Araf Sûresi27. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (31 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | بني | ب ن يBNY | benī | Çocukları | Children |
| 3 | آدم | — | ādeme | Adem | (of) Adam! |
| 4 | لا | — | lā | (Let) not | |
| 5 | يفتننكم | ف ت نFTN | yeftinennekumu | sizi bir belaya düşürmesin | tempt you |
| 6 | الشيطان | ش ط نŞŦN | ş-şeyTānu | şeytan | [the] Shaitaan |
| 7 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 8 | أخرج | خ ر جḢRC | eḣrace | çıkardığı | he drove out |
| 9 | أبويكم | ا ب وEBV | ebeveykum | ana babanızı | your parents |
| 10 | من | — | mine | -ten | from |
| 11 | الجنة | ج ن نCNN | l-cenneti | cennet- | Paradise, |
| 12 | ينزع | ن ز عNZA | yenziǔ | soyarak | stripping |
| 13 | عنهما | — | ǎnhumā | onların | from both of them |
| 14 | لباسهما | ل ب سLBS | libāsehumā | elbiselerini | their clothing |
| 15 | ليريهما | ر ا يREY | liyuriyehumā | onlara göstermek için | to show both of them |
| 16 | سوآتهما | س و اSVE | sev'ātihimā | çirkin yerlerini | their shame. |
| 17 | إنه | — | innehu | muhakkak | Indeed, he |
| 18 | يراكم | ر ا يREY | yerākum | sizi görürler | sees you - |
| 19 | هو | — | huve | o | he |
| 20 | وقبيله | ق ب لGBL | ve ḳabīluhu | ve kabilesi | and his tribe |
| 21 | من | — | min | from | |
| 22 | حيث | ح ي ثḪYS̃ | Hayṧu | yerden | where |
| 23 | لا | — | lā | not | |
| 24 | ترونهم | ر ا يREY | teravnehum | sizin onları göremeyeceğiniz | you see them. |
| 25 | إنا | — | innā | muhakkak | Indeed, |
| 26 | جعلنا | ج ع لCAL | ceǎlnā | biz yaptık | We have made |
| 27 | الشياطين | ش ط نŞŦN | ş-şeyāTīne | şeytanları | the devils |
| 28 | أولياء | و ل يVLY | evliyā'e | dostları | friends |
| 29 | للذين | — | lilleƶīne | kimselerin | of those who |
| 30 | لا | — | lā | inanmayan(ların) | (do) not |
| 31 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | zaman | believe. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يبنى ءادم لا يفتننكم الشيطن كما اخرج ابويكم من الجنة ينزع عنهما لباسهما ليريهما سوءتهما انه يرىكم هو وقبيله من حيث لا ترونهم انا جعلنا الشيطين اولياء للذين لا يومنون
Arapça (Harekeli)
يَا بَنِي آدَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَا أَخْرَجَ أَبَوَيْكُم مِّنَ الْجَنَّةِ يَنزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْآتِهِمَا إِنَّهُ يَرَاكُمْ هُوَ وَقَبِيلُهُ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْ إِنَّا جَعَلْنَا الشَّيَاطِينَ أَوْلِيَاءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
Yâ benî âdeme lâ yeftinennekumuş şeytânu kemâ ahrece ebeveykum minel cenneti yenziu anhumâ libâsehumâ li yuriyehumâ sev’âtihimâ innehu yerâkum huve ve kabîluhu min haysu lâ terevnehum innâ cealneş şeyâtîne evliyâe lillezîne lâ yu’minûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> banee <span class="u">a</span>dama l<span class="u">a</span>yaftinannakumu a<span class="b">l</span>shshay<span class="u">ta</span>nu kam<span class="u">a</span> akhrajaabawaykum mina aljannati yanziAAu AAanhum<span class="u">a</span> lib<span class="u">a</span>sahum<span class="u">a</span>liyuriyahum<span class="u">a</span> saw-<span class="u">a</span>tihim<span class="u">a</span> innahu yar<span class="u">a</span>kumhuwa waqabeeluhu min <span class="u">h</span>aythu l<span class="u">a</span> tarawnahum inn<span class="u">a</span>jaAAaln<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>shshay<span class="u">at</span>eena awliy<span class="u">a</span>a lilla<span class="u">th</span>eenal<span class="u">a</span> yu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey Âdemoğulları, Şeytan, ananızı, babanızı cennetten çıkardığı ve avret yerlerini onlara göstermek için büründükleri elbiseyi sıyırıp üstlerinden attığı gibi sakın sizi de bir derde uğratmasın. O ve ona mensup olanlar, sizin göremeyeceğiniz yerlerden görür, kollar sizi. Şüphe yok ki biz Şeytanları, inanmayanlara dost ettik.
Ali Bulaç
Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık.
Bayraktar Bayraklı
Ey Âdemoğulları! Şeytan, anne babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları görmeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.
Diyanet İşleri
Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana-babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.*
Edip Yüksel
Ademoğulları, sapkın, ana babanızın vücutlarını kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak bahçeden çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. O ve kabilesi sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, sapkınları, onaylamayanların dostları yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık.
Erhan Aktaş
Ey âdemoğulları!* Şeytan çirkinliklerini onlara göstermek için, elbiselerini soyarak*, ana babanızı cennetten* çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya* kıldık.
Hakkı Yılmaz
Ey Âdemoğulları! Şeytân, ana-babanızı, kendi çirkinliklerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin; sizi hak dinden döndürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytânları, inanmayanlar için velîler/yol gösteren, yardım eden kimseler yaptık.
Muhammed Esed
Ey Âdemoğulları! Tıpkı atalarınızın cennetten çıkarılmalarına yol açtığı gibi, Şeytan'ın sizi de ayartmasına izin vermeyin: (Allah'a karşı sorumluluk bilincinin benzediği) örtülerden yoksun bırakmıştı o. Muhakkak ki o ve avenesi, onları hiç fark edemeyeceğiniz yerde ve biçimde sizi (de) pusuda bekliyor! Gerçek şu ki Biz, (içtenlikle ve doğru bir biçimde) inanmayanların yanına-yakınına (her türden) şeytanî güçler ve kuvvetler yerleştirdik;
Mustafa İslamoğlu
Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın hasbahçeden çıkışına sebep olduğu gibi, Şeytan'ın sizi şaşırtmasına fırsat vermeyin: Cinselliklerini keşfetmeleri için, her ikisinin örtüden yoksun bırak(ılmasını sağla)mıştı. Hiç kuşkunuz olmasın ki, o ve avanesi sizin kendilerini hiç göremeyeceğiniz bir boyuttan sizi görüyorlar! Çünkü Biz şeytanları, (hakkıyla) iman etmeyenlere otorite kılarız.
Suat Yıldırım
Ey Âdem'in evlatları! Şeytan, edep yerlerini açığa çıkarmak için, annenizle babanızı üzerlerindeki takvâ elbiselerini çıkarttırmak sûretiyle- cennetten uzaklaştırdığı gibi, sakın sizi de belaya uğratmasın. Çünkü o da, askerleri de sizin kendilerini göremeyeceğiniz yerlerden sizi görürler. Doğrusu Biz şeytanları iman etmeyenlerin dostları yapmışızdır. [18, 50]
Süleyman Ateş
Ey Adem oğulları, şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanların dostları yaptık.
Şaban Piriş
-Ey Ademoğulları, şeytan ana ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlerin velileri kıldık.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey Ademoğulları! Şeytan, ana-babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve kabilesi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları inanmayanlara dostlar yaptık.
Edip-Layth-Martha
O Children of Adam, do not let the devil afflict you as he evicted your parents from the paradise; removing from them their garments to show them their bodies. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not acknowledge.*
Muhammad Asad
O children of Adam! Do not allow Satan to seduce you in the same way as he caused your ancestors to be driven out of the garden: he deprived them of their garment [of God-consciousness] in order to make them aware of their nakedness. Verily, he and his tribe are lying in wait for you where you cannot perceive them!* Verily, We have placed [all manner of] satanic forces near unto those who do not [truly] believe;*
Rashad Khalifa
O children of Adam, do not let the devil dupe you as he did when he caused the eviction of your parents from Paradise, and the removal of their garments to expose their bodies. He and his tribe see you, while you do not see them. We appoint the devils as companions of those who do not believe.,
The Monotheist Group
O Children of Adam, do not let the devil afflict you as he evicted your parents from the paradise; he removes from them their garments to show them their bodies. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not believe.