Araf Sûresi39. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقالت | ق و لGVL | ve ḳālet | dediler ki | And (will) say |
| 2 | أولاهم | ا و لEVL | ūlāhum | öncekiler | (the) first of them |
| 3 | لأخراهم | ا خ رEḢR | liuḣrāhum | sonrakilere | to (the) last of them, |
| 4 | فما | — | femā | yoktur | """Then not" |
| 5 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 6 | لكم | — | lekum | sizin | for you |
| 7 | علينا | — | ǎleynā | bize | upon us |
| 8 | من | — | min | hiç | any |
| 9 | فضل | ف ض لFŽL | feDlin | üstünlüğünüz | superiority, |
| 10 | فذوقوا | ذ و قZ̃VG | feƶūḳū | o halde siz de tadın | so taste |
| 11 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābe | azabı | the punishment |
| 12 | بما | — | bimā | karşılık | for what |
| 13 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olduklarınıza | you used to |
| 14 | تكسبون | ك س بKSB | teksibūne | kazanıyor | "earn.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقالت اولىهم لاخرىهم فما كان لكم علينا من فضل فذوقوا العذاب بما كنتم تكسبون
Arapça (Harekeli)
وَقَالَتْ أُولَاهُمْ لِأُخْرَاهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِن فَضْلٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ
Transliterasyon
Ve kâlet ûlâhum li uhrâhum fe mâ kâne lekum aleynâ min fadlin fe zûkûl azâbe bimâ kuntum teksibûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>lat ool<span class="u">a</span>hum li-okhr<span class="u">a</span>humfam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na lakum AAalayn<span class="u">a</span> min fa<span class="u">d</span>linfa<span class="u">th</span>ooqoo alAAa<span class="u">tha</span>ba bim<span class="u">a</span> kuntum taksiboon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Evvelce girenler, sonrakilere diyecekler ki: Sizin bir üstünlüğünüz yok bize, kazandığınız suçlar yüzünden tadın azâbı.
Ali Bulaç
(Bu sefer) Önde gelenler, sonda yer alanlara diyecekler ki: "Sizin bize göre bir üstünlüğünüz yoktur, kazandıklarınıza karşılık olarak azabı tadın."
Bayraktar Bayraklı
Öncekiler de sonrakilere derler ki: “Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın.”
Diyanet İşleri
Öncekiler de sonrakilere derler ki: Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!
Edip Yüksel
Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize bir üstünlüğünüz yoktur. Kazandıklarınızdan ötürü azabı tadın" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Öncekiler de sonrakilere derler ki: "Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur. O halde yaptıklarınızdan dolayı azabı tadın".
Erhan Aktaş
Ö ncekiler de sonrakilere: “Sizin, bizden iyi bir tarafınız yoktu. O halde kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Öncekiler de sonrakilere, “Sizin bize karşı fazlalığınız yoktur. O hâlde yaptıklarınızdan dolayı azabı tadın” derler.
Muhammed Esed
Ve öncekiler, sonrakilere şöyle diyecek: "Demek ki, hiçbir bakımdan bizden üstün kimseler değilmişsiniz! Öyleyse, yaptığınız bütün o kötülükler için, tadın bu azabı!"
Mustafa İslamoğlu
Bu kez öncekiler sonrakilere: "İşte gördünüz, sizin bizden bir farkınız yok. Öyleyse, kendi işledikleriniz yüzünden tadın azabı!" diyecekler.
Suat Yıldırım
Bu sefer öndekiler de sonrakilere derler ki: “Gördünüz ya, sizin bize karşı bir ayrıcalığınız olmadı, artık kendi işlediklerinizin cezası olarak tadın azabı! ”
Süleyman Ateş
Öncekiler de sonrakilere dediler ki: "Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O halde siz de kazandıklarınıza karşılık azabı tadın!"
Şaban Piriş
Öncekiler ise, kendilerinden sonra gelenlere:-Sizin, bizden bir üstünlüğünüz yoktur, siz de kazanmış olduklarınıza karşılık azabı tadın!” derler.
Yaşar Nuri Öztürk
Öncekiler de sonrakiler için şöyle konuşurlar: "Artık sizin, bizim üzerimizde bir üstünlüğünüz yok. O halde kazandıklarınıza karşılık azabı tadın."
Edip-Layth-Martha
The first of them said to the last: "You have no preference over us, so taste the retribution for what you earned!"
Muhammad Asad
And the first of them will say unto the last of them: "So you were in no wise superior to us!* Taste, then, this suffering for all [the evil] that you were wont to do!"
Rashad Khalifa
The ancestral group will say to the later group, "Since you had an advantage over us, taste the retribution for your own sins.",
The Monotheist Group
And the first of them said to the last: "You have no preference over us, so taste the retribution for what you have earned!"