Cin Sûresi24. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | حتى | — | Hattā | nihayet | Until, |
| 2 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 3 | رأوا | ر ا يREY | raev | gördükleri | they see |
| 4 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 5 | يوعدون | و ع دVAD̃ | yūǎdūne | kendilerine va'dedilen | they are promised, |
| 6 | فسيعلمون | ع ل مALM | feseyeǎ'lemūne | bileceklerdir | then they will know |
| 7 | من | — | men | kimin | who |
| 8 | أضعف | ض ع فŽAF | eD'ǎfu | daha zayıftır | (is) weaker |
| 9 | ناصرا | ن ص رNṦR | nāSiran | yardım edeni | (in) helpers |
| 10 | وأقل | ق ل لGLL | ve eḳallu | ve daha azdır | and fewer |
| 11 | عددا | ع د دAD̃D̃ | ǎdeden | sayıca | (in) number. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
حتى اذا راوا ما يوعدون فسيعلمون من اضعف ناصرا واقل عددا
Arapça (Harekeli)
حَتَّى إِذَا رَأَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ أَضْعَفُ نَاصِرًا وَأَقَلُّ عَدَدًا
Transliterasyon
Hattâ izâ reev mâ yûadûne fe se ya’lemûne men ad’afu nâsıren ve ekallu adedâ(adeden).
Transliteration (Eng.)
<span class="u">H</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span> raaw m<span class="u">a</span>yooAAadoona fasayaAAlamoona man a<span class="u">d</span>AAafu n<span class="u">as</span>iranwaaqallu AAadad<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonunda, vaadedilen şeyi gördüler mi artık bilirler kimmiş yardımcısı daha zayıf ve sayı bakımından taraftarı daha az?
Ali Bulaç
Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır."
Bayraktar Bayraklı
Sonunda uyarıldıkları azabı gördüklerinde, kimin yardımcıları daha zayıf ve taraftarlarının daha az olduğunu bileceklerdir.”
Diyanet İşleri
Sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir.
Edip Yüksel
Kendilerine söz verilen şeyi gördüklerinde kimin yardımcısının güçsüz ve sayıca az olduğunu görecekler.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine vaad edilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının en zayıf ve en az olduğunu bileceklerdir.
Erhan Aktaş
Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.
Hakkı Yılmaz
Sonunda tehdit edildikleri şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcı yönünden en zayıf ve sayıca da daha az olduğunu hemen bileceklerdir.
Muhammed Esed
(Öyleyse bırak,) önceden uyarıldıkları (akibet)i görecekleri an gelinceye kadar (beklesinler): o zaman anlayacaklar kim, hangi (tür) insan daha çaresiz ve daha kimsesizdir!
Mustafa İslamoğlu
Tehdit edildikleri azabı görünceye kadar yolları var; işte o zaman, kimin yardıma daha muhtaç ve sayıca az olduğunu anlayacaklar.
Suat Yıldırım
Kendilerine vâd olunan azabı veya kıyamet saatini gördüklerinde, kimin yardımcılarının daha zayıf, kimin askerlerinin daha az olduğunu, işte o zaman anlayacaklardır.
Süleyman Ateş
Kendilerine va'dedilen şeyi (ya azabı veya kıyamet sa'atini) gördükleri zaman, kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.
Şaban Piriş
Kendilerine vaat edileni gördükleri zaman, kimin yardımcı olarak daha zayıf ve sayısının az olduğunu anlayacaklar.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonunda onlar kendilerine vaat edileni gördüklerinde, yardımcı bakımdan daha zayıf kim, sayı bakımından daha az kim, bileceklerdir.
Edip-Layth-Martha
Until they see what they are promised, then they will know who has the weakest ally and is least in number.
Muhammad Asad
[Let them, then, wait] until the time when they behold that [doom] of which they were forewarned:* for then they will come to understand which [kind of man] is more helpless and counts for less!*
Rashad Khalifa
Once they see what is awaiting them, they will find out who is really weaker in power, and fewer in number.,
The Monotheist Group
Until they see what they are promised, then they will know who has the weakest ally and is least in number.