En'am Sûresi89. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1أولئكulāikeİşte onlarThose -
2الذينelleƶīnekimselerdir(are) ones whom
3آتيناهما ت يETYāteynāhumuverdiğimizWe gave them
4الكتابك ت بKTBl-kitābeKitapthe Book
5والحكمح ك مḪKMvelHukmeve hükümand the judgment
6والنبوةن ب اNBEve nnubuvve teve peygamberlikand the Prophethood.
7فإنfeineğerBut if
8يكفرك ف رKFRyekfurinkar edersedisbelieve
9بهاbihābunlarıin it
10هؤلاءhā'ulā'işimdi şunlarthese,
11فقدfeḳadmukakkakthen indeed,
12وكلناو ك لVKLvekkelnābiz vekil bırakmışızdırWe have entrusted
13بهاbihābunlarait
14قوماق و مGVMḳavmenbir toplumu(to) a people
15ليسوال ي سLYSleysūbunları etmeyecekwho are not
16بهاbihātherein
17بكافرينك ف رKFRbikāfirīneinkardisbelievers.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

اولئك الذين ءاتينهم الكتب والحكم والنبوة فان يكفر بها هولاء فقد وكلنا بها قوما ليسوا بها بكفرين

Arapça (Harekeli)

أُولَئِكَ الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ فَإِن يَكْفُرْ بِهَا هَؤُلَاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَّيْسُوا بِهَا بِكَافِرِينَ

Transliterasyon

Ulâikellezîne âteynâhumul kitâbe vel hukme ven nubuvveh(nubuvvete), fe in yekfur bihâ hâulâi fe kad vekkelnâ bihâ kavmen leysû bihâ bi kâfirîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Ol<span class="u">a</span>-ika alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>humualkit<span class="u">a</span>ba wa<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>ukma wa<span class="b">al</span>nnubuwwatafa-in yakfur bih<span class="u">a</span> h<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i faqad wakkaln<span class="u">a</span>bih<span class="u">a</span> qawman laysoo bih<span class="u">a</span> bik<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bunlar, kendilerine kitap, hükmetme yetkisi ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. Kâfirler, bunları tanımazlar, inkâr ederlerse zâten biz, kâfir olmayacak bir topluluğu onların yerine geçmeye memûr etmişizdir.

Ali Bulaç

Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunları tanımayıp-küfre sapıyorlarsa, andolsun, Biz buna (karşı) inkara sapmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır.

Bayraktar Bayraklı

İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer kâfirler bunları inkâr ederlerse, şüphesiz, yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.

Diyanet İşleri

İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.

Edip Yüksel

İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer şu halk, bunları inkâr ederse, biz onları inkâr etmeyecek bir toplumu yerlerine geçiririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz.

Erhan Aktaş

İşte bunlar, kendilerine Kitap, Hüküm ve Nübüvvet* verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar, bunları inkâr ederlerse, yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir kavmi vekil etmişizdir.

Hakkı Yılmaz

İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, Biz kesinlikle bunu örtmeyecek/ buna inanacak bir toplumu, bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan” yapmışızdır.

Muhammed Esed

(Ama) Biz, onlara vahyi, sağlam muhakemeyi ve peygamberliği bahşettik. Ve şimdi inançsızlar bu hakikatleri inkar etmeyi tercih edebilirler, (ama bilin ki) Biz onları, asla reddetmeyecek olan insanlara bahşetmekteyiz;

Mustafa İslamoğlu

(Ne ki) Biz onlara vahiy, (onunla) hükmederek yetenek ve peygamberlik verdik. Eğer onlar bu hakikatleri inkar ediyorlarsa, iyi bilsinler ki Biz (çoktan) onların yerine başka bir topluluğu vekil kıldık: onlar asla bu hakikatlerin inkarcısı olmazlar;

Suat Yıldırım

İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet, hükümranlık ve nübüvvet verdiğimiz şahsiyetlerdir. Şimdi o müşrikler bu nübüvveti inkâr ederlerse, biz nübüvveti inkâr etmeyip ona sahip çıkan bir topluluk görevlendiririz. *

Süleyman Ateş

İşte onlar, kendilerine Kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi şunlar, (yani Kureyş kavmi), bunları inkar ederse, (bilsinler ki) biz, bunları inkar etmeyecek (koruyacak) bir toplumu, bunlara vekil bırakmışızdır.

Şaban Piriş

Kendilerine kitap, hüküm ve Peygamberlik verdiğimiz işte bu kimselerdir. Bunu işte onlar inkar ederse, biz de onları inkar etmeyecek bir kavmi vekil kılarız.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlardır kendilerine kitap, hükmetme gücü ve peygamberlik verdiklerimiz. Şimdi şu insanlar bütün bunları inkar ederlerse biz, bunları inkar etmeyecek bir topluluğu onlara vekil ederiz.

Edip-Layth-Martha

Those to whom We have given the book, the law, and the prophethood, if they reject it, then We will entrust it to a people who will not reject it.

Muhammad Asad

[but] it was to them that We vouchsafed revelation, and sound judgment, and prophethood. And now, although the unbelievers may choose to deny these truths,* [know that] We have entrusted them to people who will never refuse to acknowledge them-

Rashad Khalifa

Those were the ones to whom we have given the scripture, wisdom, and prophethood. If these people disbelieve, we will substitute others in their place, and the new people will not be disbelievers.,

The Monotheist Group

Those to whom We have given the Book, and the law, and the prophethood, if they reject it, then We will entrust it to a people who will not reject it.