Tevbe/Bara'e Sûresi100. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (25 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1والسابقونس ب قSBGve ssābiḳūneöne geçenlerdenAnd the forerunners,
2الأولونا و لEVLl-evvelūneilk olanlarthe first
3منmine-denamong
4المهاجرينه ج رHCRl-muhācirīneMuhacirler-the emigrants
5والأنصارن ص رNṦRvel'enSārive Ensardanand the helpers
6والذينvelleƶīneve kimselerand those who
7اتبعوهمت ب عTBAttebeǔhumona tabi olan(lar)followed them
8بإحسانح س نḪSNbiiHsāningüzelcein righteousness,
9رضير ض وRŽVraDiyerazı olmuşturAllah is pleased
10اللهllahuAllahAllah is pleased
11عنهمǎnhumonlardanwith them,
12ورضوار ض وRŽVve raDūonlar da razı olmuşlardırand they are pleased
13عنهǎnhuO'ndanwith Him.
14وأعدع د دAD̃D̃ve eǎddeve hazırlamıştırAnd He has prepared
15لهمlehumonlarafor them
16جناتج ن نCNNcennātincennetlerGardens
17تجريج ر يCRYtecrīakanflows
18تحتهات ح تTḪTteHtehāaltlarındanunderneath it
19الأنهارن ه رNHRl-enhāruırmaklarthe rivers,
20خالدينخ ل دḢLD̃ḣālidīnekalacaklarıwill abide
21فيهاfīhāiçindein it
22أبداا ب دEBD̃ebedenebediforever.
23ذلكƶālikeişte budurThat
24الفوزف و زFVZl-fevzukurtuluş(is) the success
25العظيمع ظ مAƵMl-ǎZīmubüyükthe great.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

والسبقون الاولون من المهجرين والانصار والذين اتبعوهم باحسن رضى الله عنهم ورضوا عنه واعد لهم جنت تجرى تحتها الانهر خلدين فيها ابدا ذلك الفوز العظيم

Arapça (Harekeli)

وَالسَّابِقُونَ الْأَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنصَارِ وَالَّذِينَ اتَّبَعُوهُم بِإِحْسَانٍ رَّضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَأَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي تَحْتَهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

Transliterasyon

Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ıhsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm|u|.

Transliteration (Eng.)

Wa<span class="b">al</span>ss<span class="u">a</span>biqoona al-awwaloonamina almuh<span class="u">a</span>jireena wa<span class="b">a</span>l-an<span class="u">sa</span>ri wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eenaittabaAAoohum bi-i<span class="u">h</span>s<span class="u">a</span>nin ra<span class="u">d</span>iya All<span class="u">a</span>huAAanhum wara<span class="u">d</span>oo AAanhu waaAAadda lahum jann<span class="u">a</span>tintajree ta<span class="u">h</span>tah<span class="u">a</span> al-anh<span class="u">a</span>ru kh<span class="u">a</span>lideenafeeh<span class="u">a</span> abadan <span class="u">tha</span>lika alfawzu alAAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">u</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Muhâcirlerle ensârdan ilk olarak inanmada ileri dereceyi alanlarla iyilikte onlara uyanlara gelince: Allah onlardan râzı olmuştur, onlar da ondan râzı olmuşlardır ve onlara, kıyılarından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır, orada ebedi kalır onlar. Budur en büyük kurtuluş ve saâdet.

Ali Bulaç

Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar; Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır ve (Allah) onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.

Bayraktar Bayraklı

Muhacir ve ensarın ilkleri ile güzel davranmada onlara uyanlardan Allah razı olmuştur. Onlar da O'ndan memnun olmuştur. Allah onlara, içinde süreli kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri hazırlamıştır. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Diyanet İşleri

(İslam dinine girme hususunda) öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.

Edip Yüksel

Göç edenlerin (muhacir) ve yardımcıların (ensar) öncülerinden ve onları güzelce izleyenlerden ALLAH razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Onlara, içlerinde ırmaklar akan ve ebedî kalacakları bahçeler hazırlamıştır. İşte büyük zafer budur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Muhacir ve Ensar'dan İslâm'a ilk önce girenlerin başta gelenleri ve iyi amellerle onların ardınca gidenler var ya, işte Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah'dan razı oldular ve onlara, altlarında ırmaklar akan cennetler hazırladı ki, içlerinde ebedi kalacaklar. İşte büyük ve muhteşem kurtuluş budur.

Erhan Aktaş

Muhacir* ve Ensar’dan*, ilklerden olan ve önde gelenlerle ve iyilikte onları izleyenlerden Allah razı olmuştur. Onlar da O’ndan razı olmuştur. Onlara, içinde aralıksız ve sürekli kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. İşte büyük başarı budur.

Hakkı Yılmaz

Muhacir ve Ensar'dan ilk önce öne geçenler ve iyileştirme-güzelleştirme ile onları izleyen kimseler; Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı oldular. Ve Allah onlara, içlerinde temelli kalıcılar olarak altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte bu, büyük bir kurtuluştur.

Muhammed Esed

Zulüm ve kötülüğün egemen olduğu diyardan göç edenler ile Din'e sahip çıkan ve koruyanların ilklerine, önde gelenlerine ve bir de iyilik/doğruluk (yolun)da onları izleyenlere gelince, Allah onlardan hoşnuttur; onlar da Allah'tan. Ve O, onlar için içlerinde yerleşip sonsuza kadar yaşayacakları, derelerin, ırmakların çağıldadığı hasbahçeler hazırlamıştır: İşte en büyük bahtiyarlık budur!

Mustafa İslamoğlu

Muhacirler'in ve Ensar'ın önderlik yapan ilklerine ve iyilik yolunda onların izini takip edenlere gelince: Allah onlardan razı, onlar da Allah'tan razı olmuştur; ve onlar için zemininden ırmaklar çağlayan ebedi kalacakları Cennetler hazırlamıştır: işte budur büyük mutluluk.

Suat Yıldırım

İslâm'da birinci dereceyi kazanan Muhacirler ve Ensar ile onlara güzelce tâbi olanlar yok mu? Allah onlardan razı, onlar da Allah'tan râzı oldular. Allah onlara içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırladı. Onlar oralara devamlı kalmak üzere gireceklerdir. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı! [5, 119; 59, 9]

Süleyman Ateş

Muhacirlerden ve Ensardan (İslam'a girmekte) ilk öne geçenler ile bunlara güzelce tabi olanlar... Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. (Allah) onlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.

Şaban Piriş

Muhacir, Ensar ve onlara iyi yolda tabi olanlardan ilk önce koşanlardan Allah hoşnut olmuştur. Onlar da Allahtan hoşnut olmuşlardır. Allah onlara altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük mutluluk budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Muhacirlerden ve Ensar'dan ilklerle, güzel düşünüp güzel davranmada onları izleyenler var ya, Allah onlardan razı olmuştur; onlar da O'ndan razıdırlar. Onlara altlarından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Sonsuza dek hep orada kalacaklardır. Büyük kurtuluş işte budur!

Edip-Layth-Martha

The pioneers of the emigrants and the supporters, and those who followed them in kindness; God has accepted them, and they have accepted Him; and He prepared for them gardens with rivers flowing beneath in which they will abide eternally. Such is the great success.

Muhammad Asad

And as for the first and foremost of those who have forsaken the domain of evil and of those who have sheltered and succoured the Faith,* as well as those who follow them in [the way of] righteousness - God is well-pleased with them, and well--pleased are they with Him. And for them has He readied gardens through which running waters flow, therein to abide beyond the count of time: this is the triumph supreme!

Rashad Khalifa

As for the early vanguards who immigrated (Muhajerin), and the supporters who gave them refuge (Ansar) and those who followed them in righteousness, GOD is pleased with them, and they are pleased with Him. He has prepared for them gardens with flowing streams, wherein they abide forever. This is the greatest triumph.,

The Monotheist Group

And those who came early and quickly from among the emigrants and the supporters, and those who followed them in goodness; God has accepted them, and they have accepted Him; and He has prepared for them estates with rivers flowing beneath them, abiding therein eternally. Such is the great triumph.