Yunus Sûresi101. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (14 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قلق و لGVLḳulide kiSay,
2انظروان ظ رNƵRnZurūbir bakın"""See,"
3ماذاmāƶāneler olduğunawhat
4في(is) in
5السماواتس م وSMVs-semāvātigöklerdethe heavens
6والأرضا ر ضERŽvel'erDive yerde"and the earth."""
7وماvemāBut not
8تغنيغ ن يĞNYtuğnībir şey kazandırmazwill avail
9الآياتا ي يEYYl-āyātuayetlerthe Signs
10والنذرن ذ رNZ̃Rve nnuƶuruve uyarılarand the warners
11عنǎnto
12قومق و مGVMḳavminbir topluluğaa people
13لا(who do) not
14يؤمنونا م نEMNyu'minūneiman etmeyenbelieve.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قل انظروا ماذا فى السموت والارض وما تغنى الءايت والنذر عن قوم لا يومنون

Arapça (Harekeli)

قُلِ انظُرُوا مَاذَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا تُغْنِي الْآيَاتُ وَالنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ

Transliterasyon

Kulinzurû mâzâ fîs semâvâti vel ard|ı|, ve mâ tugnîl âyâtu ven nuzuru an kavmin lâ yu’minûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Quli on<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroo m<span class="u">atha</span>fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>i wam<span class="u">a</span>tughnee al-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tu wa<span class="b">al</span>nnu<span class="u">th</span>uru AAanqawmin l<span class="u">a</span> yu/minoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Bir bakın da görün, neler var göklerde ve yeryüzünde. Fakat bunca deliller, bunca korkutan peygamberler, inanmayan topluluğa ne fayda eder?

Ali Bulaç

De ki: "Göklerde ve yerde ne var? Bir bakıverin." İman etmeyen bir topluluğa apaçık ayetler ve uyarmalar bir şey sağlamaz.

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bakın da ders alın!” Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.

Diyanet İşleri

De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bakın (da ibret alın!)" Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.

Edip Yüksel

De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bir bakın! Gerçeği onaylamayan bir topluma deliller ve uyarılar kâr etmez."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: "Göklerde ve yerde olup bitenlere dikkatle bakın!" Fakat o uyarmalar ve o âyetler, iman etmeyen bir kavme fayda vermez ki!

Erhan Aktaş

De ki: “Göklerde ve yerde olanlara ibretle bir bakın!” Ancak o apaçık ayetler* ve uyarılar iman etmeyecek bir halka yarar sağlamaz.

Hakkı Yılmaz

De ki: “Göklerde ve yerde ne var bir bakın!” –Ve iman etmeyecek bir topluluğa apaçık âyetler/alâmetler/ göstergeler ve uyarmalar bir şey sağlamaz/ uyarmalar ne sağlar?–

Muhammed Esed

De ki: "Göklerde ve yerde var olanlara bakın da düşünün!" Ne var ki, inanmayacak olan bir topluma ne ayetlerin, ne de uyarmaların bir yararı dokunabilir!

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Göklerde ve yerde nelerin bulunduğuna bir bakınız!" Ne ki, iman etmemekte direnen bir topluma, ne ayetlerin ne de uyarıların hiçbir yararı olmaz.

Suat Yıldırım

De ki: “Göklerde ve yerde neler ve neler var, bir baksanıza! ” Fakat bunca işaretler ve uyarılar iman etmeyecek kimselere ne fayda verir ki?

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde olanlara bakın! de; ama o ayetler ve uyarılar, inanmayacak bir kavme yarar sağlamaz.

Şaban Piriş

“Göklerde ve yerde neler var bir bakın!” de inanmayacak bir topluma ayetler ve uyarmalar fayda vermez.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Göklerde ve yerde neler var / neler oluyor, bir bakın!" O ayetler ve uyarılar iman etmeyen bir toplumun hiçbir işine yaramaz.

Edip-Layth-Martha

Say, "Look at all that is in the heavens and the earth." But what good are the signs and warnings to a people who do not acknowledge?

Muhammad Asad

Say: "Consider whatever there is in the heavens and on earth!" But of what avail could all the messages and all the warnings be to people who will not believe?

Rashad Khalifa

Say, "Look at all the signs in the heavens and the earth." All the proofs and all the warnings can never help people who decided to disbelieve.,

The Monotheist Group

Say: "Look at all that is in the heavens and the earth." But what good are the signs and warnings to a people who do not believe?