Araf Sûresi137. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (29 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وأورثناو ر ثVRS̃ve evraṧnāve mirasçı kıldıkAnd We made inheritors
2القومق و مGVMl-ḳavmemilletithe people
3الذينelleƶīnethose who
4كانواك و نKVNkānūolanwere
5يستضعفونض ع فŽAFyusteD'ǎfūnehor görülüp ezilmekteconsidered weak -
6مشارقش ر قŞRGmeşāriḳadoğularına(the) eastern (parts)
7الأرضا ر ضERŽl-erDiyerin(of) the land
8ومغاربهاغ ر بĞRBve meğāribehāve batılarınaand the western (parts) of it,
9التيlletīöyle kiwhich
10باركناب ر كBRKbāraknābereketlendirdikWe blessed
11فيهاfīhāiçini[in it].
12وتمتت م مTMMve temmetve tam yerine geldiAnd was fulfilled
13كلمتك ل مKLMkelimetu(verdiği) sözü(the) word
14ربكر ب بRBBrabbikeRabbinin(of) your Lord -
15الحسنىح س نḪSNl-Husnāgüzelthe best
16علىǎlāüzerinefor
17بنيب ن يBNYbenīoğulları(the) Children
18إسرائيلisrāīleİsrail(of) Israel
19بماbimāyüzündenbecause
20صبرواص ب رṦBRSaberūsabretmelerithey were patient.
21ودمرناد م رD̃MRve demmernāve yıktıkAnd We destroyed
22ماşeyleriwhat
23كانك و نKVNkāneused to
24يصنعص ن عṦNAyeSneǔyapageldiğimake
25فرعونfir'ǎvnuFir'avn'ınFiraun
26وقومهق و مGVMve ḳavmuhuve kavmininand his people,
27وماve māveand what
28كانواك و نKVNkānūolduklarıthey used to
29يعرشونع ر شARŞyeǎ'rişūneyükselttiyor (sarayları)erect.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واورثنا القوم الذين كانوا يستضعفون مشرق الارض ومغربها التى بركنا فيها وتمت كلمت ربك الحسنى على بنى اسرءيل بما صبروا ودمرنا ما كان يصنع فرعون وقومه وما كانوا يعرشون

Arapça (Harekeli)

وَأَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذِينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْأَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنَى عَلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ بِمَا صَبَرُوا وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ

Transliterasyon

Ve evresnel kavmellezîne kânû yustad’afûne meşârikal ardı ve megâribehelletî bâreknâ fîhâ, ve temmet kelimetu rabbikel husnâ alâ benî isrâîle bi mâ saberû, ve demmernâ mâ kâne yasnau fir’avnu ve kavmuhu ve mâ kânû ya’rişûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Waawrathn<span class="u">a</span> alqawma alla<span class="u">th</span>eenak<span class="u">a</span>noo yusta<span class="u">d</span>AAafoona mash<span class="u">a</span>riqa al-ar<span class="u">d</span>iwamagh<span class="u">a</span>ribah<span class="u">a</span> allatee b<span class="u">a</span>rakn<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a</span>watammat kalimatu rabbika al<span class="u">h</span>usn<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span>banee isr<span class="u">a</span>-eela bim<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>abaroo wadammarn<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na ya<span class="u">s</span>naAAu firAAawnu waqawmuhu wam<span class="u">a</span>k<span class="u">a</span>noo yaAArishoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Zayıf, hor-hâkir bir hale getirilen kavme, yeryüzünün feyiz ve bereket ihsân ettiğimiz doğularını da, batılarını da mîras olarak verdik ve sabrettiklerinden dolayı Rabbinin, İsrailoğullarına verdiği güzel söz, tamamlandı, yerine geldi ve Firavun'la kavminin yaptıklarını, yükselttiklerini yıkıp mahvettik.

Ali Bulaç

Kendisine bereketler kıldığımız yerin doğusuna da, batısına da o hor kılınıp-zayıf bırakılanları (müstaz'afları) mirasçılar kıldık. Rabbinin İsrailoğulları’na olan o güzel sözü (vaadi), sabretmeleri dolayısıyla tamamlandı (yerine geldi). Firavun ve kavminin yapmakta oldukları ve yükselttiklerini (köşklerini, saraylarını) da yerle bir ettik.

Bayraktar Bayraklı

Hor görülüp ezilen topluluğu da, içini bereketlerle doldurduğumuz ülkenin doğu ve batısına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrâiloğulları'na verdiği güzel söz, sabretmeleri nedeniyle yerine geldi. Firavun ve kavminin yapmakta olduklarını, yapıp yükselttiklerini yerle bir ettik.

Diyanet İşleri

Hor görülüp ezilmekte olan o kavmi (yahudileri) de, içini bereketle doldurduğumuz yerin doğu taraflarına ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Sabırlarına karşılık Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz yerine geldi. Firavun ve kavminin yapmakta olduklarını ve yetiştirdikleri bahçeleri helak ettik.*

Edip Yüksel

Ülkenin verimli kıldığımız doğularına ve batılarına, horlanan ve zayıf düşürülen insanları mirasçı kıldık. Sıkıntılara direndikleri için, Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz gerçekleşti. Firavun ve halkının oluşturduğu yapı ve kurumları da yerle bir ettik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o hırpalanıp ezilmekte olan kavmi de yeryüzünün, bereketle donattığımız doğusuna ve batısına mirasçı yaptık. Ve böylece Rabbinin, İsrailoğullarına olan o güzel vaadi, sabırları yüzünden gerçekleşti. Biz de Firavun ile kavminin yapageldikleri sanat eserlerini ve diktikleri binaları yerle bir ettik.

Erhan Aktaş

Mustaz’af* olan kimseleri de bereketlendirdiğimiz arzın, doğusuna ve batısına mirasçı kıldık. Sabretmelerine karşılık Rabb’inin İsrailoğulları’na takdir ettiği hüküm gerçekleşti. Firavun ve halkının yapıp yükselttikleri yapıları harap ettik.

Hakkı Yılmaz

O zaafa uğratıla gelmiş/ güçsüzleştirilmiş olan toplumu da bereketlendirdiğimiz yerin her tarafına mirasçı yaptık. Ve böylece Rabbinin, İsrâîloğulları'na olan o pek güzel sözü,* sabretmeleri nedeniyle yerine geldi. Biz de Firavun ile toplumunun yapageldikleri sınâî eserlerini ve yükseltmekte oldukları şeyleri yerlebir ettik.

Muhammed Esed

(Vaktiyle) hor görülen/güçsüz bırakılan insanları ise kutlu kıldığımız ülkenin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Ve Rabbinizin İsrailoğulları'na verdiği söz, onların darlıkta gösterdikleri sabrın karşılığı olarak (işte böylece) gerçekleşmiş oldu; Firavun ve halkının özenle işlediklerini, yapıp yükselttiklerini ise, hepsini, hepsini yerle bir ettik.

Mustafa İslamoğlu

Vaktiyle hor görülüp ezilen insanları, toprağını bereketli kıldığımız ülkenin en doğusundan en batısına kadar tamamına hakim kıldık. Ve Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel (bir gelecek) vaadi, onların sabırlarına karşılık (işte böyle) gerçekleşti. Firavun ve avanesinin yapıp yücelttikleri kibir uygarlığını tarihe gömdük.

Suat Yıldırım

Horlanan, ezilen milleti de, bereketlerle donattığımız o ülkenin doğularına ve batılarına (yani tamamına) vâris kıldık. Böylece sabretmelerine mükâfat olarak İsrail oğullarına, senin Rabbinin yaptığı güzel vaad tamamen gerçekleşti. Firavun ile kavminin yaptıkları binaları ve yetiştirdikleri bahçeleri ise imha ettik. [28, 5-6; 44, 25-28]*

Süleyman Ateş

Hor görülüp ezilmekte olan milleti de içini bereketlerle donattığımız yerin, doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrail oğullarına verdiği güzel söz, sabretmeleri yüzünden tam yerine geldi. Fir'avn'ın ve kavminin yapageldiği şeyleri ve yükseltmekte oldukları sarayları (ve bahçeleri) de yıktık.

Şaban Piriş

Yeryüzünün bereketli kıldığımız doğusunda ve batısında güçsüzleştirilmiş bir toplumu onlara varis kıldık. İsrailoğullarının sabretmelerine karşılık olarak Rabbinin hükmü en iyi şekilde yerine geldi. Firavun ve kavminin yapmış olduğu şeyleri mahvettik (sanki) hükümranlık yapmamışlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ezilip itilmekte olan topluluğu da içine bereketler doldurduğumuz toprağın doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, sabretmeleri yüzünden hedefine vardı. Firavun ve toplumunun sanayi olarak meydana getirdiklerini de dikip yükselttikleri sarayları da yere geçirdik.

Edip-Layth-Martha

We let the people who were oppressed inherit the east and the west of the land which We have blessed, and good word of your Lord was completed towards the Children of Israel. For they were patient, and We destroyed what Pharaoh and his people were doing, and what they contrived.

Muhammad Asad

whereas unto the people who [in the past] had been deemed utterly low, We gave as their heritage the eastern and western parts of the land that We had blessed.* And [thus] thy Sustainer's good promise unto the children of Israel was fulfilled in result of their patience in adversity;* whereas We utterly destroyed all that Pharaoh and his people had wrought, and all that they had built.*

Rashad Khalifa

We let the oppressed people inherit the land, east and west, and we blessed it. The blessed commands of your Lord were thus fulfilled for the Children of Israel, to reward them for their steadfastness, and we annihilated the works of Pharaoh and his people and everything they harvested.,

The Monotheist Group

And We let the people who were weak inherit the east of the land and the west of it which We have blessed. And the good word of your Lord was completed towards the Children of Israel for their patience; and We destroyed what Pharaoh and his people were doing, and what they contrived.