Tevbe/Bara'e Sûresi107. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والذين | — | velleƶīne | And those who | |
| 2 | اتخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | tteḣaƶū | edinenler var | take |
| 3 | مسجدا | س ج دSCD̃ | mesciden | bir mescid | a masjid |
| 4 | ضرارا | ض ر رŽRR | Dirāran | zarar vermek (için) | (for causing) harm |
| 5 | وكفرا | ك ف رKFR | ve kufran | ve nankörlük etmek (için) | and (for) disbelief, |
| 6 | وتفريقا | ف ر قFRG | ve tefrīḳan | ve ayrılık sokmak (için) | and (for) division |
| 7 | بين | ب ي نBYN | beyne | arasını | among |
| 8 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | mü'minlerin | the believers, |
| 9 | وإرصادا | ر ص دRṦD̃ | ve irSāden | ve gözetlemek (için) | and (as) a station |
| 10 | لمن | — | limen | kimseyi | for whoever |
| 11 | حارب | ح ر بḪRB | Hārabe | savaşan | warred |
| 12 | الله | — | llahe | Allah | (against) Allah |
| 13 | ورسوله | ر س لRSL | ve rasūlehu | ve Elçisiyle | and His Messenger |
| 14 | من | — | min | before. | |
| 15 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | önceden | before. |
| 16 | وليحلفن | ح ل فḪLF | veleyeHlifunne | ve yemin edecekler | And surely they will swear, |
| 17 | إن | — | in | """Not" | |
| 18 | أردنا | ر و دRVD̃ | eradnā | biz istemedik | we wish |
| 19 | إلا | — | illā | başkasını | except |
| 20 | الحسنى | ح س نḪSN | l-Husnā | iyilik(ten) | "the good.""" |
| 21 | والله | — | vallahu | oysa Allah | But Allah |
| 22 | يشهد | ش ه دŞHD̃ | yeşhedu | şahidtir | bears witness |
| 23 | إنهم | — | innehum | onların | indeed, they |
| 24 | لكاذبون | ك ذ بKZ̃B | lekāƶibūne | yalan söylediklerine | (are) surely liars. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والذين اتخذوا مسجدا ضرارا وكفرا وتفريقا بين المومنين وارصادا لمن حارب الله ورسوله من قبل وليحلفن ان اردنا الا الحسنى والله يشهد انهم لكذبون
Arapça (Harekeli)
وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْرِيقًا بَيْنَ الْمُؤْمِنِينَ وَإِرْصَادًا لِّمَنْ حَارَبَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ مِن قَبْلُ وَلَيَحْلِفُنَّ إِنْ أَرَدْنَا إِلَّا الْحُسْنَى وَاللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
Transliterasyon
Vellezînettehazû mesciden dırâren ve kufren ve tefrîkan beynel mu’minîne ve irsâden li men hâreballâhe ve resûlehu min kabl|u|, ve le yahlifunne in erednâ illelhusnâ, vallâhu yeşhedu innehum le kâzibûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena ittakha<span class="u">th</span>oomasjidan <span class="u">d</span>ir<span class="u">a</span>ran wakufran watafreeqan baynaalmu/mineena wa-ir<span class="u">sa</span>dan liman <span class="u">ha</span>raba All<span class="u">a</span>hawarasoolahu min qablu walaya<span class="u">h</span>lifunna in aradn<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span>al<span class="u">h</span>usn<span class="u">a</span> wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yashhadu innahum lak<span class="u">ath</span>iboon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Zarar vermek, kâfirlikte bulunmak, inananların aralarını açmak, daha önce Allah'la ve Peygamberiyle savaşanın gelmesini gözlemek için mescit kuranlara gelince: Biz ancak iyilik istemekteyiz diye yemin edecekler ve Allah'sa tanıklık etmektedir ki onlar yalancıdır.
Ali Bulaç
Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Bir de şunlar var: Zarar vermek için, nankörlük için, inananları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve Rasûlü ile savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için tutup bir mescid yapmışlardır. “İyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz” diye, gerile gerile yemin de ederler. Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Diyanet İşleri
(Münafıklar arasında) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakkı) inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resulüne karşı savaşmış olan adamı beklemek için bir mescid kuranlar ve: (Bununla) iyilikten başka birşey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır. Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.
Edip Yüksel
Zarar vermek, inkârcılığı uygulamak, gerçeği onaylayanların arasını açmak ve önceden ALLAH ve elçisiyle savaşmış olanlara bir gözetleme yeri hazırlamak için mescit kullananlar da var. "Amacımız sadece iyiliktir" diye yemin ederler. ALLAH onların yalancılığına tanıktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de müslümanlara zarar vermek, kâfirlik etmek ve müslümanların arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resulü'ne karşı savaş açmış olanı beklemek için mescid yapanlar var. "İyilikten başka bir maksadımız yoktu." diye yemin de edecekler. Fakat bunların kesinlikle yalancı olduklarına Allah şahittir.
Erhan Aktaş
Zarar vermek, gerçeğin üzerini örtmek, nifak* çıkarmak, Allah ve Rasul’üne karşı daha önce savaşanlara gözcülük yapmak* üzere bir mescit yapan kimseler: “Biz yalnızca iyilik yapmak istedik.” diye yemin ederler. Oysaki Allah, onların yalan söylediklerine tanıktır.
Hakkı Yılmaz
Ve zarar vermek, küfür; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmek, Mü’minlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Elçisi'ne karşı savaş açmış; bozum yapmaya teşebbüs etmiş olanlara gözcülük etmek için mescit yapan şu kimseler, “Biz, en güzelden başka bir şey istemedik” diye yemin de ederler. Allah da tanıklık eder ki şüphesiz bunlar, kesinlikle yalancılardır.
Muhammed Esed
VE (birtakım) zararlı eylemlerde bulunmak, dinden çıkmayı örgütlemek, müminler arasına ayrılık sokmak ve başından beri Allah ve O'nun Elçisi'ne karşı savaş tavrı içinde bulunanlara bir gözetleme yeri sağlamak için (ayrı) bir mâbed kuran (münafık)lar (var). Bunlar (ey inananlar, size) muhakkak ki, şöyle yemin edecekler: "Biz (bununla) sadece iyilerin iyisini yapmak istemiştik!" Oysa, Allah onların yalancılar olduğuna (Bizzat) tanıktır.
Mustafa İslamoğlu
Ayrıca, zarar vermek, inkarda direnmek, inananlar arasına ayrılık sokmak ve öteden beri Allah ve O'nun Elçisi'ne savaş açan kimseler adına gözetleme yapmak amacıyla ibadethane inşa edenler var. Üstelik onlar, "Amacımız daha güzelini ortaya koymaktır" diye ısrarla yemin ederler; ama Allah şahittir ki onlar, kesinlikle yalancıdırlar:
Suat Yıldırım
Bir de şunlar var ki: müminlere zarar vermek için, küfür ve küfranı yaymak için, müminlerin arasına ayrılık sokmak için ve daha önce Allah ve Resulüne savaş açmış adamı buyur etmek için, tuttular bir mescid yaptılar. Bütün bunlardan sonra onlar: “Bundan, iyilikten başka maksat gütmedik. ” diye yemin edeceklerdir. Allah şahit ki bunlar kesinlikle yalancıdırlar. *
Süleyman Ateş
(Seferden geri kalanlar arasında) Zarar vermek, nankörlük etmek, mü'minlerin arasını açmak ve önceden Allah ve Elçisiyle savaşmış olan(adamın gelmesin)i gözetlemek için bir mescid yapanlar da var. "İyilikten başka bir niyetimiz yoktu" diye de yemin edecekler. Oysa Allah onların yalan söylediklerine şahidtir.*
Şaban Piriş
Zarar vermek, inkar etmek, müminler arasında tefrika çıkarmak, Allah ve Resulüne karşı daha önce savaşanlara gözcülük yapmak üzere bir mescit yapan kimseler: Biz, yalnızca iyilik yapmak istedik. diye yemin ederler. Onların kesinlikle yalancı olduklarına Allah şahitlik eder.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir de şunlar var: Tutup bir mescit yapmışlardır: Zarar vermek için, nankörlük için, insanları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve resulüyle savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için. "İyilik ve güzellikten başka birşey istemiş değiliz" diye gerile gerile yemin de edecekler. Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Edip-Layth-Martha
There are those who establish a temple to do harm and cause rejection, to cause division among those who acknowledge, and as an outpost for those who fought God and His messenger before. They will swear that they only wanted to do good, but God bears witness that they are liars.
Muhammad Asad
AND [there are hypocrites] who have established a [separate] house of worship in order to create mischief, and to promote apostasy and disunity among the believers, and to provide an outpost for all who from the outset have been warring against God and His Apostle.* And they will surely swear [to you, O believers], "We had but the best of intentions!" -the while God [Himself] bears witness that they are lying.*
Rashad Khalifa
There are those who abuse the masjid by practicing idol worship, dividing the believers, and providing comfort to those who oppose GOD and His messenger. They solemnly swear: "Our intentions are honorable!" GOD bears witness that they are liars.*,
The Monotheist Group
And there are those who have taken a temple to do harm and cause rejection, and to divide between the believers, and as an outpost for those who fought God and His messenger before. They will swear that they only wanted to do good, and God bears witness that they are liars.