Yunus Sûresi15. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (39 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذاve iƶāne zaman kiAnd when
2تتلىت ل وTLVtutlāokunduğundaare recited
3عليهمǎleyhimonlarato them
4آياتناا ي يEYYāyātunāayetlerimizOur Verses
5بيناتب ي نBYNbeyyinātinapaçık bir şekilde(as) clear proofs
6قالق و لGVLḳālederlersaid
7الذينelleƶīnekimselerthose who
8لا(do) not
9يرجونر ج وRCVyercūneummayanlarhope
10لقاءنال ق يLGYliḳā'enābize kavuşmayı(for the) meeting (with) Us,
11ائتا ت يETY'tigetir"""Bring us"
12بقرآنق ر اGREbiḳur'āninbir Kur'ana Quran
13غيرغ ي رĞYRğayribaşkaother (than)
14هذاhāƶābundanthis
15أوevveyaor
16بدلهب د لBD̃Lbeddilhubunu değiştir"change it."""
17قلق و لGVLḳulde kiSay,
18ما"""Not"
19يكونك و نKVNyekūnu(sözkonusu) olamaz(it) is
20ليbenimfor me
21أنenthat
22أبدلهب د لBD̃Lubeddilehuonu değiştirmemI change it
23منminof
24تلقاءل ق يLGYtilḳā'itarafımdanmy own accord.
25نفسين ف سNFSnefsīkendimy own accord.
26إنinNot
27أتبعت ب عTBAettebiǔben uyuyorumI follow
28إلاillāancakexcept
29ماwhat
30يوحىو ح يVḪYyūHāvahyedileneis revealed
31إليileyyebanato me.
32إنيinnīşüphesiz benIndeed, I
33أخافخ و فḢVFeḣāfukorkarım[I] fear
34إنinif
35عصيتع ص يAṦYǎSaytukarşı gelirsemI were to disobey
36ربير ب بRBBrabbīRabbimemy Lord,
37عذابع ذ بAZ̃Bǎƶābeazabından(the) punishment
38يومي و مYVMyevminbir günün(of) a Day,
39عظيمع ظ مAƵMǎZīminbüyük"Great."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذا تتلى عليهم ءاياتنا بينت قال الذين لا يرجون لقاءنا ائت بقرءان غير هذا او بدله قل ما يكون لى ان ابدله من تلقائ نفسى ان اتبع الا ما يوحى الى انى اخاف ان عصيت ربى عذاب يوم عظيم

Arapça (Harekeli)

وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا ائْتِ بِقُرْآنٍ غَيْرِ هَذَا أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِي أَنْ أُبَدِّلَهُ مِن تِلْقَاءِ نَفْسِي إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَى إِلَيَّ إِنِّي أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّي عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Transliterasyon

Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlellezîne lâ yercûne likâena´ti bi kur´ânin gayri hâzâ ev beddilh|u|, kul mâ yekûnu lî en ubeddilehû min tilkâi nefsî, in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy|e|, innî ehâfu in asaytu rabbî azâbe yevmin azîm(azîmin).

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">tha</span> tutl<span class="u">a</span> AAalayhim <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tun<span class="u">a</span>bayyin<span class="u">a</span>tin q<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena l<span class="u">a</span>yarjoona liq<span class="u">a</span>an<span class="u">a</span> i/ti biqur-<span class="u">a</span>nin ghayri h<span class="u">atha</span>aw baddilhu qul m<span class="u">a</span> yakoonu lee an obaddilahu min tilq<span class="u">a</span>-inafsee in attabiAAu ill<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> yoo<span class="u">ha</span> ilayyainnee akh<span class="u">a</span>fu in AAa<span class="u">s</span>aytu rabbee AAa<span class="u">tha</span>bayawmin AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara apaçık delilleri muhtevî olan âyetlerimiz okunduğu zaman bize kavuşmayı ummayanlar, bize bundan başka bir Kur'ân getir, yahut da değiştir onu dediler. De ki: Ben onu kendiliğimden değiştiremem, ben, ancak bana vahyedilene uyarım ve şüphe yok ki ben, isyân ettiğim takdîrde o pek büyük günün azâbından korkarım.

Ali Bulaç

Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." De ki: "Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım."

Bayraktar Bayraklı

Âyetlerimiz onlara açık açık okunduğu zaman bize kavuşmayı ummayanlar, “Bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştiremem. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Doğrusu, Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.”

Diyanet İşleri

Onlara ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman (öldükten sonra) bize kavuşmayı beklemeyenler: Ya bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir! dediler. De ki: Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. Çünkü Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.*

Edip Yüksel

Onlara apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, bize kavuşmayı ummayanlar, "Bundan başka bir Kuran getir, yahut onu değiştir!" derler. De ki: "Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben yalnız bana vahyedilene uyarım. Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım."

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle iken, âyetlerimiz, kesin birer belge olarak kendilerine okunduğu zaman, o bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir." dediler. De ki, "Onu kendiliğimden değiştiremem, benim açımdan bu olacak bir şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım."

Erhan Aktaş

Bizimle karşılaşmayı ummayanlara, ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman, onlar: “ Ya bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir. ” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değildir. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabb’ime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.”

Hakkı Yılmaz

Ve âyetlerimiz onlara açıkça okunduğunda, Bize kavuşmayı ummayanlar: “Bundan başka bir Kur’ân getir yahut bunu değiştir!” dediler. De ki: “Onu kendimin öngörmesiyle değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben, sadece bana vahyolunana uyuyorum. Rabbime isyan edersem, kesinlikle büyük bir günün azabından korkarım.”

Muhammed Esed

VE (hal böyleyken:) ne zaman ayetlerimiz bütün açıklığıyla kendilerine okunup ulaştırılsa, o Bizim huzurumuza çıkacaklarına inanası gelmeyen kimseler, "Bize bundan başka bir söylem/bir öğreti getir; ya da bunu değiştir" diyecek olurlar. (Ey Peygamber) de ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değil; ben ancak bana vahyedilene uyarım. Bakın, (bu konuda) Rabbime baş kaldıracak olursam, dehşet veren o (Büyük) Gün (gelip çattığında) azabın (beni bulmasın)dan korkarım!"

Mustafa İslamoğlu

Bir de ne zaman hakikatin apaçık kanıtları olan ayetlerimiz onlara okunsa, huzurumuza çıkacak yüzü olmayan o kimseler derler ki: "Git, bize bundan başka bir hitab getir, ya da onda değişiklik yap!" (Ey Peygamber)! De ki: "Onu kendime göre değiştirmem olacak şey değil. Ben yalnızca bana vahyedilene uyarım: çünkü ben Rabbime karşı gelecek olursam, korkunç bir Gün'ün azabından korkarım."

Suat Yıldırım

Böyle iken, âyetlerimiz kendilerine, açık deliller halinde okunduğunda, âhirette huzurumuza varacaklarını ummayanlar, “Bize bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir! ” derler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem asla olacak bir şey değil. Çünkü ben sadece bana vahyedilene tâbi olurum ve eğer sizin arzunuza uyar da Rabbime isyan edersem, o müthiş günün azabından korkarım. ”

Süleyman Ateş

Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman, bizimle buluşmayı ummayanlar: "Bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir." derler. De ki: "Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. Şayet ben Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım."

Şaban Piriş

Ayetlerimiz açık açık onlara okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar: -Bundan başka bir Kuran getir ya da bunu değiştir, dediler. De ki:-Onu kendi arzuma göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, sadece bana vahyedilene uyarım. Ben eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman, bize ulaşmayı ummayanlar şöyle dediler: "Bundan başka bir Kur'an getir yahut bunu değiştir." De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum. Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkuya düşerim."

Edip-Layth-Martha

When Our clear signs are recited to them, those who do not wish to meet Us said, "Bring a Quran other than this, or change it!" Say, "It is not for me to change it from my own accord, I merely follow what is inspired to me. I fear if I disobey my Lord the retribution of a great day!"

Muhammad Asad

AND [thus it is:] whenever Our messages are conveyed unto them in all their clarity, those who do not believe that they are destined to meet Us [are wont to] say, "Bring us a discourse other than this, or alter this one."* Say [O Prophet]: "It is not conceivable that I should alter it of my own volition; I only follow what is revealed to me. Behold, I would dread, were I [thus] to rebel against my Sustainer, the suffering [which would befall me] on that ,awesome Day [of Judgment]!"

Rashad Khalifa

When our revelations are recited to them, those who do not expect to meet us say, "Bring a Quran other than this, or change it!" Say, "I cannot possibly change it on my own. I simply follow what is revealed to me. I fear, if I disobey my Lord, the retribution of an awesome day.",

The Monotheist Group

And when Our clear revelations were recited to them, those who do not wish to meet Us said: "Bring a Qur'an other than this, or change it!" Say: "It is not for me to change it of my own accord, I merely follow what is inspired to me. I fear, if I disobeyed my Lord, the retribution of a great Day!"