Tevbe/Bara'e Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنما | — | innemā | ancak | Only |
| 2 | يستأذنك | ا ذ نEZ̃N | yeste'ƶinuke | senden izin isterler | ask your leave |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 4 | لا | — | lā | (do) not | |
| 5 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanmayan | believe |
| 6 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 7 | واليوم | ي و مYVM | velyevmi | ve gününe | and the Day |
| 8 | الآخر | ا خ رEḢR | l-āḣiri | ahiret | the Last, |
| 9 | وارتابت | ر ي بRYB | vertābet | ve kuşkuya düşen | and (are in) doubts |
| 10 | قلوبهم | ق ل بGLB | ḳulūbuhum | kalbleri | their hearts, |
| 11 | فهم | — | fehum | kendileri | so they |
| 12 | في | — | fī | içinde | in |
| 13 | ريبهم | ر ي بRYB | raybihim | şüpheleri | their doubts |
| 14 | يترددون | ر د دRD̃D̃ | yeteraddedūne | bocalayıp duranlar | they waver. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انما يستذنك الذين لا يومنون بالله واليوم الءاخر وارتابت قلوبهم فهم فى ريبهم يترددون
Arapça (Harekeli)
إِنَّمَا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَارْتَابَتْ قُلُوبُهُمْ فَهُمْ فِي رَيْبِهِمْ يَتَرَدَّدُونَ
Transliterasyon
İnnemâ yeste´zinulkellezîne lâ yu´minûne billâhi vel yevmil âhiri vertâbet kulûbuhum fe hum fî reybihim yetereddedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Innam<span class="u">a</span> yasta/<span class="u">th</span>inuka alla<span class="u">th</span>eenal<span class="u">a</span> yu/minoona bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">a</span>lyawmi al-<span class="u">a</span>khiriwa<span class="b">i</span>rt<span class="u">a</span>bat quloobuhum fahum fee raybihimyataraddadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Senden ancak Allah'a ve son güne inanmayıp yürekleri şüpheye düşenler ve şüpheleri içinde tereddüde düşüp bocalayanlar izin isterler.
Ali Bulaç
Senden, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri kuşkuya kapılıp, kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister.
Bayraktar Bayraklı
Senden, ancak Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, gönüllerini şüpheye kaptıran kimseler geri kalmak için izin ister.
Diyanet İşleri
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp, kuşkuları içinde bocalayanlar senden izin isterler.
Edip Yüksel
Ancak ALLAH'a ve ahiret gününü onaylamayanlar senden izin ister. Kalpleri kuşku ile doludur. Onlar kuşkuları içinde bocalamaktadırlar.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Senden izin isteyenler, olsa olsa Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlar olabilir. Onların kalbleri hep işkillidir. Bundan dolayı şüphe içinde bocalayıp dururlar.
Erhan Aktaş
Doğrusu, senden, ancak Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanmayanlar ve kalpleri şüpheye düşüp, şüphe içinde bocalayanlar sefere çıkmamak için izin isterler.
Hakkı Yılmaz
Senden izin isteyenler, sadece Allah'a ve âhiret gününe inanmayan ve kalpleri şüpheye düşüp de şüphelerinin içinde bocalayıp duran kişilerdir.
Muhammed Esed
Yalnızca, Allah'a ve Ahiret Günü'ne (yürekten) inanmayanlar senden bağışıklık isterler; ve bir de kendilerini şüphe ve tereddüdün eline kaptırıp da kararsızlık içinde bir o yana bir bu yana gidip gelenler.
Mustafa İslamoğlu
Yalnızca Allah'a ve Ahiret Günü'ne (yürekten) güvenip inanmayan kimseler senden (cihada) katılma izni isterler; zira onların kalpleri kuşkuya teslim olmuştur, bu yüzden (katılsak mı, katılmasak mı diye) derin tereddütler içerisinde bocalayıp dururlar.
Suat Yıldırım
Senden katılmamak için izin isteyenler sadece Allah'ı ve âhireti tasdik etmeyenler, kalpleri şüphe ile çalkalanıp şüpheleri içinde bocalayıp duranlardır.
Süleyman Ateş
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalbleri kuşkuya düşmüş ve şüpheleri içinde bocalayıp duranlar, (geri kalmak için) senden izin isterler.
Şaban Piriş
Ancak Allaha ve ahiret gününe iman etmeyen, kalpleri şüpheye düşüp, şüphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlar, kalpleri kuşkuyla karışmış olup da işkilleri içinde çalkanıp duranlar, sefere katılmamak için senden izin isterler.
Edip-Layth-Martha
Those who ask leave are the ones who do not acknowledge God and the Last day, and their hearts are in doubt. In their doubts they are wavering.*
Muhammad Asad
only those ask thee for exemption who do not [truly] believe in God and the Last Day and whose hearts have become a prey to doubt, so that in their doubting they waver between one thing and another.
Rashad Khalifa
The only people who wish to be excused are those who do not really believe in GOD and the Last Day. Their hearts are full of doubt, and their doubts cause them to waver.,
The Monotheist Group
Those who ask leave are the ones who do not believe in God and the Last Day, and their hearts are in doubt. In their doubts they are wavering.