Yunus Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ويعبدون | ع ب دABD̃ | ve yeǎ'budūne | ve ibadet ediyorlar | And they worship |
| 2 | من | — | min | from | |
| 3 | دون | د و نD̃VN | dūni | bırakıp | other than |
| 4 | الله | — | llahi | Allah'ı | Allah |
| 5 | ما | — | mā | şeylere | that (which) |
| 6 | لا | — | lā | hiç | (does) not |
| 7 | يضرهم | ض ر رŽRR | yeDurruhum | bir zararı olmayan | harm them |
| 8 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 9 | ينفعهم | ن ف عNFA | yenfeǔhum | yararı olmayan | benefit them, |
| 10 | ويقولون | ق و لGVL | ve yeḳūlūne | ve diyorlar ki | and they say, |
| 11 | هؤلاء | — | hā'ulā'i | bunlar | """These" |
| 12 | شفعاؤنا | ش ف عŞFA | şufeǎā'unā | bizim şefaatçilerimizdir | (are) our intercessors |
| 13 | عند | ع ن دAND̃ | ǐnde | katında | with |
| 14 | الله | — | llahi | Allah | "Allah.""" |
| 15 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 16 | أتنبئون | ن ب اNBE | etunebbiūne | bildiriyor musunuz? | """Do you inform" |
| 17 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah |
| 18 | بما | — | bimā | bir şeyi | of what |
| 19 | لا | — | lā | not | |
| 20 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bilmediği | he knows |
| 21 | في | — | fī | in | |
| 22 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens |
| 23 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 24 | في | — | fī | in | |
| 25 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | "the earth?""" |
| 26 | سبحانه | س ب حSBḪ | subHānehu | O münezzehtir | Glorified is He |
| 27 | وتعالى | ع ل وALV | ve teǎālā | ve yücedir | and Exalted |
| 28 | عما | — | ǎmmā | above what | |
| 29 | يشركون | ش ر كŞRK | yuşrikūne | ortak koştuklarından | they associate (with Him). |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ويعبدون من دون الله ما لا يضرهم ولا ينفعهم ويقولون هولاء شفعونا عند الله قل اتنبون الله بما لا يعلم فى السموت ولا فى الارض سبحنه وتعلى عما يشركون
Arapça (Harekeli)
وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَؤُلَاءِ شُفَعَاؤُنَا عِندَ اللَّهِ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ
Transliterasyon
Ve ya´budûne min dûnillâhi mâ lâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum ve yekûlûne hâulâi şufeâunâ indallâh|i|, kul e tunebbiûnâllâhe bimâ lâ ya´lemu fîs semâvâti ve lâ fîl ard|ı|, subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn|e|.
Transliteration (Eng.)
WayaAAbudoona min dooni All<span class="u">a</span>hi m<span class="u">a</span>l<span class="u">a</span> ya<span class="u">d</span>urruhum wal<span class="u">a</span> yanfaAAuhum wayaqooloonah<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i shufaAA<span class="u">a</span>on<span class="u">a</span> AAinda All<span class="u">a</span>hiqul atunabbi-oona All<span class="u">a</span>ha bim<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> yaAAlamufee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wal<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>isub<span class="u">ha</span>nahu wataAA<span class="u">a</span>l<span class="u">a</span> AAamm<span class="u">a</span> yushrikoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Allah'ı bırakırlar da kendilerine ne bir zarar edebilecek, ne bir fayda verebilecek şeylere taparlar ve bunlar derler, Allah katında şefâatçilerimiz bizim. De ki: Allah'a, göklerde ve yeryüzünde bilmediği birşeyi mi haber vermedesiniz? O, müşriklerin şirk koştukları şeylerden tamamıyla münezzehtir ve çok yücedir.
Ali Bulaç
Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Allah Katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Siz, Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve Yücedir."
Bayraktar Bayraklı
Onlar Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.”
Diyanet İşleri
Onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve: Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, diyorlar. De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Haşa! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir."
Edip Yüksel
ALLAH'ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de yarar veremeyenlere hizmet ediyorlar ve "Bunlar, ALLAH yanında bize şefaat edecekler" diyorlar. De ki: "ALLAH'ın göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi O'na bildiriyorsunuz? O çok yücedir, ortak koştuklarınızdan uzaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir.
Erhan Aktaş
Onlar, Allah’ın yanı sıra bir de kendilerine, ne bir zarar ne bir yarar sağlamayan şeylere kulluk ediyorlar ve “Bunlar, Allah’ın katında bizim şefaatçilerimizdir.” diyorlar. De ki: “Allah’a, göklerde ve yerde kendisinin bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” Allah, onların ortak koştuklarından Münezzehtir* ve Çok Yücedir.
Hakkı Yılmaz
Onlar, Allah'ın astlarından, kendilerine zarar vermeyen ve kendilerine yarar sağlamayan şeylere tapıyorlar ve “Bunlar Allah katında bizim yardımcılarımız/ destekçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz Allah'a göklerde ve yerde Kendisinin bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” Allah, onların ortak koştukları şeylerin hepsinden arınıktır ve çok yücedir.
Muhammed Esed
ve (ne de) Allah'la beraber, kendilerine ne bir yarar ne de zarar verebilecek durumda olmayan şeylere veya varlıklara kulluk edip (kendi kendilerine), "Bunlar bizim Allah katındaki kayırıcılarımızdır" diyen (kimse)ler!.. De ki: "Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber verebileceğinizi sanıyorsunuz? (Yoo,) kudret ve egemenliğinde sınırsız olan O'dur, ve insanların O'na, ilahlığında ortak yakıştırdıkları her şeyden sonsuzcasına yücedir.
Mustafa İslamoğlu
Bir de Allah'ın peşi sıra kendilerine yararı da zararı da dokunmayan varlıklara kulluk edip de, üstelik "İşte şunlar Allah katında bizim kayırıcılarımızdır" diyenler (iflah olmaz). De ki: "Yoksa siz Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şey var da, onu mu haber veriyorsunuz?" O, sınırsız yüceliği ve aşkın varlığıyla, onların putlaştırdığı her şeyden beridir.
Suat Yıldırım
Onlar, Allah'tan başka kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyen birtakım nesnelere ibadet ediyor ve “Onlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir. ” diyorlar. De ki: Böyle bir şey olacak da Allah bilmeyecek ha! Ne o, yoksa siz Allah'a göklerde ve yerde olup da bilmediği şeylerin varlığını mı haber vereceğinizi iddia ediyorsunuz? Hâşâ! O, onların iddia ettikleri her türlü ortaktan münezzehtir, yücedir. [13, 33]*
Süleyman Ateş
Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere tapıyorlar ve: "Bunlar Allah katında bizim şefa'atçilerimizdir!" diyorlar. De ki: "Allah'ın, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz?" O, onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir.
Şaban Piriş
Kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere:-Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir, diyerek Allahtan başkalarına kulluk ederler. De ki:-Allaha, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Allah, koştukları şirklerden münezzeh ve yücedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın yanında bir de kendilerine zarar veremeyen, yarar sağlayamayan şeylere kulluk ediyorlar ve şöyle diyorlar: "Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçılarımızdır." De onlara: "Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi haber veriyorsunuz?" Şanı yücedir O'nun, ortak koştukarından arınmıştır O.
Edip-Layth-Martha
They serve besides God what does not harm them or benefit them, and they say, "These are our intercessors with God." Say, "Are you informing God of what He does not know in the heavens or in the earth?" Be He glorified and high from what they set up.
Muhammad Asad
and [neither will] they [who] worship, side by side with God, things or beings that can neither harm nor benefit them, saying [to themselves], "These are our intercessors with God!"* Say: "Do you [think that you could] inform God of anything in the heavens or on earth that He does not know?* Limitless is He in His glory, and sublimely exalted above anything to which men may ascribe a share in His divinity!"
Rashad Khalifa
They worship beside GOD idols that possess no power to harm them or benefit them, and they say, "These are our intercessors at GOD!" Say, "Are you informing GOD of something He does not know in the heavens or the earth?" Be He glorified. He is the Most High; far above needing partners.,
The Monotheist Group
And they serve besides God what does not harm them or benefit them, and they say: "These are our intercessors with God." Say: "Are you informing God of what He does not know in the heavens or the earth?" Be He glorified and exalted above what they set up.