kimseleri yaparız: Fakat çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur da, onu dahi anlamazlar.
Suat Yıldırım
Mekke'de olduğu gibi her şehirde de ileri gelen mücrimleri, yüksek mevkilerde bulundururuz ki oralarda hîleler çevirsinler. Onlar böyle yapmakla kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar. [17, 16; 34, 34-35; 43, 23; 71, 22; 34, 31-33; 29, 13; 16, 25]
Süleyman Ateş
Böylece her kentin büyüklerini, oranın suçluları yaptık ki, orada tuzak kursunlar (her kentin ileri gelenlerine, tuzak kurmaları için fırsat verdik). Onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, ama farkında değiller.
Şaban Piriş
Keza her memleketin suçlularını, orada hile düzmeleri için iş başına getirdik. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkında olmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bu şekilde her kentte / her medeniyette kodamanları, o kent ve medeniyetin suçluları yaptık ki, orada oyunlar tezgahlayıp tuzaklar kursunlar. Aslında onlar öz benliklerinden başkasına oyun oynamıyorlar ama farkında değiller.
Edip-Layth-Martha
As such, We have permitted in every town the influential from its criminals, to scheme in it. They only scheme their own selves without perceiving.
Muhammad Asad
And it is in this way that We cause the great ones in every land to become its [greatest] evildoers,* there to weave their schemes: yet it is only against themselves that they scheme -and they perceive it not.
Rashad Khalifa
We allow the leading criminals of every community to plot and scheme. But they only plot and scheme against their own souls, without perceiving.,
The Monotheist Group
And as such, We have permitted in every town the influential from its criminals, to scheme in it. They only scheme their own souls without perceiving.