İnsan Sûresi13. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (10 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1متكئينو ك اVKEmuttekiīneyaslanırlarReclining
2فيهاfīhāoradatherein
3علىǎlāüzerindeon
4الأرائكا ر كERKl-erāikidivanlarcouches.
5لاNot
6يرونر ا يREYyeravnegörmezlerthey will see
7فيهاfīhāoradatherein
8شمساش م سŞMSşemsen(yakıcı) güneşsun
9ولاve lāve ne deand not
10زمهريراز م ه رZMHRzemherīrandondurucu soğukfreezing cold.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

متكين فيها على الارائك لا يرون فيها شمسا ولا زمهريرا

Arapça (Harekeli)

مُّتَّكِئِينَ فِيهَا عَلَى الْأَرَائِكِ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

Transliterasyon

Muttekiîne fîhâ alel erâik|i|, lâ yeravne fîhâ şemsen ve lâ zemherîrâ(zemherîren).

Transliteration (Eng.)

Muttaki-eena feeh<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> al-ar<span class="u">a</span>-ikil<span class="u">a</span> yarawna feeh<span class="u">a</span> shamsan wal<span class="u">a</span> zamhareer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Yaslanırlar orada tahtlara, orada ne güneş görürler, ne zemheri.

Ali Bulaç

Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.

Bayraktar Bayraklı

Orada koltuklara yaslanacaklar ve ne sıcak ne de soğuk göreceklerdir.

Diyanet İşleri

Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.

Edip Yüksel

Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.

Erhan Aktaş

Orada, tahtlara kurulacaklar. Orada, ne şiddetli bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler.

Hakkı Yılmaz

(5-22)Şüphesiz, “iyi adamlar”, kâfur katılmış bir tastan içerler, fışkırtıldıkça fışkırtılacak bir pınardan ki ondan, verdikleri sözleri yerine getiren, kötülüğü yayılan bir günden korkan ve “Biz sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz ve sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz; evet, biz asık suratlı ve çatık kaşlı bir günde Rabbimizden korkarız” diyerek Allah sevgisi için/sevmesine rağmen yiyeceği, yoksula ve öksüze ve tutsağa veren Allah'ın kulları içerler. Allah da, bu yüzden onları, o günün kötülüğünden korur; onlara aydınlık ve sevinç rastlayacak, sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve ipekleri verecek; orada tahtlara kurulmuş olarak kalacaklar; orada bir güneş de, dondurucu bir soğuk da görmeyecekler ve bahçenin gölgeleri onların üzerlerine sarkacak ve alçaltıldıkça alçaltılacak. Ve aralarında gümüş bir kap ve billûr kâseler dolaştırılacak, -kendilerinin ayarladığı billûrları gümüştendir-. Ve orada onlar, karışımı zencefil olan bir tastan sulanırlar, orada Selsebil denilen bir pınardan... Ve aralarında büyümez, yaşlanmaz çocuklar dolaşır; onları gördüğünde, saçılmış birer inci sanacaksın! Orayı gördüğünde, mutluluk ve büyük bir mülk ve yönetim göreceksin; üzerlerinde ince, yeşil ipekli, parlak atlastan giysiler olacak; gümüş bileziklerle süslenmiş olacaklar; Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecek. Şüphesiz ki bu, sizin için karşılıktır. Çalışmalarınız da karşılık ödenecek niteliktedir.

Muhammed Esed

Orada sedirlere uzanacaklar ve ne (yakıcı bir) güneş, ne de şiddetli bir soğuk görmeyecekler,

Mustafa İslamoğlu

Orada divanlara sere serpe uzanacaklar; ne sıcağa ne soğuğa maruz kalacaklar;

Suat Yıldırım

Koltuklarında diledikleri gibi dinlenir, orada ne güneş sıcağı görürler, ne de dondurucu soğuklara uğrarlar.

Süleyman Ateş

Orada divanlar üzerinde yastıklara dayanırlar. Orada ne (yakıcı) güneş görürler, ne de dondurucu soğuk.

Şaban Piriş

Orada tahtlarına kurulmuşlar, ne yakıcı güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.

Yaşar Nuri Öztürk

Koltuklar üzerine yaslanarak otururlar orada. Ne güneş görürler orada ne de kavurucu soğuk.

Edip-Layth-Martha

They are reclining in it on raised couches, they do not have in it excessive sun nor bitter cold.

Muhammad Asad

In that [garden] they will on couches recline, and will know therein neither [burning] sun nor cold severe,

Rashad Khalifa

They relax therein on luxurious furnishings. They suffer neither the heat of the sun, nor any cold.,

The Monotheist Group

They are reclining in it on raised couches, they do not have in it excessive sun nor bitter cold.