Yunus Sûresi47. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولكل | ك ل لKLL | velikulli | ve hepsi için vardır | And for every |
| 2 | أمة | ا م مEMM | ummetin | ümmetin | nation |
| 3 | رسول | ر س لRSL | rasūlun | bir peygamberi | (is) a Messenger. |
| 4 | فإذا | — | feiƶā | ne zaman ki | So when |
| 5 | جاء | ج ي اCYE | cā'e | geldiğinde | comes |
| 6 | رسولهم | ر س لRSL | rasūluhum | Peygamberleri | their Messenger, |
| 7 | قضي | ق ض يGŽY | ḳuDiye | hükmedilir | it will be judged |
| 8 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | aralarında | between them |
| 9 | بالقسط | ق س طGSŦ | bil-ḳisTi | adaletle | in justice, |
| 10 | وهم | — | ve hum | ve onlar | and they |
| 11 | لا | — | lā | (will) not | |
| 12 | يظلمون | ظ ل مƵLM | yuZlemūne | haksızlığa uğratılmazlar | be wronged. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولكل امة رسول فاذا جاء رسولهم قضى بينهم بالقسط وهم لا يظلمون
Arapça (Harekeli)
وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولٌ فَإِذَا جَاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُم بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
Transliterasyon
Ve likulli ummetin resûl(resûlun), feizâ câe resûluhum kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlamûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walikulli ommatin rasoolun fa-i<span class="u">tha</span> j<span class="u">a</span>arasooluhum qu<span class="u">d</span>iya baynahum bi<span class="b">a</span>lqis<span class="u">t</span>i wahum l<span class="u">a</span>yu<span class="i"><span class="u">th</span></span>lamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Her ümmetin bir peygamberi var. Peygamberleri geldi mi aralarında adâletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.
Ali Bulaç
Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiğinde, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlara asla zulmedilmez.
Diyanet İşleri
Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.
Edip Yüksel
Her bir toplum için bir elçi vardır. Elçileri geldiği zaman adaletle yargılanırlar ve hiç zulmedilmezler.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler.
Erhan Aktaş
Her ümmetin* bir rasulü vardır. Rasulleri geldiği zaman aralarında hakkaniyetle hükmedilir. Asla haksızlığa uğratılmazlar.*
Hakkı Yılmaz
Ve her önderli toplum için elçi olacaktır. O elçileri geldiğinde de aralarında adalet gerçekleştirilmiştir. Ve onlar, haksızlığa uğratılmazlar.
Muhammed Esed
HER ümmet için mutlaka bir elçi olagelmiştir: ancak (her ümmetin) elçisi geldikten (ve tebliğini yaptıktan) sonra onlar hakkında bütünüyle adaletle yargıda bulunulur; ve onlara asla haksızlık yapılmaz.
Mustafa İslamoğlu
Her ümmet için bir elçi olagelmiştir: ve onlara elçileri geldikten (ve hakikati tebliğ ettikten) sonradır ki ancak aralarında adil yargıda bulunulabilir; onlara asla haksızlık da yapılmaz.
Suat Yıldırım
Her ümmetin bir Peygamberi vardır. Peygamberleri kendilerine gelince, aralarında adaletle hükmedilir, hiç birine zulmedilmez. [39, 69]
Süleyman Ateş
Her ümmetin bir elçisi vardır. Elçileri gel(ip de bunlar onu yalanlay)ınca aralarında adaletle hükmolunur, onlara hiç haksızlık edilmez.
Şaban Piriş
Her ümmet için bir resul vardır. Onlara Resulleri geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Her ümmet için bir resul öngörülmüştür. Resulleri gelince, aralarında adaletle hüküm verilir. Hiçbir zulme uğratılmazlar.
Edip-Layth-Martha
For every nation is a messenger; so when their messenger comes, the matter is decreed between them with justice, and they are not wronged.*
Muhammad Asad
NOW every community has had an apostle; and only after their apostle has appeared [and delivered his message] is judgment passed on them, in all equity;* and never are they wronged.
Rashad Khalifa
To each community, a messenger. After their messenger comes, they are judged equitably, without the least injustice.,
The Monotheist Group
And for every nation is a messenger; so when their messenger comes, the matter is decreed between them with justice, and they are not wronged.