Talak Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فذاقت | ذ و قZ̃VG | feƶāḳat | taddı | So it tasted |
| 2 | وبال | و ب لVBL | vebāle | vebalini | (the bad) consequence |
| 3 | أمرها | ا م رEMR | emrihā | işinin | (of) its affair, |
| 4 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | ve idi | and was |
| 5 | عاقبة | ع ق بAGB | ǎāḳibetu | sonucu | (the) end |
| 6 | أمرها | ا م رEMR | emrihā | işinin | (of) its affair |
| 7 | خسرا | خ س رḢSR | ḣusran | bir ziyan | loss. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فذاقت وبال امرها وكان عقبة امرها خسرا
Arapça (Harekeli)
فَذَاقَتْ وَبَالَ أَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ أَمْرِهَا خُسْرًا
Transliterasyon
Fe zâkat ve bâle emrihâ ve kâne âkıbetu emrihâ husrâ(husren).
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="u">tha</span>qat wab<span class="u">a</span>la amrih<span class="u">a</span>wak<span class="u">a</span>na AA<span class="u">a</span>qibatu amrih<span class="u">a</span> khusr<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken yaptıklarının vebâlini tatmışlardır da işlerinin sonu, ziyan olup gitmiştir.
Ali Bulaç
Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.
Bayraktar Bayraklı
Böylece yaptıklarının cezasını çekmişler ve sonuçları hüsran olmuştur.
Diyanet İşleri
Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
Edip Yüksel
Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir hüsran oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonucu tam bir hüsran olmuştur.
Erhan Aktaş
Böylece işlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonu hüsran oldu.
Hakkı Yılmaz
Böylece onlar, işlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonucu da tam bir zarara/ kayba uğrayarak acı çekmek olmuştur.
Muhammed Esed
ve böylece onlar kendi yaptıklarının kötü meyvelerini tattılar; (bu dünyada,) yaptıklarının sonu yıkım oldu;
Mustafa İslamoğlu
Nihayet yaptıklarının vebalini tatmışlar, işledikleri şeyler sonucunda yıkıma uğramışlardır.
Suat Yıldırım
Böylece kötü işlerinin sorumluluğunu tattılar, işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
Süleyman Ateş
İşinin vebalini taddı. İşinin sonucu da tüm bir ziyan idi.
Şaban Piriş
Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.
Edip-Layth-Martha
They tasted the result of their actions, and the consequence of their actions was a total loss.
Muhammad Asad
and thus they had to taste the evil outcome of their own doing:* for, [in this world,] the end of their doings was ruin,
Rashad Khalifa
They suffered the consequences of their decisions; a profound loss.,
The Monotheist Group
They tasted the result of their actions, and the consequence of their actions was a total loss.