Yunus Sûresi26. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | للذين | — | lilleƶīne | kimselere vardır | For those who |
| 2 | أحسنوا | ح س نḪSN | eHsenū | iyilik eden(lere) | do good |
| 3 | الحسنى | ح س نḪSN | l-Husnā | daha iyisi | (is) the best |
| 4 | وزيادة | ز ي دZYD̃ | ve ziyādetun | ve fazlası | and more. |
| 5 | ولا | — | ve lā | And not | |
| 6 | يرهق | ر ه قRHG | yerheḳu | bürümez | (will) cover |
| 7 | وجوههم | و ج هVCH | vucūhehum | onların yüzlerini | their faces |
| 8 | قتر | ق ت رGTR | ḳaterun | karalık | dust |
| 9 | ولا | — | ve lā | and not | |
| 10 | ذلة | ذ ل لZ̃LL | ƶilletun | ve aşağılık | humiliation. |
| 11 | أولئك | — | ulāike | işte bunlar | Those |
| 12 | أصحاب | ص ح بṦḪB | eSHābu | ehlidirler | (are the) companions |
| 13 | الجنة | ج ن نCNN | l-cenneti | cennet | (of) Paradise, |
| 14 | هم | — | hum | onlar | they |
| 15 | فيها | — | fīhā | orada | in it |
| 16 | خالدون | خ ل دḢLD̃ | ḣālidūne | sürekli kalıcıdırlar | (will) abide forever. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
للذين احسنوا الحسنى وزيادة ولا يرهق وجوههم قتر ولا ذلة اولئك اصحب الجنة هم فيها خلدون
Arapça (Harekeli)
لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا الْحُسْنَى وَزِيَادَةٌ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌ أُولَئِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
Transliterasyon
Lillezîne ahsenûl husnâ ve zîyâdeh(zîyâdetun), ve lâ yerheku vucûhehum katerun ve lâ zilleh(zilletun), ulâike ashâbul cenneh(cenneti), hum fîhâ hâlidûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Lilla<span class="u">th</span>eena a<span class="u">h</span>sanoo al<span class="u">h</span>usn<span class="u">a</span>waziy<span class="u">a</span>datun wal<span class="u">a</span> yarhaqu wujoohahum qatarun wal<span class="u">a</span><span class="u">th</span>illatun ol<span class="u">a</span>-ika a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bu aljannatihum feeh<span class="u">a</span> kh<span class="u">a</span>lidoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İyilik edenleri iyilikle mükâfatlandırırız, daha da fazlasını veririz ve yüzleri kararmaz, zillete düşmez onlar. Onlardır cennet ehli, orada ebedî kalırlar.
Ali Bulaç
Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de daha fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara leke bulaşır ne de bir zillet. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar, orada süreli kalacaklardır.
Diyanet İşleri
Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedi kalacaklardır.*
Edip Yüksel
Güzel davrananlara daha fazlası vardır. Yüzlerini ne bir yoksunluk ne de bir aşağılanma duygusu kaplar. Onlar bahçe halkıdır. Orada ebedî kalıcıdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır.
Erhan Aktaş
İyi ve güzel davrananlar için daha güzeli ve fazlası var. Onların, yüzleri ne kararır ne de hor görülmekten kızarır. Onlar, Cennet halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar.
Hakkı Yılmaz
Güzellik yapan kişiler için daha güzeli ve fazlası vardır. Yüzlerine kara bulaşmaz, aşağılık, aşağılanma da. İşte bunlar, cennet ashâbıdırlar. Onlar, orada sonsuz olarak kalıcıdırlar.
Muhammed Esed
İyi ve yararlı işler yapmakta sebatlı olanları (karşılık olarak) daha iyisi ve ondan da fazlası beklemektedir. (Kıyamet Günü'nde) onların yüzlerini ne bir kararma, ne de bir aşağılanma gölgelemeyecektir: İşte bunlardır cennetlikler; orada ebedî kalacak olanlar.
Mustafa İslamoğlu
İyi ve yararlı davranmakta sebat gösterenlere (karşılık olarak) ondan daha iyisi ve (kat kat) fazlası var. Dahası (o gün) onların ne yüzleri kara çıkar, ne de onursuzluktan başları eğilir: işte bunlar Cennet'in sakinleridir; orada yerleşip kalmak üzre girerler.
Suat Yıldırım
İyi ve güzel davranışlarda bulunanlara en güzel mükâfat yani cennet ile daha da fazlası olarak Allah'ın cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet! İşte onlar cennetliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. [9, 72; 55, 60; 76, 11] {KM, Yuhanna 17, 3}
Süleyman Ateş
Güzel davrananlara daha güzel karşılık ve fazlası var. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de horluk. İşte onlar cennet halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.
Şaban Piriş
İyi davrananlara, daha iyisi ve bir fazlası vardır. Onların yüzlerini karartı ve zillet bürümez. Onlar cennet dostlarıdır, onlar orada ebedidirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik var. Dahası da var. Onların yüzlerine ne kara bulaşır ne de zillet ulaşır. Cennetin dostlarıdır onlar; sürekli kalıcıdırlar orada.
Edip-Layth-Martha
For those who promote reforms will be good and more, and their faces will not be darkened or humiliated. These are the people of paradise, in it they will abide.
Muhammad Asad
For those who persevere in doing good there is the ultimate good in store, and more [than that].* No darkness and no ignominy will overshadow their faces [on Resurrection Day]: it is they who are destined for paradise, therein to abide.
Rashad Khalifa
For the righteous, the reward will be multiplied manifold. Their faces will never experience any deprivation or shame. These are the dwellers of Paradise; they abide therein forever.,
The Monotheist Group
For those who do good will be good and more, and their faces will not be darkened or humiliated. These are the people of the Paradise, in it they will abide.