En'am Sûresi82. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | Those who |
| 2 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | believed |
| 3 | ولم | — | velem | ve | and (did) not |
| 4 | يلبسوا | ل ب سLBS | yelbisū | bulamayanlar | mix |
| 5 | إيمانهم | ا م نEMN | īmānehum | imanlarını | their belief |
| 6 | بظلم | ظ ل مƵLM | biZulmin | bir haksızlıkla | with wrong, |
| 7 | أولئك | — | ulāike | işte | those, |
| 8 | لهم | — | lehumu | onlarındır | for them, |
| 9 | الأمن | ا م نEMN | l-emnu | güven | (is) the security |
| 10 | وهم | — | ve hum | ve onlardır | and they |
| 11 | مهتدون | ه د يHD̃Y | muhtedūne | doğru yolu bulanlar da | (are) rightly guided. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذين ءامنوا ولم يلبسوا ايمنهم بظلم اولئك لهم الامن وهم مهتدون
Arapça (Harekeli)
الَّذِينَ آمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُوا إِيمَانَهُم بِظُلْمٍ أُولَئِكَ لَهُمُ الْأَمْنُ وَهُم مُّهْتَدُونَ
Transliterasyon
Ellezîne âmenû ve lem yelbisû îmanehumbi zulmin ulâike lehumul emnu ve hum muhtedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoo walamyalbisoo eem<span class="u">a</span>nahum bi<span class="i"><span class="u">th</span></span>ulmin ol<span class="u">a</span>-ikalahumu al-amnu wahum muhtadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananlar ve inançlarını haksızlıkla karıştırmayanlardır emîn olmaya hak kazananlar ve onlardır doğru yolu bulmuş olanlar.
Ali Bulaç
İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.
Bayraktar Bayraklı
İnanıp da imanlarına herhangi bir şirki bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.
Diyanet İşleri
İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar ve onaylarını bir zulümle bulaştırmayanlar güvenliği hak etmişlerdir ve onlar doğruyu bulmuşlardır.*
Elmalılı Hamdi Yazır
İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.
Erhan Aktaş
İman etmiş ve imanlarına zulmü* bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş olanlar* da onlardır.
Hakkı Yılmaz
Şu iman edenler ve imanlarına yanlış; kendi zararlarına olan iş giydirmeyenler/ ortak koşma inancı karıştırmayanlar, işte onlar, güven kendilerinin olanlardır. Kılavuzlandıkları doğru yolu bulanlar da onlardır.
Muhammed Esed
İmana ermiş olan ve zulüm işleyerek imanlarını karartmayanlar, işte onlardır güven içinde olacak olanlar, çünkü doğru yolu bulanlar onlardır!" dedi.
Mustafa İslamoğlu
İmana ulaşan ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya: işte onlardır güvene layık olanlar; zira onlar doğru yoldadırlar."
Suat Yıldırım
İman edip imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya, işte korkudan emin olma onların hakkıdır, doğru yolda olanlar da onlardır.
Süleyman Ateş
İnananlar ve imanlarını bir haksızlıkla bulamayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.
Şaban Piriş
İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar, işte emniyet onlar içindir, hidayette olanlar da onlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip de imanlarını bir zulümle kirletmeyenler var ya, güvende olma / güvenilir olma işte onların hakkıdır; doğruyu ve güzeli yakalayanlar da onlardır.
Edip-Layth-Martha
Those who acknowledge and do not dress their acknowledgement with inequity; they will have security, and they are guided.*
Muhammad Asad
Those who have attained to faith, and who have not obscured their faith by wrongdoing-it is they who shall be secure, since it is they who have found the right path!"
Rashad Khalifa
Those who believe, and do not pollute their belief with idol worship, have deserved the perfect security, and they are truly guided.,
The Monotheist Group
Those who believe and do not confound their belief with wrongdoing; they will have security, and they are guided.