İnsan Sûresi16. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (5 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قواريرق ر رGRRḳavārīrabillurlar kiCrystal-clear
2منmin-tenof
3فضةف ض ضFŽŽfiDDetingümüş-silver.
4قدروهاق د رGD̃Rḳadderūhāonları takdir etmişlerdirThey will determine its
5تقديراق د رGD̃Rteḳdīranistedikleri ölçüdemeasure.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قواريرا من فضة قدروها تقديرا

Arapça (Harekeli)

قَوَارِيرَ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا

Transliterasyon

Kâvarîra min fıddatin kadderûhâ takdîrâ(takdîren).

Transliteration (Eng.)

Qaw<span class="u">a</span>reera min fi<span class="u">dd</span>atinqaddarooh<span class="u">a</span> taqdeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Öylesine sırça ki incecik gümüşten ve hepsini de içecekleri miktara, susuzluklarına göre ölçmüşlerdir âdetâ.

Ali Bulaç

Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tespit etmişlerdir.

Bayraktar Bayraklı

(15-16) Çevrelerinde gümüşten kaplar ve kristal kaseler dolaştırılacaktır. Sanki gümüşten yapılmış kristaller. Onları kendi arzularına göre belirleyeceklerdir.

Diyanet İşleri

Gümüşten öyle kadehler ki onları istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmişlerdir.*

Edip Yüksel

Gümüşten yapılmış şeffaf bardaklar… Onları tam olarak haketmişlerdir.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Gümüşten öyle kadehler ki onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.

Erhan Aktaş

Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,

Hakkı Yılmaz

(5-22)Şüphesiz, “iyi adamlar”, kâfur katılmış bir tastan içerler, fışkırtıldıkça fışkırtılacak bir pınardan ki ondan, verdikleri sözleri yerine getiren, kötülüğü yayılan bir günden korkan ve “Biz sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz ve sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz; evet, biz asık suratlı ve çatık kaşlı bir günde Rabbimizden korkarız” diyerek Allah sevgisi için/sevmesine rağmen yiyeceği, yoksula ve öksüze ve tutsağa veren Allah'ın kulları içerler. Allah da, bu yüzden onları, o günün kötülüğünden korur; onlara aydınlık ve sevinç rastlayacak, sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve ipekleri verecek; orada tahtlara kurulmuş olarak kalacaklar; orada bir güneş de, dondurucu bir soğuk da görmeyecekler ve bahçenin gölgeleri onların üzerlerine sarkacak ve alçaltıldıkça alçaltılacak. Ve aralarında gümüş bir kap ve billûr kâseler dolaştırılacak, -kendilerinin ayarladığı billûrları gümüştendir-. Ve orada onlar, karışımı zencefil olan bir tastan sulanırlar, orada Selsebil denilen bir pınardan... Ve aralarında büyümez, yaşlanmaz çocuklar dolaşır; onları gördüğünde, saçılmış birer inci sanacaksın! Orayı gördüğünde, mutluluk ve büyük bir mülk ve yönetim göreceksin; üzerlerinde ince, yeşil ipekli, parlak atlastan giysiler olacak; gümüş bileziklerle süslenmiş olacaklar; Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecek. Şüphesiz ki bu, sizin için karşılıktır. Çalışmalarınız da karşılık ödenecek niteliktedir.

Muhammed Esed

-kristal benzeri, (ama) gümüşten- ve hacimlerini yalnız kendileri tesbit edecek.

Mustafa İslamoğlu

öyle gümüşi billurlar ki, onların hacmini tamamen kendileri takdir edecek.

Suat Yıldırım

15, 16. Etraflarında hizmet edenler gümüş kaplar, billur kâseler, gümüşî parlaklıkta billur kupalarla dolaşır, onlara ikram ederler. Cennetlikler içeceklerini kendi iştahları ölçüsünce tayin ederler.

Süleyman Ateş

Öyle gümüş kadehler ki onları istedikleri ölçüde takdir etmişlerdir (istedikleri kadar içki alırlar).

Şaban Piriş

Gümüşten yapılmış billurlar.. Miktarlarını kendileri belirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Gümüşten kupalar ki, tam diledikleri ölçüde belirlemişlerdir onları.

Edip-Layth-Martha

Crystal laced with silver, measured accordingly.*

Muhammad Asad

crystal-like, [but] of silver - the measure whereof they alone will determine.*

Rashad Khalifa

Translucent cups, though made of silver; they rightly deserved all this.,

The Monotheist Group

Crystal laced with silver, measured accordingly.