İnsan Sûresi20. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (7 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذاve iƶāve zamanAnd when
2رأيتر ا يREYraeytebaktığınyou look,
3ثمṧemmesonrathen
4رأيتر ا يREYraeytegörürsünyou will see
5نعيمان ع مNAMneǐymenbir ni'metblessings
6وملكام ل كMLKve mulkenve bir mülkand a kingdom
7كبيراك ب رKBRkebīranbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذا رايت ثم رايت نعيما وملكا كبيرا

Arapça (Harekeli)

وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا

Transliterasyon

Ve izâ reeyte semme reeyte naîmen ve mulken kebîrâ(kebîren).

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">tha</span> raayta thamma raaytanaAAeeman wamulkan kabeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ne yana baksan nîmetler görürsün, ne yana baksan, pek büyük ve zevalsiz bir saltanat ve devletler.

Ali Bulaç

Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.

Bayraktar Bayraklı

Orada nereye bakarsan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Diyanet İşleri

Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.

Edip Yüksel

Nereye baksan nimetler ve büyük bir yönetim görürsün.

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk görürsün.

Erhan Aktaş

Nereye baksan orada nimetler, büyük bir mülk ve saltanat görürsün.

Hakkı Yılmaz

(5-22)Şüphesiz, “iyi adamlar”, kâfur katılmış bir tastan içerler, fışkırtıldıkça fışkırtılacak bir pınardan ki ondan, verdikleri sözleri yerine getiren, kötülüğü yayılan bir günden korkan ve “Biz sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz ve sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz; evet, biz asık suratlı ve çatık kaşlı bir günde Rabbimizden korkarız” diyerek Allah sevgisi için/sevmesine rağmen yiyeceği, yoksula ve öksüze ve tutsağa veren Allah'ın kulları içerler. Allah da, bu yüzden onları, o günün kötülüğünden korur; onlara aydınlık ve sevinç rastlayacak, sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve ipekleri verecek; orada tahtlara kurulmuş olarak kalacaklar; orada bir güneş de, dondurucu bir soğuk da görmeyecekler ve bahçenin gölgeleri onların üzerlerine sarkacak ve alçaltıldıkça alçaltılacak. Ve aralarında gümüş bir kap ve billûr kâseler dolaştırılacak, -kendilerinin ayarladığı billûrları gümüştendir-. Ve orada onlar, karışımı zencefil olan bir tastan sulanırlar, orada Selsebil denilen bir pınardan... Ve aralarında büyümez, yaşlanmaz çocuklar dolaşır; onları gördüğünde, saçılmış birer inci sanacaksın! Orayı gördüğünde, mutluluk ve büyük bir mülk ve yönetim göreceksin; üzerlerinde ince, yeşil ipekli, parlak atlastan giysiler olacak; gümüş bileziklerle süslenmiş olacaklar; Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecek. Şüphesiz ki bu, sizin için karşılıktır. Çalışmalarınız da karşılık ödenecek niteliktedir.

Muhammed Esed

ve (nereye) baksan, (yalnız) kutsanmışlık ve aşkın bir düzen göreceksin.

Mustafa İslamoğlu

Nereden bakacak olsan, sınırsız bir nimet deryası ve görkemli bir iktidar göreceksin.

Suat Yıldırım

Hangi tarafa baksan hep nimet, servet, ihtişam, büyük bir saltanat görürsün.

Süleyman Ateş

Orada nereye baksan, bir ni'met ve büyük bir mülk görürsün.

Şaban Piriş

Nereye baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Yaşar Nuri Öztürk

Oraya baktığında nereye göz atsan bir nimet, büyük bir mülk ve yönetim görürsün.

Edip-Layth-Martha

If you look, then you will see a blessing and a great dominion.

Muhammad Asad

and when thou seest [anything that is] there thou wilt see [only] bliss and a realm transcendent

Rashad Khalifa

Wherever you look, you will see bliss, and a wonderful dominion.,

The Monotheist Group

And if you look, then you will see a blessing and a great dominion.