En'am Sûresi141. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (31 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وهو | — | ve huve | ve O'dur | And He |
| 2 | الذي | — | lleƶī | ki | (is) the One Who |
| 3 | أنشأ | ن ش اNŞE | enşee | yaratan | produced |
| 4 | جنات | ج ن نCNN | cennātin | bahçeleri | gardens |
| 5 | معروشات | ع ر شARŞ | meǎ'rūşātin | çardaklı | trellised |
| 6 | وغير | غ ي رĞYR | ve ğayra | ve | and other than |
| 7 | معروشات | ع ر شARŞ | meǎ'rūşātin | çardaksız | trellised |
| 8 | والنخل | ن خ لNḢL | ve nneḣle | hurma(ları) | and the date-palm |
| 9 | والزرع | ز ر عZRA | ve zzer'ǎ | ve ekin(ler)i | and the crops, |
| 10 | مختلفا | خ ل فḢLF | muḣtelifen | çeşit çeşit | diverse |
| 11 | أكله | ا ك لEKL | ukuluhu | ürünleri | (are) its taste, |
| 12 | والزيتون | ز ي تZYT | ve zzeytūne | ve zeytinleri | and the olives |
| 13 | والرمان | ر م نRMN | ve rrummāne | ve narları | and the pomegranates |
| 14 | متشابها | ش ب هŞBH | muteşābihen | birbirine benzer | similar |
| 15 | وغير | غ ي رĞYR | ve ğayra | and other than | |
| 16 | متشابه | ش ب هŞBH | muteşābihin | ve benzemez | similar. |
| 17 | كلوا | ا ك لEKL | kulū | yeyin | Eat |
| 18 | من | — | min | -ndan | of |
| 19 | ثمره | ث م رS̃MR | ṧemerihi | meyvası- | its fruit |
| 20 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 21 | أثمر | ث م رS̃MR | eṧmera | meyva verdiği | it bears fruit, |
| 22 | وآتوا | ا ت يETY | ve ātū | ve verin | and give |
| 23 | حقه | ح ق قḪGG | Haḳḳahu | hakkını (sadakasını) | its due |
| 24 | يوم | ي و مYVM | yevme | günü | (on the) day |
| 25 | حصاده | ح ص دḪṦD̃ | HaSādihi | hasat | (of) its harvest. |
| 26 | ولا | — | ve lā | ve asla | And (do) not |
| 27 | تسرفوا | س ر فSRF | tusrifū | israf etmeyin | (be) extravagant. |
| 28 | إنه | — | innehu | çünkü O | Indeed, He |
| 29 | لا | — | lā | (does) not | |
| 30 | يحب | ح ب بḪBB | yuHibbu | sevmez | love |
| 31 | المسرفين | س ر فSRF | l-musrifīne | israf edenleri | the ones who are extravagant. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وهو الذى انشا جنت معروشت وغير معروشت والنخل والزرع مختلفا اكله والزيتون والرمان متشبها وغير متشبه كلوا من ثمره اذا اثمر وءاتوا حقه يوم حصاده ولا تسرفوا انه لا يحب المسرفين
Arapça (Harekeli)
وَهُوَ الَّذِي أَنشَأَ جَنَّاتٍ مَّعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ كُلُوا مِن ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَآتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ وَلَا تُسْرِفُوا إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ
Transliterasyon
Ve huvellezî enşee cennâtin ma’rûşâtin ve gayre ma’rûşâtin ven nahle vez zer’a muhtelifen ukuluhu vez zeytûne ver rummâne muteşâbihen ve gayre muteşâbih(muteşâbihin), kulû min semerihî izâ esmere ve âtû hakkahu yevme hasâdihî ve lâ tusrifû, innehu lâ yuhibbul musrifîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wahuwa alla<span class="u">th</span>ee anshaa jann<span class="u">a</span>tinmaAAroosh<span class="u">a</span>tin waghayra maAAroosh<span class="u">a</span>tin wa<span class="b">al</span>nnakhlawa<span class="b">al</span>zzarAAa mukhtalifan okuluhu wa<span class="b">al</span>zzaytoona wa<span class="b">al</span>rrumm<span class="u">a</span>namutash<span class="u">a</span>bihan waghayra mutash<span class="u">a</span>bihin kuloo minthamarihi i<span class="u">tha</span> athmara wa<span class="u">a</span>too <span class="u">h</span>aqqahu yawma <span class="u">h</span>a<span class="u">sa</span>dihiwal<span class="u">a</span> tusrifoo innahu l<span class="u">a</span> yu<span class="u">h</span>ibbu almusrifeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle bir mabuttur ki çardaklı ve çardaksız bağları, bahçeleri, tatları çeşitli hurmaları, ekilmiş şeyleri, bir bakıma birbirine benzeyen, bir bakıma benzemeyen zeytinleri ve narları yetiştirip meydana getirir. Meyve verince meyvelerinden yiyin, devşirme günü hakkını da isrâf etmemek şartıyla verin, şüphe yok ki o, müsrifleri sevmez.
Ali Bulaç
Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Bayraktar Bayraklı
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmaları, sebzeleri, zeytinleri, narları yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyiniz. Devşirilip toplandığı gün de hakkını/zekât ve sadakasını veriniz. İsraf etmeyiniz, çünkü Allah isrâf edenleri sevmez.
Diyanet İşleri
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekat ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Edip Yüksel
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları –benzer veya farklı– yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin ve hakkını da hasat gününde verin. Savurganlık yapmayın; O, savurganları sevmez.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; amaisraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez.
Erhan Aktaş
Asmalı ve asmasız bahçeleri, çeşit çeşit hurmaları; zirai ürünleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yetiştiren O’dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyin. Hasat zamanı da onun hakkını* verin. İsraf* etmeyin, kuşkusuz O, israf edenleri sevmez.
Hakkı Yılmaz
Ve Allah, asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde inşa edendir. Meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de onun hakkını verin ve savurganlık yapmayın. Şüphesiz Allah, savurganlık yapanları sevmez.
Muhammed Esed
Zira O'dur (hem) ekilip biçilen ve (hem de) kendi başına yetişen bahçeleri (var eden) , hurma ağaçlarını, çeşit çeşit mahsuller veren tarlaları, zeytin ağacını ve narı meydana getiren: (hepsi) birbirine benzer ve hepsi birbirinden çok farklıdır! Olgunlaştığında onların meyvelerinden yiyin ve (yoksullara) mahsulün toplandığı gün haklarını verin. Ve (Allah'ın nimetlerini) israf etmeyin: kuşkusuz O müsrifleri sevmez!
Mustafa İslamoğlu
Ve O'dur insan eliyle yetiştirilen ve kendi başına yetişen bahçeleri bağları, hurmagilleri, çeşit çeşit ürün veren tarlaları, biri diğerine çok benzeyen ve biri diğerinden çok farklı zeytingilleri ve narı var eden. Her biri ürün verdiğinde ürünlerinden yiyin ve hasat günü (yoksullara) haklarını verin; fakat israf etmeyin: Unutmayın ki O israfçıları sevmez.
Suat Yıldırım
Asmalı - asmasız bağ ve bahçeleri, mahsûlleri, çeşit çeşit hurma ve ekinleri, birbirine şekil ve renk yönünden benzer, tat bakımından benzemez tarzda yaratıp yetiştiren hep O'dur. Her biri mahsul verince ürününden yiyin, devşirildiği gün hakkını (öşürünü) da verin, israf etmeyin, çünkü O müsrifleri sevmez.*
Süleyman Ateş
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurma(ları), ekin(ler)i, zeytinleri, narları -birbirine benzer, benzemez biçimde- yaratan hep O'dur. Her biri meyva verdiği zaman meyvasından yeyin, hasat günü hakkını (sadakasını) verin; fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez!
Şaban Piriş
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, tadı çeşitli hurma ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan Odur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını verin. İsraf etmeyin. Çünkü O, müsrifleri sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, sebzeleri, zeytinleri, narları, birbirine benzer ve benzemez biçimlerde oluşturan O'dur. Herbirinin meyvasından olgunlaştığı zaman yiyin ve hasat gününde onun hakkını da verin. İsraf etmeyin, Allah israf edenleri sevmez.
Edip-Layth-Martha
He is the One Who initiated gardens; both trellised and untrellised; palm trees, and plants, all with different tastes; and olives and pomegranates, similar and not similar. Eat from its fruit when it blossoms and give its due on the day of harvest; and do not waste. He does not like the wasteful.*
Muhammad Asad
For it is He who has brought into being gardens-[both] the cultivated ones and those growing wild* -and the date-palm, and fields bearing multiform produce, and the olive tree, and the pomegranate: [all] resembling one another and yet so different!* Eat of their fruit when it comes to fruition, and give [unto the poor] their due on harvest day. And do not waste [God's bounties]: verily, He does not love the wasteful!
Rashad Khalifa
He is the One who established gardens, trellised and untrellised, and palm trees, and crops with different tastes, and olives, and pomegranate - fruits that are similar, yet dissimilar. Eat from their fruits, and give the due alms on the day of harvest*, and do not waste anything. He does not love the wasters.*,
The Monotheist Group
And He is the One Who initiated gardens; both trellised and untrellised; and palm trees, and plants, all with different taste; and olives and pomegranates, similar and not similar. Eat from its fruit when it blossoms and give its due on the day of its harvest; and do not waste. He does not like the wasteful.