Yunus Sûresi12. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve ne zaman ki | And when |
| 2 | مس | م س سMSS | messe | dokunduğunda | touches |
| 3 | الإنسان | ا ن سENS | l-insāne | insana | the man |
| 4 | الضر | ض ر رŽRR | D-Durru | bir darlık | the affliction |
| 5 | دعانا | د ع وD̃AV | deǎānā | bize dua eder | he calls Us, |
| 6 | لجنبه | ج ن بCNB | licenbihi | yan yatarken | (lying) on his side |
| 7 | أو | — | ev | veya | or |
| 8 | قاعدا | ق ع دGAD̃ | ḳāǐden | otururken | sitting |
| 9 | أو | — | ev | yahut | or |
| 10 | قائما | ق و مGVM | ḳāimen | ayakta | standing. |
| 11 | فلما | — | felemmā | ancak | But when |
| 12 | كشفنا | ك ش فKŞF | keşefnā | giderdiğimizde | We remove |
| 13 | عنه | — | ǎnhu | ondan | from him |
| 14 | ضره | ض ر رŽRR | Durrahu | darlığını | his affliction |
| 15 | مر | م ر رMRR | merra | hareket eder | he passes on |
| 16 | كأن | — | keen | gibi | as if he |
| 17 | لم | — | lem | (had) not | |
| 18 | يدعنا | د ع وD̃AV | yed'ǔnā | bize dua etmemiş | called Us |
| 19 | إلى | — | ilā | for | |
| 20 | ضر | ض ر رŽRR | Durrin | darlıktan dolayı | (the) affliction |
| 21 | مسه | م س سMSS | messehu | kendisine dokunmuş olan | (that) touched him. |
| 22 | كذلك | — | keƶālike | işte böyle | Thus |
| 23 | زين | ز ي نZYN | zuyyine | süslü gösterilmiştir | (it) is made fair seeming |
| 24 | للمسرفين | س ر فSRF | lilmusrifīne | aşırıya gidenlere | to the extravagant |
| 25 | ما | — | mā | şeyler | what |
| 26 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used (to) |
| 27 | يعملون | ع م لAML | yeǎ'melūne | yapıyor(lar) | do. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا مس الانسن الضر دعانا لجنبه او قاعدا او قائما فلما كشفنا عنه ضره مر كان لم يدعنا الى ضر مسه كذلك زين للمسرفين ما كانوا يعملون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا مَسَّ الْإِنسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنبِهِ أَوْ قَاعِدًا أَوْ قَائِمًا فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَأَن لَّمْ يَدْعُنَا إِلَى ضُرٍّ مَّسَّهُ كَذَلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفِينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Ve izâ messel insâned durru deânâ li cenbihî ev kâiden ev kâimâ(kâimen), fe lemmâ keşefnâ anhu durrehu merre ke’en lem yed’unâ ilâ durrin messeh|u|, kezâlike zuyyine lil musrifîne mâ kânû ya’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> massa al-ins<span class="u">a</span>na a<span class="b">l</span><span class="u">dd</span>urrudaAA<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span> lijanbihi aw q<span class="u">a</span>AAidan aw q<span class="u">a</span>-imanfalamm<span class="u">a</span> kashafn<span class="u">a</span> AAanhu <span class="u">d</span>urrahu marra kaanlam yadAAun<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span> <span class="u">d</span>urrin massahu ka<span class="u">tha</span>likazuyyina lilmusrifeena m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo yaAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnsana bir zarar gelince yanüstü yatarak, yahut oturduğu halde, yahut da ayakta duâ eder bize; o zararı ondan giderdik mi sanki o zarara uğramamış da o yüzden bize duâ etmemiştir, öylece döner gider. İşte aşkın hareketlerde bulunanlara, yaptıkları işler, böylece hoş görünmededir.
Ali Bulaç
İnsana bir zarar dokunduğunda, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken Bize dua eder; zararını üstünden kaldırdığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan zarara Bizi hiç çağırmamış gibi döner-gider. İşte, ölçüyü taşıranlara yapmakta oldukları böyle süslenmiştir.
Bayraktar Bayraklı
İnsana bir zarar dokunduğunda yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir zarardan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider. İşte, böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler süslü gösterildi.
Diyanet İşleri
İnsana bir zarar geldiği zaman, yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak (o zararın giderilmesi için) bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider. İşte böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler güzel gösterildi.*
Edip Yüksel
İnsana bir zarar dokundu mu, yanı üzerine yatarken veya ayaktayken veya oturmuşken bizi çağırır. Ona zarar veren şeyi kendisinden giderdik mi, sanki kendisine dokunan o zarardan dolayı bizi hiç çağırmamış gibi davranır. Sınırı aşanlara, yaptıkları işler işte böyle süslü gösterilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, gerek yan yatarken, gerek otururken, gerek dikilirken bize dua eder. Kendisinden sıkıntısını gideriverdik mi sanki kendisine dokunan o sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi aldırmadan geçer gider. İşte o aşırı gidenlere yaptıkları şeyler böyle güzel gelir.
Erhan Aktaş
İnsana bir sıkıntı dokununca, yatarken, otururken veya ayaktayken bize dua eder; fakat Biz onun sıkıntısını giderince de karşılaştığı sıkıntıdan ötürü sanki Bize hiç dua etmemiş gibi davranmaya devam eder. İşte Müsrüflere*, yaptıkları şey böyle süslü gösterilmiştir.
Hakkı Yılmaz
Ve insana sıkıntı dokunduğu zaman, yan yatarken, otururken, dikilirken Bize kesinlikle yalvarır. Kendisinden sıkıntısını gideriverdik mi de sanki kendisine dokunan o sıkıntı için Bize hiç yalvarmamış gibi aldırmadan geçip gider. Sınırı aşanlara yaptıkları şeyler işte böyle süslenmiştir.
Muhammed Esed
Zaten, insanın başına bir sıkıntı gelince yan yatarken de, oturup kalkarken de Bize yalvarıp yakarır; ama ne zaman ki sıkıntısını gideririz, başına gelen sıkıntıdan kendisini kurtaralım diye sanki Bize hiç yalvarıp yakarmamış gibi (nankörce) davranmaya devam eder! Kendi güçlerini boşa harcayan (budala)lara, yapıp-ettikleri işte böyle güzel görünür.
Mustafa İslamoğlu
Hem ne zaman insanoğlunun başına bir ziyan gelse, gerek yatarken, gerek otururken ya da ayaktayken (başlar) Biz'e yalvarıp yakarmaya. Biz onu başına gelen ziyandan kurtardığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan ziyandan kurtarmamız için Biz'e hiç yalvarmamış gibi (nankörleşir). Değere dönüşebilecek tüm imkanlarını boşa harcayanlara yaptıkları, (işte) böylesine cazip görünür.
Suat Yıldırım
İnsan bir sıkıntıya mâruz kalınca gerek yan yatarken, gerek otururken veya ayakta iken, Bize yalvarıp yakarır. Fakat biz sıkıntısını giderdik mi, sanki uğradığı dertten dolayı Biz'e yalvaran kendisi değilmiş gibi eski haline döner. İşte (hayat sermayelerini boşuna harcayıp) haddini aşanlara, yaptıkları işler, kendilerine böyle süslenmiş, hoşlarına gitmiştir. [41, 51; 11, 10, 11]
Süleyman Ateş
İnsana bir darlık dokunduğu zaman, yanı üzere yatarken, yahut otururken ya da ayakta bize yalvarır; ama biz onun darlığını aç(ıp kaldır)ınca sanki kendisine dokunan bir darlıktan ötürü bize hiç yalvarmamış gibi hareket eder. İşte aşırı gidenlere, yaptıkları iş böylesine süslü gösterilmiştir.
Şaban Piriş
İnsana bir darlık dokunduğu zaman, yatarken otururken veya ayakta iken bize yalvarır. Biz onun darlığını giderdiğimizde sanki başına gelen darlık sebebiyle bize hiç yalvarmamış gibi geçip gider. İşte, böyle müsriflere yapmakta oldukları şey güzel görünür.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsana zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır. Ama sıkıntısını çözdüğümüzde, kendisine dokunan bir zorluk yüzünden bize hiç yalvarmamış gibi çekip gider. Haksızlığa / aşırılığa sapanlara, yapmakta oldukları işte böyle süslü gösterilmiştir.
Edip-Layth-Martha
If any adversity inflicts people, then he calls upon Us on his side or sitting or standing. But when We remove his adversity from him, he goes on as if he never implored Us because of an adversity afflicted him! Thus the works of the transgressors are adorned for them.
Muhammad Asad
For [thus it is:] when affliction befalls man, he cries out unto Us, whether he be lying on his side or sitting or standing;* but as soon as We have freed him of his affliction, he goes on as though he had never invoked Us to save him from the affliction* that befell him! Thus do their own doings seem goodly unto those who waste their own selves.*
Rashad Khalifa
When adversity touches the human being, he implores us while lying down, or sitting, or standing up. But as soon as we relieve his adversity, he goes on as if he never implored us to relieve any hardship! The works of the transgressors are thus adorned in their eyes.,
The Monotheist Group
And when hardship touches man, he calls upon Us on his side or sitting or standing. But when We remove his hardship from him, he carries on as if he never called upon Us for a hardship which touched him! Thus it was made to appear good to the transgressors what they had done.