Mumtahine Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (52 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قد | — | ḳad | elbette | Indeed, |
| 2 | كانت | ك و نKVN | kānet | vardır | (there) is |
| 3 | لكم | — | lekum | sizin için | for you |
| 4 | أسوة | ا س وESV | usvetun | bir örnek | an example |
| 5 | حسنة | ح س نḪSN | Hasenetun | güzel | good |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | إبراهيم | — | ibrāhīme | İbrahim'de | Ibrahim |
| 8 | والذين | — | velleƶīne | ve bulunanlarda | and those |
| 9 | معه | — | meǎhu | onunla beraber | with him, |
| 10 | إذ | — | iƶ | hani | when |
| 11 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | onlar demişlerdi | they said |
| 12 | لقومهم | ق و مGVM | liḳavmihim | kavimlerine | to their people, |
| 13 | إنا | — | innā | elbette biz | """Indeed, we" |
| 14 | برآء | ب ر اBRE | burā'u | uzağız | (are) disassociated |
| 15 | منكم | — | minkum | sizden | from you |
| 16 | ومما | — | ve mimmā | ve | and from what |
| 17 | تعبدون | ع ب دABD̃ | teǎ'budūne | taptıklarınızdan | you worship |
| 18 | من | — | min | from | |
| 19 | دون | د و نD̃VN | dūni | başka | besides |
| 20 | الله | — | llahi | Allah'tan | Allah. |
| 21 | كفرنا | ك ف رKFR | kefernā | tanımıyoruz | We have denied |
| 22 | بكم | — | bikum | sizi | you, |
| 23 | وبدا | ب د وBD̃V | ve bedā | ve belirmiştir | and has appeared |
| 24 | بيننا | ب ي نBYN | beynenā | bizim aramızda | between us |
| 25 | وبينكم | ب ي نBYN | ve beynekumu | sizinle | and between you |
| 26 | العداوة | ع د وAD̃V | l-ǎdāvetu | bir düşmanlık | enmity |
| 27 | والبغضاء | ب غ ضBĞŽ | velbeğDā'u | ve nefret | and hatred |
| 28 | أبدا | ا ب دEBD̃ | ebeden | sürekli | forever |
| 29 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 30 | تؤمنوا | ا م نEMN | tu'minū | siz inanıncaya | you believe |
| 31 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 32 | وحده | و ح دVḪD̃ | veHdehu | bir tek | "Alone.""" |
| 33 | إلا | — | illā | yalnız hariçtir | Except |
| 34 | قول | ق و لGVL | ḳavle | demesi | (the) saying |
| 35 | إبراهيم | — | ibrāhīme | İbrahim'in | (of) Ibrahim |
| 36 | لأبيه | ا ب وEBV | liebīhi | babasına | to his father, |
| 37 | لأستغفرن | غ ف رĞFR | leesteğfiranne | mağfiret dileyeceğim | """Surely I ask forgiveness" |
| 38 | لك | — | leke | senin için | for you, |
| 39 | وما | — | vemā | fakat | but not |
| 40 | أملك | م ل كMLK | emliku | gücüm yetmez | I have power |
| 41 | لك | — | leke | senin için | for you |
| 42 | من | — | mine | -tan | from |
| 43 | الله | — | llahi | Allah- | Allah |
| 44 | من | — | min | (gelecek) | of |
| 45 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | bir şeye | anything. |
| 46 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | Our Lord, |
| 47 | عليك | — | ǎleyke | sana | upon You |
| 48 | توكلنا | و ك لVKL | tevekkelnā | dayandık | we put our trust, |
| 49 | وإليك | — | ve ileyke | ve sana | and to You |
| 50 | أنبنا | ن و بNVB | enebnā | yöneldik | we turn, |
| 51 | وإليك | — | ve ileyke | ve sanadır | and to You |
| 52 | المصير | ص ي رṦYR | l-meSīru | dönüş | (is) the final return. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قد كانت لكم اسوة حسنة فى ابرهيم والذين معه اذ قالوا لقومهم انا برءوا منكم ومما تعبدون من دون الله كفرنا بكم وبدا بيننا وبينكم العدوة والبغضاء ابدا حتى تومنوا بالله وحده الا قول ابرهيم لابيه لاستغفرن لك وما املك لك من الله من شىء ربنا عليك توكلنا واليك انبنا واليك المصير
Arapça (Harekeli)
قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِي إِبْرَاهِيمَ وَالَّذِينَ مَعَهُ إِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَآءُ مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَاءُ أَبَدًا حَتَّى تُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَحْدَهُ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَاهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَا أَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللَّهِ مِن شَيْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
Transliterasyon
Kad kânet lekum usvetun hasenetun fî ibrâhîme vellezîne meah|u|, iz kâlû li kavmihim innâ bureâu minkum ve mimmâ ta’budûne min dûnillâhi kefernâ bikum, ve bedee beynenâ ve beynekumul adâvetu vel bagdâu ebeden hattâ tû’minû billâhi vahdehû, illâ kavle ibrâhîme li ebîhi le estagfirenne leke ve mâ emliku leke minallâhi min şey’İn, rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr|u|.
Transliteration (Eng.)
Qad k<span class="u">a</span>nat lakum oswatun <span class="u">h</span>asanatunfee ibr<span class="u">a</span>heema wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena maAAahu i<span class="u">th</span>q<span class="u">a</span>loo liqawmihim inn<span class="u">a</span> bura<span class="u">a</span>o minkum wamimm<span class="u">a</span>taAAbudoona min dooni All<span class="u">a</span>hi kafarn<span class="u">a</span> bikum wabad<span class="u">a</span>baynan<span class="u">a</span> wabaynakumu alAAad<span class="u">a</span>watu wa<span class="b">a</span>lbagh<span class="u">da</span>oabadan <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> tu/minoo bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi wa<span class="u">h</span>dahuill<span class="u">a</span> qawla ibr<span class="u">a</span>heema li-abeehi laastaghfiranna lakawam<span class="u">a</span> amliku laka mina All<span class="u">a</span>hi min shay-in rabban<span class="u">a</span>AAalayka tawakkaln<span class="u">a</span> wa-ilayka anabn<span class="u">a</span> wa-ilayka alma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de İbrâhim'de ve onunla berâber bulunanlarda güzel bir örnek var size; hani kavimlerine demişlerdi ki: Şüphe yok ki biz, sizden ve Allah'tan başka kulluk ettiklerinizden tamâmıyla uzağız, inkâr ettik sizi ve aramızla aranızda, bir Allah'a siz de inanıncaya dek ebedî bir düşmanlık ve nefret belirmiştir; ancak İbrâhim'in, atasına, elbette senin için yarlıganma dileyeceğim ve fakat Allah'tan sana gelecek hiçbirşeyi de menedemem sözü başka; Rabbimiz, sana dayandık ve sana yöneldik ve dönüp geleceğimiz yer de senin tapın.
Ali Bulaç
İbrahim ve onunla birlikte olanlarda size güzel bir örnek vardır. Hani kendi kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizlerden ve Allah'ın dışında taptıklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi (artık) tanımayıp-inkar ettik. Sizinle aramızda, siz Allah'a bir olarak iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir." Ancak İbrahim'in babasına: "Sana bağışlanma dileyeceğim, ama Allah'tan gelecek herhangi bir şeye karşı senin için gücüm yetmez." demesi hariç. "Ey Rabbimiz, biz Sana tevekkül ettik ve 'içten Sana yöneldik.' Dönüş Sanadır."
Bayraktar Bayraklı
İbrâhim'de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Çünkü onlar kendi toplumlarına şöyle demişlerdi: “Biz, sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzak kimseleriz. Sizi kabul etmiyoruz. Siz tek Allah'a inanıncaya kadar, aramızda asla ortadan kalkmayacak düşmanlık ve kin baş göstermiştir.” Ancak İbrâhim'in babasına, “Senin için bağışlanma dileyeceğim. Allah'a karşı senin için hiçbir şey yapamam” demesi istisnadır. Onlar, “Ey Rabbimiz! Sana güvendik, yalnız sana yöneldik ve sonunda dönüş sanadır” diyerek dua etmişlerdi.
Diyanet İşleri
İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir." Şu kadar var ki, İbrahim babasına: "Andolsun senin için mağfiret dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" demişti. (O müminler şöyle dediler:) Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.*
Edip Yüksel
Sizin için İbrahim ve onunla beraber olanlarda güzel bir örnek vardır. Onunla beraber olanlar, halklarına, "Biz, sizden ve sizin ALLAH'ın dışında hizmet ettiklerinizden uzağız. Sizi tanımıyoruz. Yalnız ALLAH'ı onaylayıncaya kadar bizimle sizin aranızda ebedi olarak düşmanlık ve nefret belirmiştir. Ne var ki, İbrahim'in babasına "Senin bağışlanman için dua edeceğim, fakat ALLAH'tan gelecek hiçbir şeye karşı seni koruyamam." Biçimindeki sözü (bir hata olarak) bunun dışındaydı. "Rabbimiz, sana güvendik, sana yöneldik ve sonunda sana döneceğiz."*
Elmalılı Hamdi Yazır
İbrahim'de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir misal vardır, onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir." Yalnız İbrahim'in babasına: "Senin için mağfiret dileyeceğim, fakat senin için Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi (önlemeye) gücüm yetmez." demesi hariç. Rabbimiz! Yalnız sana dayandık, sana yöneldik. Dönüşümüz de ancak sanadır.
Erhan Aktaş
Gerçek şu ki, İbrahim’in babasına: “Senin için bağışlanma dileyeceğim, ne var ki Allah’tan sana gelecek bir şeyi önlemeye gücüm yetmez.” sözü hariç, İbrahim ve onunla birlikte bulunanlar* sizin için iyi bir örnektirler. Onlar, toplumlarına şöyle demişlerdi: “Biz, sizden ve sizin Allah’tan başka kulluk ettiğiniz şeylerden kesinlikle uzağız. Biz, sizi reddediyoruz. Siz, ilahın yalnızca Allah olduğuna inanıncaya kadar bizimle sizin aranızda düşmanlık ve buğz* devam edecektir. Rabb’imiz! Yalnız Sana dayandık, yalnız Sana yöneldik. Ve dönüş yalnızca Sana’dır.
Hakkı Yılmaz
(4,5)İbrâhîm'de ve o'nunla beraber bulunanlarda –İbrâhîm'in babası için, “Senin için kesinlikle bağışlanma dileyeceğim. Ve Allah'tan olan hiçbir şeye gücüm yetmez” demesi hariç– kesinlikle sizin için güzel bir örnek vardır. Hani İbrâhîm ve İbrâhîm ile beraber olanlar, toplumlarına, “Biz, sizden ve sizin Allah'ın astlarından taptıklarınızdan uzağız. Biz, sizi silip attık. Ve siz, bir tek olarak Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sonsuza dek bir düşmanlık ve buğz belirmiştir. Rabbimiz! Yalnız Sana dayandık, Sana yöneldik. Ve dönüş ancak Sanadır. Rabbimiz! Bizi, kâfirler; Senin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler için bir ateşe atılma/imtihan aracı yapma! Bizi bağışla! Rabbimiz! Şüphesiz Sen, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olanın, en iyi yasa yapanın, en sağlam yapanın ta kendisisin!” demişlerdi.
Muhammed Esed
Gerçekten İbrahim'de ve o'na uyanlarda sizin için güzel bir örnek vardı: onlar kendi (putperest) toplumlarına şöyle seslenmişlerdi: "Kesinlikle biz sizden de Allah'tan başka bütün o taptıklarınızdan da uzağız; sizin inandığınız her şeyi inkar ediyoruz; sizinle bizim aramızda, Tek Allah'a inanacağınız zamana kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret vardır!" Tek istisna, İbrahim'in, babasına: "Senin için (Allah'tan) bağışlama dileyeceğim, ama senin adına Allah'tan herhangi bir şey elde etmek benim elimde değil" demesiydi. (Ve İbrahim ile ona uyanlar,) "Ey Rabbimiz!" diye yalvardılar, "Sana güveniyor ve Sana yöneliyoruz: çünkü bütün yolların varışı Sanadır.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu İbrahim'de ve ona uyanlarda sizin için güzel bir örneklik vardır. Hani onlar kendi kavimlerine şöyle demişlerdi: "Bakın, biz sizden ve Allah'ın yanı sıra taptığınız her şeyden uzağız; biz sizi(n hayat tarzınızı) reddediyoruz; sizinle bizim aramızda, siz bir tek Allah'a ibadet edinceye kadar ebediyen sürecek bir düşmanlık ve nefret vardır." Tek istisna, İbrahim'in babasına "Senin için kesinlikle Allah'tan mağfiret dileyeceğim; ama senin lehine Allah'tan bir şey elde etme yetkisine sahip değilim" diye söz vermesiydi. (Size düşen şöyle yalvarmaktır): "Rabbimiz! Yalnız Sana güvendik, yalnız Sana yöneldik: zira tüm yollar Sana çıkar!
Suat Yıldırım
İbrâhim'de ve onunla beraber olanlarda size güzel bir örnek vardır: Hani onlar hemşehrilerine şöyle demişlerdi: Bizim, ne sizinle, ne de Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeriklerinizle hiç bir ilişiğimiz kalmamıştır. Siz Allah'ın tek İlah olduğuna inanmadıkça, biz sizi reddediyor, bizimle sizin aranızda ebedi olarak düşmanlık ve nefret meydana geldiğini ilan ediyoruz. Ne var ki İbrâhim'in babasına: “Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Bununla beraber, Allah'ın senin hakkında dilediği hiç bir şeyi önlemem mümkün değildir. ” demesi başka. Onun ve beraberinde olanların duası şudur: “Ey Yüce Rabbimiz! Yalnız sana güvenip dayandık, Sana yöneldik ve sonunda da Senin huzuruna varacağız. [19, 47; 26, 86-87; 9, 113-114]
Süleyman Ateş
İbrahim'de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır; onlar kavimlerine "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi(n taptıklarınızı) tanımıyoruz. Siz, bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir" demişlerdi. Yalnız İbrahim'in babasına: "Senin için mağfiret dileyeceğim, fakat Allah'tan gelecek bir şeyi senden savamam" demesi hariç. "Rabbimiz, sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş(ümüz) sanadır!"*
Şaban Piriş
Sizin için İbrahim ve onunla beraber olanlarda güzel bir örnek vardır. Hani onlar toplumlarına şöyle demişlerdi:-Biz, şüphesiz sizden ve Allahtan başka kulluk ettiklerinizden uzağız. Sizi reddediyoruz. Sizinle aramızda, siz Allaha tek olarak iman edinceye kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret belirmiştir. İbrahimin babasına söylediği şu söz hariç:-Senin için bağışlanma dileyeceğim, fakat Allahtan sana gelecek hiçbir şeye gücüm yetmez.-Rabbimiz, sana dayandık, sana yöneldik ve dönüş sanadır!
Yaşar Nuri Öztürk
İbrahim'le, beraberinde olanlarda sizin için çok güzel bir örnek vardır. Hani, onlar toplumlarına şöyle demişlerdi: "Biz sizden de Allah dışındaki kulluk ettiklerinizden de uzağız. Sizi tanımıyoruz. Sizinle bizim aramızda, siz Allah'a, yalnız Allah'a inanıncaya kadar, sürekli düşmanlık ve nefret olacaktır." Ancak İbrahim babasına şöyle demişti: "Senin için hep af dileyeceğim ama Allah'tan sana gelecek şeyi geri çevirme gücüm yoktur. Ey Rabbimiz! Yalnız sana güveniyoruz, yalnız sana yöneliyoruz. Dönüş yalnız sanadır."
Edip-Layth-Martha
There has been a good example set for you by Abraham and those with him, when they said to their people: "We are innocent from you and what you serve besides God. We have rejected you, and it appears that there shall be animosity and hatred between us and you until you acknowledge God alone." Except for the saying of Abraham to his father: "I will ask forgiveness for you, but I do not possess any power to protect you from God." "Our Lord, we have put our trust in You, and we turn to You, and to You is the final destiny."*
Muhammad Asad
Indeed, you have had a good example in Abraham and those who followed him, when they said unto their [idolatrous] people: "Verily, we are quit of you and of all that you worship instead of God: we deny the truth of whatever you believe; and between us and you there has arisen enmity and hatred, to last until such a time* as you come to believe in the One God!" The only exception was* Abraham's saying to his father "I shall indeed pray for [God's] forgiveness for thee,* although I have it not in my power to obtain anything from God in thy behalf." [And Abraham and his followers prayed:] "O our Sustainer! In Thee have we placed our trust, and unto Thee do we turn: for unto Thee is all journeys' end.
Rashad Khalifa
A good example has been set for you by Abraham and those with him. They said to their people, "We disown you and the idols that you worship besides GOD. We denounce you, and you will see nothing from us except animosity and hatred until you believe in GOD ALONE." However, a mistake was committed by Abraham when he said to his father, "I will pray for your forgiveness, but I possess no power to protect you from GOD." "Our Lord, we trust in You, and submit to You; to You is the final destiny.,
The Monotheist Group
There has been a good example set for you by Abraham and those with him, when they said to their people: "We are innocent from you and what you serve besides God. We have rejected you, and it appears that there shall be animosity and hatred between us and you until you believe in God alone." Except for the saying of Abraham to his father: "I will ask forgiveness for you, but I do not possess any power to protect you from God." "Our Lord, we have put our trust in You, and we turn to You, and to You is the final destiny."