Araf Sûresi64. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (14 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فكذبوهك ذ بKZ̃BfekeƶƶebūhuO'nu yalanladılarBut they denied him,
2فأنجيناهن ج وNCVfeenceynāhubiz de kurtardıkso We saved him
3والذينvelleƶīneo kimseleriand those who
4معهmeǎhuO'nunla berebar(were) with him
5فيbulunanlarıin
6الفلكف ل كFLKl-fulkigemidethe ship.
7وأغرقناغ ر قĞRGve eğraḳnāve boğdukAnd We drowned
8الذينelleƶīnekimselerithose who
9كذبواك ذ بKZ̃Bkeƶƶebūyalanlayanlarıdenied
10بآياتناا ي يEYYbiāyātināayetlerimiziOur Verses.
11إنهمinnehumçünkü onlarIndeed, they
12كانواك و نKVNkānūidilerwere
13قوماق و مGVMḳavmenbir kavima people
14عمينع م يAMYǎmīnekörblind.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فكذبوه فانجينه والذين معه فى الفلك واغرقنا الذين كذبوا بايتنا انهم كانوا قوما عمين

Arapça (Harekeli)

فَكَذَّبُوهُ فَأَنجَيْنَاهُ وَالَّذِينَ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَأَغْرَقْنَا الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا عَمِينَ

Transliterasyon

Fe kezzebûhu fe enceynâhu vellezîne meahu fil fulki ve agraknellezîne kezzebû bi âyâtinâ, innehum kânû kavmen amîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Faka<span class="u">thth</span>aboohu faanjayn<span class="u">a</span>hu wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eenamaAAahu fee alfulki waaghraqn<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena ka<span class="u">thth</span>aboobi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span> innahum k<span class="u">a</span>noo qawmanAAameen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat onlar, onu inkâr ettiler, yalancı saydılar, biz de onu ve onunla berâber gemide bulunanları kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayanları suya boğduk. Şüphe yok ki onlar kör bir kavimdi.

Ali Bulaç

Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda-boğduk. Çünkü onlar kör bir kavimdi.

Bayraktar Bayraklı

Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar manen kör bir kavim idiler.

Diyanet İşleri

Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk! Çünkü onlar kör bir kavim idiler.

Edip Yüksel

Onu yalanladılar. Bunun üzerine onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Onlar kör bir halktı.

Elmalılı Hamdi Yazır

O'nu yalanladılar, biz de O'nu ve O'nunla beraber gemide bulunanları kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar, kalb gözleri körleşmiş bir kavim idiler.

Erhan Aktaş

Derken, halkı onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Onlar gerçeği görmeyen bir kavimdi.

Hakkı Yılmaz

Bunun üzerine o'nu yalanladılar, Biz de Nûh'u ve o'nunla beraber gemide bulunanları kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanları da boğduk! Gerçekten onlar, kör bir topluluk idiler.

Muhammed Esed

Ve (Bu uyarıya rağmen) onu yalanladılar! Ve bunun üzerine Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanları ise (suda) boğduk gerçekten kör bir topluluktu onlar!

Mustafa İslamoğlu

En sonunda onu yalanladılar. Bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanları ise boğulmaya terk ettik: Onlar gerçekten de kör bir topluluk idiler.

Suat Yıldırım

Onlar Nûh'u yalancı saydılar. Biz de onu ve yanında olanları gemide kurtardık, âyetlerimizi yalan sayanları ise boğduk. Çünkü onlar, basîretleri körelmiş kimselerdi. [29, 15; 71, 25]

Süleyman Ateş

O'nu yalanladılar, biz de O'nunla berebar gemide bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar kör bir kavim idiler.

Şaban Piriş

Fakat, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Onlar, kör bir toplumdu.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu yalanladılar. Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri gemi içinde kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk. Gözleri görmez bir topluluktu onlar.

Edip-Layth-Martha

They denied him, so We saved him and those with him in the ship, and We drowned those who denied Our signs; they were a blind people.

Muhammad Asad

And yet they gave him the lie! And so We saved him and those who stood by him, in the ark, the while We caused those who had given the lie to Our messages to drown: verily, they were blind folk!*

Rashad Khalifa

They rejected him. Consequently, we saved him and those with him in the ark, and we drowned those who rejected our revelations; they were blind.,

The Monotheist Group

They denied him, so We saved him and those with him in the ship, and We drowned those who denied Our revelations; they were a blind people.