Tevbe/Bara'e Sûresi40. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (43 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إلاillāeğerIf not
2تنصروهن ص رNṦRtenSurūhusiz ona yardım etmezsenizyou help him,
3فقدfeḳadiyi bilin kicertainly,
4نصرهن ص رNṦRneSarahuona yardım etmiştiAllah helped him,
5اللهllahuAllahAllah helped him,
6إذhaniwhen
7أخرجهخ ر جḢRCeḣracehu(Mekke'den) çıkardıklarındadrove him out
8الذينelleƶīnekimselerthose who
9كفرواك ف رKFRkeferūinkar eden(ler)disbelieved,
10ثانيث ن يS̃NYṧāniyeikincisiydithe second
11اثنينث ن يS̃NYṧneyniiki kişiden(of) the two,
12إذikenwhen
13هماhumāikisithey both
14في(were) in
15الغارغ و رĞVRl-ğārimağaradathe cave,
16إذhaniwhen
17يقولق و لGVLyeḳūludiyorduhe said
18لصاحبهص ح بṦḪBliSāHibihiarkadaşınato his companion,
19لا"""(Do) not"
20تحزنح ز نḪZNteHzenüzülmegrieve,
21إنinneşüphesizindeed,
22اللهllaheAllahAllah
23معناmeǎnābizimle beraberdir"(is) with us."""
24فأنزلن ز لNZLfeenzele(İşte o zaman) indirdiThen Allah sent down
25اللهllahuAllahThen Allah sent down
26سكينتهس ك نSKNsekīnetehusekinesiniHis tranquility
27عليهǎleyhionun üzerineupon him,
28وأيدها ي دEYD̃ve eyyedehuve onu desteklediand supported him
29بجنودج ن دCND̃bicunūdinaskerlerlewith forces
30لمlemwhich you did not see,
31تروهار ا يREYteravhāsizin görmediğinizwhich you did not see,
32وجعلج ع لCALve ceǎleve kıldıand made
33كلمةك ل مKLMkelimetesözünü(the) word
34الذينelleƶīnekimselerin(of) those who
35كفرواك ف رKFRkeferūinanmayan(ların)disbelieved
36السفلىس ف لSFLs-suflāalçakthe lowest,
37وكلمةك ل مKLMvekelimetuve sözü isewhile (the) Word
38اللهllahiAllah'ın(of) Allah
39هيhiyeoit (is)
40العلياع ل وALVl-ǔlyāyüce olandırthe highest.
41واللهvallahuve AllahAnd Allah
42عزيزع ز زAZZǎzīzundaima üstündür(is) All-Mighty,
43حكيمح ك مḪKMHakīmunhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

الا تنصروه فقد نصره الله اذ اخرجه الذين كفروا ثانى اثنين اذ هما فى الغار اذ يقول لصحبه لا تحزن ان الله معنا فانزل الله سكينته عليه وايده بجنود لم تروها وجعل كلمة الذين كفروا السفلى وكلمة الله هى العليا والله عزيز حكيم

Arapça (Harekeli)

إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللَّهُ إِذْ أَخْرَجَهُ الَّذِينَ كَفَرُوا ثَانِيَ اثْنَيْنِ إِذْ هُمَا فِي الْغَارِ إِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِهِ لَا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا فَأَنزَلَ اللَّهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ وَأَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَّمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذِينَ كَفَرُوا السُّفْلَى وَكَلِمَةُ اللَّهِ هِيَ الْعُلْيَا وَاللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Transliterasyon

İlla tensurûhu fe kad nasarahullâhu iz ahrecehullezîne keferû sâniyesneyni iz humâ fîl gâri iz yekûlu li sâhibihî lâ tahzen innallâhe meanâ, fe enzelallâhu sekînetehu aleyhi ve eyyedehu bicunûdin lem terevhâ ve ceale kelimetellezîne keferûs suflâ, ve kelimetullâhi hiyel ulyâ vallâhu azîzun hakîm (hakîmun).

Transliteration (Eng.)

Ill<span class="u">a</span> tan<span class="u">s</span>uroohu faqad na<span class="u">s</span>arahuAll<span class="u">a</span>hu i<span class="u">th</span> akhrajahu alla<span class="u">th</span>eena kafaroo th<span class="u">a</span>niyaithnayni i<span class="u">th</span> hum<span class="u">a</span> fee algh<span class="u">a</span>ri i<span class="u">th</span>yaqoolu li<span class="u">sah</span>ibihi l<span class="u">a</span> ta<span class="u">h</span>zan inna All<span class="u">a</span>hamaAAan<span class="u">a</span> faanzala All<span class="u">a</span>hu sakeenatahu AAalayhiwaayyadahu bijunoodin lam tarawh<span class="u">a</span> wajaAAala kalimata alla<span class="u">th</span>eenakafaroo a<span class="b">l</span>ssufl<span class="u">a</span> wakalimatu All<span class="u">a</span>hi hiyaalAAuly<span class="u">a</span> wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu AAazeezun <span class="u">h</span>akeem<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Siz ona yardım etmezseniz hatırlayın o zamanı ki kâfirler, onu yurdundan çıkardıkları zaman yardım etmişti ona. O, iki kişinin ikincisiydi ancak ve hani ikisi de mağaradaydılar, arkadaşına, mahzun olma demişti, şüphe yok ki Allah, bizimle berâberdir. Şüphe yok ki Allah, ona mânevî bir kuvvet ve huzur vermişti ve onu, sizin görmediğiniz ordularla kuvvetlendirmişti ve kâfir olanların sözlerini alçaltmıştı, Allah'ın sözüyse zâten yüceydi ve Allah, her şeye üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Ali Bulaç

Siz Ona (Peygambere) yardım etmezseniz, Allah Ona yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak Onu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah Ona 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, Onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, Yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer siz Peygambere yardım etmezseniz, iyi biliniz ki, Allah ona yardım etmişti: Hani iki kişiden biri olduğu halde, inkâr edenler kendisini Mekke'den çıkardıkları sırada ikisi mağarada iken arkadaşına, “Üzülme, Allah bizimle beraberdir!” diyordu. Bunun üzerine Allah, ona güven duygusunu indirmiş ve kendisini sizin görmediğiniz ordularla desteklemişti de inanmayanların sözünü alçaltmıştı. Yüce olan yalnızca Allah'ın sözüdür. Allah daima üstündür, işlerini yerli yerinde yapandır.

Diyanet İşleri

Eğer siz ona (Resulullah'a) yardım etmezseniz (bu önemli değil); ona Allah yardım etmiştir: Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den) çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; o, arkadaşına. Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu. Bunun üzerine Allah ona (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kafir olanların sözünü alçalttı. Allah'ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir.*

Edip Yüksel

Siz ona yardım etmezseniz, ALLAH ona yardım etmişti. (Örneğin) kâfirler onu, ikinin ikincisi olarak çıkarmışlardı. Hani ikisi mağarada iken, arkadaşına, "Üzülme, ALLAH bizimle beraberdir" diyordu… ALLAH ona huzur ve güven indirdi; görmediğiniz ordularla destekleyerek inkârcıların sözünü alçalttı. Yüce olan, yalnızca ALLAH'ın sözüdür. ALLAH Üstündür, Bilgedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, Allah ona yardım eder. Hani o kâfirler, onu Mekke'den çıkardıkları vakit sadece iki kişiden biri iken, ikisi de mağarada bulundukları sırada arkadaşına "Üzülme, çünkü Allah bizimledir." diyordu. Allah onun kalbine sükûnet ve kuvvet indirmişti ve onu görmediğiniz bir orduyla desteklemişti. Kâfirlerin sözünü alçaltmıştı. Yüce olan Allah'ın kelimesidir. Ve Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.

Erhan Aktaş

Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani gerçeği yalanlayan nankörler onu çıkardıklarında* iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: “Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir.” demişti. Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti. Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir.

Hakkı Yılmaz

Eğer siz, Elçi'ye yardım etmezseniz, bilin ki Allah O'na kesinlikle yardım etmiştir. Hani o kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş kişiler, o'nu ikinin ikincisi olarak çıkarmışlardı. Hani ikisi mağarada idiler. Hani O, arkadaşına “Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir” diyordu. Bunun üzerine Allah, O'nun üzerine kalbi teskin eden güven ve yatışma duygularını/morallerini içlerine koymuş, O'nu sizin görmediğiniz askerlerle güçlendirmiş ve kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kişilerin sözünü en alçak yapmıştı. Allah'ın kelimesi de en yücenin ta kendisidir. Ve Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.

Muhammed Esed

Eğer siz Elçi'ye yardım etmezseniz, o zaman (bilin ki) ona (yine) Allah (yardım edecektir, tıpkı,) o hakkı inkara şartlanmış olan kimseler onu yurdundan sürüp çıkardıkları zaman yardım etti(ği gibi); (ki o gün) (o yalnızca) iki kişiden biriydi: ve bu iki kişi (saklandıkları) mağaradayken Elçi arkadaşına: "Üzülme" dedi, "Allah bizimle beraberdir". Ve derken Allah ona katından bir sükûnet/bir güven duygusu bahşetti, onu sizin göremeyeceğiniz güçlerle destekledi ve (böylece,) hakkı inkara şartlanmış olanların dâvâsını bütünüyle yere düşürdü, Allah'ın dâvâsı ise (böylece her zamanki gibi) üstün ve yüce kaldı: çünkü Allah, kudretçe en üstün, hüküm ve hikmetçe en uludur.

Mustafa İslamoğlu

Eğer ona destek vermezseniz, unutmayın ki ona Allah yardım edecektir: inkarda direnenler onu sürüp çıkardıkları zaman (Muhammed sadece) iki kişiden biriydi. Hani o ikisi mağaradayken, o arkadaşına "Tasalanma, Allah bizimle beraberdir!" demişti de, bunun üzerine Allah ona katından bir sükunet indirmiş ve onu sizin göremediğiniz güçlerle takviye etmişti: böylece inkarda ısrar edenlerin davasını alçalttı, Allah'ın davasıysa en yüce olma konumunu korudu; çünkü Allah'tı her işinde mükemmel olan, her hükmünde üstün hikmetler bulunan.

Suat Yıldırım

Eğer Siz Peygambere yardımcı olmazsanız, Allah vaktiyle ona yardım ettiği gibi yine yardım eder. Hani kâfirler onu Mekke'den çıkardıklarında, iki kişiden biri olarak mağarada iken arkadaşına: “Hiç tasalanma, zira Allah bizimle beraberdir. ” diyordu. Derken Allah onun üzerine sekinetini, huzur ve güven duygusunu indirdi ve onu, görmediğiniz ordularla destekledi. Kâfirlerin dâvasını alçalttı. Allah'ın dini ise zaten yücedir. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).*

Süleyman Ateş

Eğer siz o(Hak elçisi)ne yardım etmezseniz, iyi bilin ki, Allah ona yardım etmişti: Hani yalnız iki kişiden biri olduğu halde, inkar edenler kendisini (Mekke'den) çıkardıkları sırada ikisi mağarada iken arkadaşına "Üzülme, Allah bizimle beraberdir!"diyordu. (İşte o zaman) Allah (ona yardım etti) onun üzerine sekine(huzur ve güven duygu)sunu indirdi ve onu, sizin görmediğiniz askerlerle destekledi; inanmayanların sözünü alçattı. Yüce olan, yalnız Allah'ın sözüdür. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Şaban Piriş

Ona yardım etmezseniz, bilin ki kafirler Onu Mekkeden çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah Ona yardım etmişti. Arkadaşına: -Üzülme, Allah bizimle beraberdir, diyordu. Allah, Ona güven vermiş ve Onu görmediğiniz askerlerle desteklemiştir. Kafirlerin sözünü alçaltmıştır. Allah sözü en yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer siz ona yardım etmezseniz bilin ki, Allah ona zaten yardım etmişti. Hani küfredenler onu iki kişinin ikincisi olarak yurdundan çıkardıklarında, mağarada bulundukları bir sırada arkadaşına şöyle diyordu: "Tasalanma, Allah bizimle." Bunun üzerine Allah ona sükunet indirmiş ve kendisini sizin görmediğiniz ordularla desteklemişti de küfre sapanların sözünü sefil kılıp alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise yüce olanın ta kendisidir. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

Edip-Layth-Martha

If you do not help him, then God has helped him. When those who rejected expelled him, he was one of only two, and when both were in the cave, he said to his friend: "Do not grieve, for God is with us." So God sent down tranquility over him and He supported him with soldiers that you did not see, and He made the word of those who rejected be the lowest, and God's word be the highest. God is Noble, Wise.

Muhammad Asad

If you do not succour the Apostle,* then [know that God will do so -just as] God succoured him at the time when those who were bent on denying the truth drove him away, [and he was but] one of two:* when these two were [hiding] in the cave, [and] the Apostle said to his companion, "Grieve not: verily, God is with us."* And thereupon God bestowed upon him from on high His (gift of] inner peace,* and brought utterly low the cause of those who were bent on denying the truth, whereas the cause of God remained supreme:* for God is almighty, wise.

Rashad Khalifa

If you fail to support him (the messenger), GOD has already supported him. Thus, when the disbelievers chased him, and he was one of two in the cave, he said to his friend, "Do not worry; GOD is with us." GOD then sent down contentment and security upon him, and supported him with invisible soldiers. He made the word of the disbelievers lowly. GOD's word reigns supreme. GOD is Almighty, Most Wise.,

The Monotheist Group

If you do not help him, then God has helped him. When those who rejected expelled him, he was one of only two, and when they were in the cave, he said to his friend: "Do not grieve, for God is with us." So God sent down His tranquility over him and He supported him with soldiers that you did not see, and He made the word of those who rejected be the lowest, and the word of God be the highest. God is Noble, Wise.