Araf Sûresi73. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (35 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإلى | — | ve ilā | ve | And to |
| 2 | ثمود | — | ṧemūde | Semud(kavmin)e de | Thamud |
| 3 | أخاهم | ا خ وEḢV | eḣāhum | kardeşleri | (We sent) their brother |
| 4 | صالحا | ص ل حṦLḪ | SāliHen | Salih'i (gönderdik) | Salih. |
| 5 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 6 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 7 | قوم | ق و مGVM | ḳavmi | kavmim | Nation |
| 8 | اعبدوا | ع ب دABD̃ | ǎ'budū | kulluk edin | Worship |
| 9 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah, |
| 10 | ما | — | mā | yoktur | not |
| 11 | لكم | — | lekum | sizin | for you |
| 12 | من | — | min | hiçbir | any |
| 13 | إله | ا ل هELH | ilāhin | tanrınız | god |
| 14 | غيره | غ ي رĞYR | ğayruhu | O'ndan başka | other than Him. |
| 15 | قد | — | ḳad | elbette | Verily |
| 16 | جاءتكم | ج ي اCYE | cā'etkum | size geldi | has come to you |
| 17 | بينة | ب ي نBYN | beyyinetun | açık delil | a clear proof |
| 18 | من | — | min | tarafından | from |
| 19 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbiniz | your Lord, |
| 20 | هذه | — | hāƶihi | işte şu | This |
| 21 | ناقة | ن و قNVG | nāḳatu | devesi | (is) a she-camel |
| 22 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 23 | لكم | — | lekum | size | (it is) for you |
| 24 | آية | ا ي يEYY | āyeten | bir mu'cizedir | a Sign. |
| 25 | فذروها | و ذ رVZ̃R | feƶerūhā | bırakın onu | So you leave her |
| 26 | تأكل | ا ك لEKL | te'kul | yesin (içsin) | (to) eat |
| 27 | في | — | fī | on | |
| 28 | أرض | ا ر ضERŽ | erDi | arzından | (the) earth |
| 29 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah, |
| 30 | ولا | — | ve lā | sakın | and (do) not |
| 31 | تمسوها | م س سMSS | temessūhā | ona dokundurmayın | touch her |
| 32 | بسوء | س و اSVE | bisū'in | bir kötülük | with harm, |
| 33 | فيأخذكم | ا خ ذ EḢZ̃ | feye'ḣuƶekum | yoksa sizi yakalar | lest seizes you |
| 34 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | a punishment |
| 35 | أليم | ا ل مELM | elīmun | acıklı | "painful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والى ثمود اخاهم صلحا قال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره قد جاءتكم بينة من ربكم هذه ناقة الله لكم ءاية فذروها تاكل فى ارض الله ولا تمسوها بسوء فياخذكم عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
وَإِلَى ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَالِحًا قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ قَدْ جَاءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ هَذِهِ نَاقَةُ اللَّهِ لَكُمْ آيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِي أَرْضِ اللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Transliterasyon
Ve ilâ semûde ehâhum sâlihan kâle yâ kavmi’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu, kad câetkum beyyinetun min rabbikum hâzihî nâkatullâhi lekum âyeten fe zerûha te’kul fî ardıllâhi ve lâ temessûhâ bi sûin fe ye’huzekum azâbun elîm(elîmun).
Transliteration (Eng.)
Wa-il<span class="u">a</span> thamooda akh<span class="u">a</span>hum <span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>anq<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> qawmi oAAbudoo All<span class="u">a</span>ha m<span class="u">a</span>lakum min il<span class="u">a</span>hin ghayruhu qad j<span class="u">a</span>atkum bayyinatunmin rabbikum h<span class="u">ath</span>ihi n<span class="u">a</span>qatu All<span class="u">a</span>hi lakum <span class="u">a</span>yatanfa<span class="u">th</span>arooh<span class="u">a</span> ta/kul fee ar<span class="u">d</span>i All<span class="u">a</span>hi wal<span class="u">a</span>tamassooh<span class="u">a</span> bisoo-in faya/khu<span class="u">th</span>akum AAa<span class="u">tha</span>bunaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Ey kavmim! dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil gelmiştir, işte şu Allah'ın mahlûku dişi deve, size bir mucizedir o. Bırakın da Allah'ın yarattığı yeryüzünde otlayıp dursun ve ona kötülükle dokunmayın, sonra sizi elemli bir azâba uğratır.
Ali Bulaç
Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih'i (gönderdik. Salih:) "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka İlahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah'ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverin de Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azap yakalar" dedi.
Bayraktar Bayraklı
Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz. O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mûcize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın; ona kötülük etmeyiniz, sonra sizi elem verici bir azap yakalar.”
Diyanet İşleri
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, (içsin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.*
Edip Yüksel
Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a hizmet edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Rabbinizden, size bir kanıt (beyyine) gelmiştir. Şu ALLAH'ın devesi sizin için bir işaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın toprağında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar."
Elmalılı Hamdi Yazır
Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azap yakalar."
Erhan Aktaş
Semud’a da kardeşleri Salih’i gönderdik: “Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabb’inizden açık kanıt geldi. İşte şu Allah’ın dişi devesi* size bir âyettir.* Onu bırakın, Allah’ın arzında yesin, ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi can yakıcı bir azap yakalar.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Andolsun ki Biz, Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i elçi olarak gönderdik. O dedi ki: “Ey toplumum! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden açık bir kanıt geldi. İşte şu, Allah'ın devesi/sosyal yardım ve destek ilkesi, sizin için bir âyettir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin, sakın ona kötülükle dokunmayın, yoksa sizi acıklı bir azap yakalayıverir.
Muhammed Esed
VE SEMÛD (toplumuna da) kardeşleri Salih'i (gönderdik). "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yok. Rabbinizden işte apaçık bir kanıt geldi size: "Allah'a ait olan bu dişi deve bir nişanedir sizin için: öyleyse bırakın onu Allah'ın arzında otlasın ve sakın dokunmayın ona; yoksa çok can yakan bir azap yakalar sizi.
Mustafa İslamoğlu
Semud'a da soydaşları Salih'i (gönderdik). "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allah'a kulluk edin! Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Doğrusu Rabbinizden size açık ve net bir delil gelmiştir: İşte Allah'ın devesi; sizin için bir semboldür: O halde bırakın onu, (Allah'ın devesi) Allah'ın arzında otlasın ve sakın ona bir kötülük yapayım demeyin! Yoksa size elem veren bir azap dokunur.
Suat Yıldırım
Semud halkına da içlerinden biri olan kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey benim halkım! ” dedi, “yalnız Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. İşte size Rabbinizden açık bir delil, bir mûcize geldi. İşte Allah'ın devesi de size bir âyet! Onu kendi haline bırakın, Allah'ın diyarında otlasın, sakın ona bir fenalık yapmayın. Yoksa sizi acı veren bir azap yakalayıverir. ” [11, 64; 17, 59; 26, 155; 54, 27-28]*
Süleyman Ateş
Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir; bırakın onu Allah'ın arzından yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azab yakalar."
Şaban Piriş
Semûd kavmine de kardeşleri Salihi gönderdik. (Salih, onlara) dedi ki:-Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka bir ilahınız yoktur. İşte Rabbinizden kesin bir delil: Bu, Allahın dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allahın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Sonra sizi acı bir azap yakalar.
Yaşar Nuri Öztürk
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Size Rabbinizden bir beyyine / açık bir kanıt gelmiştir. İşte şu, Allah'ın devesi. Sizin için bir mucize. Rahat bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın. Kötü bir niyetle dokunmayın ona. Yoksa korkunç bir azap yakalar sizi."
Edip-Layth-Martha
To Thamud, We sent their brother Saleh, he said, "My people, serve God, you have no god besides Him; proof has come to you from your Lord. This is God's camel, in her you have a sign, so leave her to eat in God's land, and do not harm her, else a painful retribution will take you."
Muhammad Asad
AND UNTO [the tribe of] Thamud [We sent] their brother salih* He said: "O my people! Worship God alone: you have no deity other than Him. Clear evidence of the truth has now come unto you from your Sustainer. "This she-camel belonging to God shall be a token for you: so leave her alone to pasture on God's earth, and do her no harm, lest grievous chastisement befall you.*
Rashad Khalifa
To Thamoud we sent their brother Saaleh. He said, "O my people, worship GOD; you have no other god beside Him. Proof has been provided for you from your Lord: here is GOD's camel, to serve as a sign for you. Let her eat from GOD's land, and do not touch her with any harm, lest you incur a painful retribution.,
The Monotheist Group
And to Thamud, We sent their brother Saleh, he said: "My people, serve God, you have no god besides Him; clarity has come to you from your Lord, this is the camel of God, in her you have a sign, so leave her to eat in God's earth, and do not harm her, else the painful retribution will take you."