Araf Sûresi93. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فتولىو ل يVLYfetevellāöteye döndüSo he turned away
2عنهمǎnhumonlardanfrom them
3وقالق و لGVLve ḳāleve dediand said,
4يايYEY/HEY/AH"""O!"
5قومق و مGVMḳavmikavmimNation
6لقدleḳadandolsunVerily,
7أبلغتكمب ل غBLĞebleğtukumben size duyurdumI (have) conveyed to you
8رسالاتر س لRSLrisālātimesajlarını(the) Messages
9ربير ب بRBBrabbīRabbimin(of) my Lord
10ونصحتن ص حNṦḪve neSaHtuve öğüt verdimand advised
11لكمlekumsize[to] you.
12فكيفك ي فKYFfekeyfeartık nasılSo how could
13آسىا س وESVāsāacırımI grieve
14علىǎlāfor
15قومق و مGVMḳavminbir kavmea people
16كافرينك ف رKFRkāfirīnekafir"(who are) disbelievers?"""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فتولى عنهم وقال يقوم لقد ابلغتكم رسلت ربى ونصحت لكم فكيف ءاسى على قوم كفرين

Arapça (Harekeli)

فَتَوَلَّى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ أَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَاتِ رَبِّي وَنَصَحْتُ لَكُمْ فَكَيْفَ آسَى عَلَى قَوْمٍ كَافِرِينَ

Transliterasyon

Fe tevellâ anhum ve kâle yâ kavmi lekad eblagtukum risâlâti rabbî ve nesahtu lekum, fe keyfe âsâ alâ kavmin kâfirîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Fatawall<span class="u">a</span> AAanhum waq<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span>qawmi laqad ablaghtukum ris<span class="u">a</span>l<span class="u">a</span>ti rabbee wana<span class="u">s</span>a<span class="u">h</span>tulakum fakayfa <span class="u">a</span>s<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> qawmin k<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Şuayb, onlardan yüz çevirdi de ey kavmim dedi, andolsun ki ben size Rabbimin bildirdiği haberleri tebliğ ettim ve öğüt verdim. Artık kâfir bir kavme nasıl acıklanabilirim?

Ali Bulaç

O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim andolsun, size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Şimdi ben, inkara sapan bir topluluğa nasıl üzülebilirim?"

Bayraktar Bayraklı

Şu‘ayb, onlardan ayrıldı ve “Ey kavmim!” dedi, “Ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim, artık kâfir bir kavme nasıl acırım?”

Diyanet İşleri

(Şuayb), onlardan yüz çevirdi ve (içinden) dedi ki: "Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim. Artık kafir bir kavme nasıl acırım!"

Edip Yüksel

Onlardan yüz çevirdi ve "Ey halkım, size Rabbimin mesajını ilettim, öğüt verdim. İnkârcı bir topluluğa nasıl acırım?"

Elmalılı Hamdi Yazır

(Şu'ayb) onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim! dedi, ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim, artık kâfir bir kavme nasıl acırım?"

Erhan Aktaş

Onlardan yüz çevirdi ve “Ey halkım.” dedi: “Ben, size Rabb’imin mesajını tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Artık gerçeği yalanlayan nankör bir topluma nasıl olur da üzülebilirim?”

Hakkı Yılmaz

Bunun üzerine Şu‘ayb, onlara sırt çevirdi ve: “Ey toplumum! Ben size Rabbimin gönderilerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim, durum böyleyken kâfirler toplumuna; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden bir topluma nasıl tasalanayım?” dedi.

Muhammed Esed

Ve sonunda Şuayb, onların yanından dönüp giderken: "Ey kavmim!" dedi, "gerçek şu ki, ben size Rabbimin buyruklarını tebliğ ettim ve güzelce öğüt verdim: artık ben nasıl (sizin gibi) hakkı inkar eden bir topluluk için yas tutup kederleneyim?"

Mustafa İslamoğlu

Ve (Şuayb) onları ardında bırakırken "Ey kavmim!" diye mırıldanmıştı, "Doğrusu ben size Rabbimin mesajlarını tebliğ etmiştim ve size öğüt vermiştim. Şu halde ben (sizin gibi) nankör bir kavim için nasıl gam çekeyim!?"

Suat Yıldırım

Gördüğü müthiş manzara karşısında Şuayb, yüzünü üzüntü ile öteye çevirip: “Zavallı halkım! ” dedi, “ben size Rabbimin buyruklarını tebliğ etmiştim, sizin iyiliğinize çalışmıştım, size öğütler vermiştim! Artık böyle nankör, böyle kâfir bir toplum için ne diye üzülüp kendimi harap edeyim! ”

Süleyman Ateş

(Şu'ayb), onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim dedi, ben size Rabbimin mesajlarını duyurdum ve size öğüt verdim, artık kafir bir kavme nasıl acırım?"

Şaban Piriş

-Ey kavmim, size Rabbimin gönderdiklerini açıklamış ve size öğüt vermiştim. Şimdi kafir bir kavme karşı nasıl üzülebilirim.

Yaşar Nuri Öztürk

Şuayb onlardan yüzünü döndürdü de şöyle dedi: "Yemin olsun, ben size Rabbimin mesajlarını ilettim. Size öğüt verdim. Artık küfre batmış bir topluluğa nasıl acırım?"

Edip-Layth-Martha

Thus he turned away from them, and said, "My people, I had delivered to you the messages of my Lord and advised you. How can I feel sorry over a rejecting people?"

Muhammad Asad

And he turned away from them, and said: "O my people! Indeed, I delivered unto you my Sustainer's message and gave you good advice: how, then, could I mourn for people who have denied the truth?"

Rashad Khalifa

He turned away from them, saying, "O my people, I have delivered to you the messages of my Lord, and I have advised you. How can I grieve over disbelieving people.",

The Monotheist Group

Thus he turned away from them, and said: "My people, I have delivered to you the messages of my Lord and advised you. How can I feel sorry over a rejecting people?"