Araf Sûresi30. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فريقا | ف ر قFRG | ferīḳan | bir topluluğu | A group |
| 2 | هدى | ه د يHD̃Y | hedā | doğru yola iletti | He guided |
| 3 | وفريقا | ف ر قFRG | ve ferīḳan | ve bir topluluğa da | and a group |
| 4 | حق | ح ق قḪGG | Haḳḳa | hak oldu | deserved - |
| 5 | عليهم | — | ǎleyhimu | üzerlerine | [on] they |
| 6 | الضلالة | ض ل لŽLL | D-Delāletu | sapıklık | the astraying. |
| 7 | إنهم | — | innehumu | çünkü onlar | Indeed, they |
| 8 | اتخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | tteḣaƶū | tuttular | take |
| 9 | الشياطين | ش ط نŞŦN | ş-şeyāTīne | şeytanları | the devils |
| 10 | أولياء | و ل يVLY | evliyā'e | dostlar | (as) allies |
| 11 | من | — | min | from | |
| 12 | دون | د و نD̃VN | dūni | başka | besides |
| 13 | الله | — | llahi | Allah'tan | Allah |
| 14 | ويحسبون | ح س بḪSB | veyeHsebūne | ve sanıyorlar | while they think |
| 15 | أنهم | — | ennehum | kendilerinin de | that they |
| 16 | مهتدون | ه د يHD̃Y | muhtedūne | doğru yolda olduklarını | (are the) guided-ones. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فريقا هدى وفريقا حق عليهم الضللة انهم اتخذوا الشيطين اولياء من دون الله ويحسبون انهم مهتدون
Arapça (Harekeli)
فَرِيقًا هَدَى وَفَرِيقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلَالَةُ إِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاطِينَ أَوْلِيَاءَ مِن دُونِ اللَّهِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ
Transliterasyon
Ferîkan hadâ ve ferîkan hakka aleyhimud dalâletu, innehumuttehazûş şeyâtîne evliyâe min dûnillâhi ve yahsebûne ennehum muhtedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fareeqan had<span class="u">a</span> wafareeqan <span class="u">h</span>aqqaAAalayhimu a<span class="b">l</span><span class="u">dd</span>al<span class="u">a</span>latu innahumu ittakha<span class="u">th</span>ooa<span class="b">l</span>shshay<span class="u">at</span>eena awliy<span class="u">a</span>a min dooni All<span class="u">a</span>hiwaya<span class="u">h</span>saboona annahum muhtadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Halkın bir bölüğünü doğru yola sevketmiştir, bir bölüğüyse sapıklığı haketti. Zanneder misiniz Allah'ı bırakıp da Şeytanları dost edinenler doğru yolu bulmuşlardır?
Ali Bulaç
Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı hak etti. Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.
Bayraktar Bayraklı
Allah, bir grubu doğru yola iletti, bir gruba da sapıklık müstehak oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
Diyanet İşleri
O, bir gurubu doğru yola iletti, bir guruba da sapıklık müstehak oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar.*
Edip Yüksel
Bir grubu doğru yola iletti, bir grup da sapıklığı hak etti. Onlar, sapkınları ALLAH'tan başka dostlar edindiler ama kendilerini doğru yolda sanıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
(O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
Erhan Aktaş
Bir kısmını* hidayete* iletti. Bir kısmı da, dalâleti hak etti. Zira onlar, Allah’tan başka şeytanları evliya* edindiler. Ve kendilerini de hidayette sanıyorlar!
Hakkı Yılmaz
Bir grubu doğru yola iletti, bir gruba da sapıklık hak oldu; onlar, şeytânları, Allah'ın astlarından, yol gösteren, yardım eden ve koruyan yakınlar edindiler ve kendilerinin de kesinlikle kılavuzlanan doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
Muhammed Esed
O, (sizden) bazılarını doğru yola yönelterek onurlandıracak; ama bazıları(nız) için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz olacak: Çünkü, bakın, onlar Allah'ı bırakıp (kendi) kötü dürtülerini kendilerine dost edinecekler, hem de böylelikle doğru yolu bulmuş olduklarını sanarak!"
Mustafa İslamoğlu
O, bazılarını doğru yola sevk edecek; fakat bazıları için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz hale gelecek: Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytan(i duyguların)ın hakimiyetine girecek; üstelik doğru yolu bulduklarını sanarak...
Suat Yıldırım
Bir kısmına hidâyet buyurdu, bir kısmına da dalâlet müstehak oldu; çünkü bunlar Allah'tan başka şeytanları dost edindiler. Bir de kendilerini doğru yolda zannediyorlar! [18, 104]*
Süleyman Ateş
(O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
Şaban Piriş
O, (insanların) bir bölümünü hidayete ulaştırdı, bir bölümüne ise sapıklık hak oldu; çünkü onlar, Allahı bırakıp, şeytanları veliler olarak benimsediler. Kendilerini de hidayette sanırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir kısmını iyiye ve güzele kılavuzladı, bir kısmının üzerine de sapıklık hak oldu. Onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Bir de kendilerinin hidayet üzere olduklarını sanırlar.
Edip-Layth-Martha
A group He has guided and a group has deserved misguidance; that is because they have taken the devils as allies besides God; and they think they are guided!
Muhammad Asad
some [of you] He will have graced with His guidance, whereas, for some a straying from the right path will have become unavoidable:* for, behold, they will have taken [their own] evil impulses for their masters in preference to God, thinking all the while that they have found the right path!"
Rashad Khalifa
Some He guided, while others are committed to straying. They have taken the devils as their masters, instead of GOD, yet they believe that they are guided.,
The Monotheist Group
A group He has guided and a group have deserved misguidance; that is because they have taken the devils as allies besides God; and they think they are guided!