En'am Sûresi59. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (31 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وعنده | ع ن دAND̃ | ve ǐndehu | ve O'nun yanındadır | And with Him |
| 2 | مفاتح | ف ت حFTḪ | mefātiHu | anahtarları | (are the) keys |
| 3 | الغيب | غ ي بĞYB | l-ğaybi | gayb'ın | (of) the unseen, |
| 4 | لا | — | lā | no (one) | |
| 5 | يعلمها | ع ل مALM | yeǎ'lemuhā | onları bilmez | knows them |
| 6 | إلا | — | illā | başkası | except |
| 7 | هو | — | huve | O'ndan | Him. |
| 8 | ويعلم | ع ل مALM | ve yeǎ'lemu | ve (O) bilir | And He knows |
| 9 | ما | — | mā | ne varsa | what |
| 10 | في | — | fī | (is) in | |
| 11 | البر | ب ر رBRR | l-berri | karada olan | the land |
| 12 | والبحر | ب ح رBḪR | velbeHri | ve denizde olan | and in the sea. |
| 13 | وما | — | ve mā | And not | |
| 14 | تسقط | س ق طSGŦ | tesḳuTu | düşmez | falls |
| 15 | من | — | min | hiçbir | of |
| 16 | ورقة | و ر قVRG | veraḳatin | yaprak | any leaf |
| 17 | إلا | — | illā | dışında | but |
| 18 | يعلمها | ع ل مALM | yeǎ'lemuhā | onun bilgisi | He knows it. |
| 19 | ولا | — | ve lā | ve (yoktur) | And not |
| 20 | حبة | ح ب بḪBB | Habbetin | bir dane | a grain |
| 21 | في | — | fī | içinde | in |
| 22 | ظلمات | ظ ل مƵLM | Zulumāti | karanlıkları | the darkness[es] |
| 23 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerin | (of) the earth |
| 24 | ولا | — | ve lā | ve (yoktur) | and not |
| 25 | رطب | ر ط بRŦB | raTbin | yaş | moist |
| 26 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 27 | يابس | ي ب سYBS | yābisin | kuru | dry |
| 28 | إلا | — | illā | ancak | but |
| 29 | في | — | fī | vardır | (is) in |
| 30 | كتاب | ك ت بKTB | kitābin | bir Kitapta | a Record |
| 31 | مبين | ب ي نBYN | mubīnin | apaçık | Clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وعنده مفاتح الغيب لا يعلمها الا هو ويعلم ما فى البر والبحر وما تسقط من ورقة الا يعلمها ولا حبة فى ظلمت الارض ولا رطب ولا يابس الا فى كتب مبين
Arapça (Harekeli)
وَعِندَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا إِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ
Transliterasyon
Ve indehu mefâtihul gaybi lâ ya’lemuhâ illâ huve, ve ya’lemu mâ fîl berri vel bahr|i|, ve mâ teskutu min varakatin illâ ya’lemuhâ ve lâ habbetin fî zulumâtil ardı ve lâ ratbin ve lâ yâbisin illâ fî kitâbin mubîn(mubînin).
Transliteration (Eng.)
WaAAindahu maf<span class="u">a</span>ti<span class="u">h</span>u alghaybi l<span class="u">a</span>yaAAlamuh<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span> huwa wayaAAlamu m<span class="u">a</span> feealbarri wa<span class="b">a</span>lba<span class="u">h</span>ri wam<span class="u">a</span> tasqu<span class="u">t</span>u minwaraqatin ill<span class="u">a</span> yaAAlamuh<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>abbatinfee <span class="i"><span class="u">th</span></span>ulum<span class="u">a</span>ti al-ar<span class="u">d</span>i wal<span class="u">a</span> ra<span class="u">t</span>binwal<span class="u">a</span> y<span class="u">a</span>bisin ill<span class="u">a</span> fee kit<span class="u">a</span>bin mubeen<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gaibin anahtarları, onun yanındadır, onları ancak o bilir; karada ve denizde ne varsa bilir. Bir yaprak bile düşse bilir onu ve yeryüzünün karanlıkları içinde bir tek tane yoktur ki, yaş ve kuru hiçbir şey bulunamaz ki apaçık kitapta tespit edilmemiş olsun.
Ali Bulaç
Gaybın anahtarları O'nun Katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır.
Bayraktar Bayraklı
Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilemez. O, karada ve denizde ne varsa bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.
Diyanet İşleri
Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.*
Edip Yüksel
Gizliliklerin anahtarı onun elinde. O'ndan başkası onları bilmez. Karada ve denizde ne varsa onları bilir. Bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlığında bir tane, yaş veya kuru hiçbir şey yok ki apaçık bir kitapta kayıtlı olmasın.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın.
Erhan Aktaş
Gaybın anahtarı yalnızca O’nun yanındadır. O’ndan başka hiç kimse onları bilemez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Bir yaprak düşse mutlaka onu bilir. Yerin karanlığında tek bir dâne, canlı ve cansız yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.
Hakkı Yılmaz
Görünmezin, duyulmazın, geçmişin, geleceğin anahtarları da yalnızca O'nun katındadır. O'ndan başka hiç kimse onları bilmez. Karada ve denizde olanları da bilir O. O bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.
Muhammed Esed
Çünkü, yaratılmış varlıkların idrakini aşan şeylerin anahtarları O'nun katındadır: onları Allah'tan başka kimse bilemez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir; bir yaprak düşmez ki O bundan haberdar olmasın; ve ne yeryüzünün derin karanlığında bir habbe, ne de canlı veya ölü hiçbir şey yoktur ki (O'nun) apaçık fermanında kaydedilmiş olmasın.
Mustafa İslamoğlu
Zira gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır; onu başkası değil, yalnızca O bilir. O, karada ve denizde olan-biten her şeyi bilir; hiç bir yaprak düşmez ki O bunu bilmesin; yerin derinliklerinde bir tek tohum, yaş-kuru hiçbir şey yoktur ki O'nun apaçık yasasına dahil olmasın.
Suat Yıldırım
Bilinmeyen nice hazineler ve görünmeyen gayb aleminin anahtarları O'nun yanındadır. Onları Kendisinden başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O'nun haberi olmadan bir tek yaprak bile düşmez. Yer altı tabakalarının karanlıkları içindeki tek bir tane, hasılı yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki açık, net bir kitapta bulunmasın. [6, 38; 16, 89; 39, 63; 42, 12; 10, 61; 11, 6] {KM, Mezmurlar 139, 16; Vahiy 5, 1}*
Süleyman Ateş
Gayb'ın (görünmez bilginin) anahtarları, O'nun yanındadır, onları O'ndan başkası bilmez. (O) karada ve denizde olan herşeyi bilir. Düşen bir yaprak, ki mutlaka onu bilir, yerin karanlıkları içinde gömülen dane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir Kitapta olmasın.
Şaban Piriş
Gaybın anahtarları Onun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun bilgisi olmadan hiç bir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiç bir yaş ve hiç bir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.
Yaşar Nuri Öztürk
Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olanı da bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Toprağın karanlıklarındaki bir dane, yaş ve kuru herşey apaçık bir Kitap'ın içindedir.
Edip-Layth-Martha
With Him are the keys to the unseen, none knows them except He. He knows what is in the land and in the sea; and not a leaf falls except with His knowledge; nor a seed in the darkness of the earth; nor anything moist or anything dry; all is in a clear book.*
Muhammad Asad
For, with Him are the keys to the things that are beyond the reach of a created being's perception: none knows them but He. And He knows all that is on land and in the sea; and not a leaf falls but He knows it; and neither is there a grain in the earth's deep darkness, nor anything: living or dead,* but is recorded in [His] clear decree.
Rashad Khalifa
With Him are the keys to all secrets; none knows them except He. He knows everything on land and in the sea. Not a leaf falls without His knowledge. Nor is there a grain in the depths of the soil. Nor is there anything wet or dry, that is not recorded in a profound record.,
The Monotheist Group
And with Him are the keys of the unseen, none know them except He. And He knows what is in the land and in the sea; and not a leaf falls except He knows of it; nor a seed in the darkness of the earth; nor anything moist or anything dry; all in a clear record.