Yunus Sûresi54. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولو | — | velev | ve şayet | And if |
| 2 | أن | — | enne | şüphesiz | that |
| 3 | لكل | ك ل لKLL | likulli | her | for every |
| 4 | نفس | ن ف سNFS | nefsin | nefis | soul |
| 5 | ظلمت | ظ ل مƵLM | Zelemet | zulmeden | (that) wronged, |
| 6 | ما | — | mā | ne varsa | whatever |
| 7 | في | — | fī | (is) in | |
| 8 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth, |
| 9 | لافتدت | ف د يFD̃Y | lāftedet | fidye olarak verirdi | it (would) seek to ransom |
| 10 | به | — | bihi | onu | with it, |
| 11 | وأسروا | س ر رSRR | ve eserrū | ve açığa vururlar | and they (will) confide |
| 12 | الندامة | ن د مND̃M | n-nedāmete | pişmanlıklarını | the regret |
| 13 | لما | — | lemmā | zaman | when |
| 14 | رأوا | ر ا يREY | raevu | gördükleri | they see |
| 15 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābe | azabı | the punishment. |
| 16 | وقضي | ق ض يGŽY | veḳuDiye | ve hüküm verilir | But will be judged |
| 17 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | aralarında | between them |
| 18 | بالقسط | ق س طGSŦ | bil-ḳisTi | adaletle | in justice, |
| 19 | وهم | — | ve hum | ve onlar | and they |
| 20 | لا | — | lā | (will) not | |
| 21 | يظلمون | ظ ل مƵLM | yuZlemūne | haksızlığa uğratılmazlar | (be) wronged. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولو ان لكل نفس ظلمت ما فى الارض لافتدت به واسروا الندامة لما راوا العذاب وقضى بينهم بالقسط وهم لا يظلمون
Arapça (Harekeli)
وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْأَرْضِ لَافْتَدَتْ بِهِ وَأَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا الْعَذَابَ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
Transliterasyon
Ve lev enne li kulli nefsin zalemet mâ fîl ardı leftedet bih|i|, ve eserrun nedâmete lemmâ reevul azâb|e|, ve kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaw anna likulli nafsin <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamatm<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>i la<span class="b">i</span>ftadat bihi waasarroo a<span class="b">l</span>nnad<span class="u">a</span>matalamm<span class="u">a</span> raawoo alAAa<span class="u">tha</span>ba waqu<span class="u">d</span>iya baynahum bi<span class="b">a</span>lqis<span class="u">t</span>iwahum l<span class="u">a</span> yu<span class="i"><span class="u">th</span></span>lamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Zulmeden kişi, yeryüzünde ne varsa hepsine sâhip olsaydı kurtulmak için hepsini de bağışlardı. Azâbı görünce nâdim olurlar ve aralarında adâletle hükmedilir. Zulüm görmez onlar.
Ali Bulaç
Zulmeden her nefis, yeryüzündekilerin tümüne sahip olsa bunu (azaba karşılık) mutlaka fidye olarak verirdi. Onlar azabı görünce pişmanlıklarını gizlerler, oysa onlar haksızlığa uğratılmadan aralarında adaletle hükmedilmiştir.
Bayraktar Bayraklı
Zulmeden herkes, yeryüzündeki bütün servete sahip olsa azaptan kurtulmak için elbette onu feda eder ve azabı gördükleri zaman, için için yanarlar. Aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.
Diyanet İşleri
(O zaman) zulmeden herkes yeryüzündeki bütün servete sahip olsa (azaptan kurtulmak için) elbette onu feda eder. Ve azabı gördükleri zaman için için yanarlar. Aralarında adaletle hükmolunur ve onlara zulmedilmez.
Edip Yüksel
Zulmetmiş bir can yeryüzündeki her şeye sahip olsa, onu fidye olarak vermek isteyecektir. Azabı gördüklerinde derin pişmanlık duyacaklar. Adaletle yargılanacaklar ve onlara zulmedilmeyecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Zulüm yapmış olan herkes, azabı görünce yeryüzündeki her şeyin sahibi olsa da, (o azaptan kurtulmak için) hepsini feda ederdi. Ve içten içe pişmanlık duyardı. Fakat aralarında adaletle hüküm verilir ve hiçbirine zulüm yapılmaz.
Erhan Aktaş
Zulmedenler, yeryüzündekilerin tamamı kendilerinin olsaydı, kurtulmak için onları fidye olarak verirlerdi. Azabı gördükleri zaman içten bir pişmanlık duyarlar. Ancak aralarında hakkaniyetle* hüküm verilir ve haksızlığa uğratılmazlar.
Hakkı Yılmaz
Ve eğer ki, şirk koşmak sûretiyle yanlış; kendi zararlarına iş yapmış olan herkes yeryüzünde ne varsa kendisinin olsa onu feda ederdi/ kurtulmalık verirdi. Ve onlar, azabı görünce pişmanlık duyardı. Ve aralarında adalet kesinlikle gerçekleşecektir. Ve onlar, haksızlığa uğramazlar.
Muhammed Esed
Haksızlık yapan herkes, dünyadaki her şey onun olsa, (o Gün) onu kurtulmak için fidye olarak verirdi. Ve (o zalimler kendilerini bekleyen) azabı görünce pişmanlıklarını gösterecek gücü (bile) kendilerinde bulamayacaklar. Yine de onlar hakkında adaletle yargıda bulunulacak; kendilerine zulmedilmeyecektir.
Mustafa İslamoğlu
Bilinci ters dönmüş her birey, eğer yeryüzündeki her şey kendisinin olsa onu (Hesap Günü) kurtuluş akçesi olarak vermek isterdi. Onlar asıl pişmanlığı, kendilerini bekleyen azabı görünce yüreklerinin en derinlerinde yaşayacaklar. Ne ki onların aralarında herkese layık ilahi bir hakkaniyetle hükmolunacak; ve onlara hiç haksızlık yapılmayacak.
Suat Yıldırım
Kendi nefsine zulmeden her kişi, dünyadaki bütün şeylere malik olsaydı bile, cezadan kurtulmak için hepsini fidye olarak verirdi. Onlar cezaları olan azabı görünce içten içe duydukları pişmanlığı açığa vururlar. Ne çare ki, kendilerine asla haksızlık edilmeksizin, aralarında adaletle hüküm verilmiştir. *
Süleyman Ateş
(O zaman), kendisine zulmeden her kişi, yeryüzünde ne varsa hepsi kendisinin olsaydı (azabdan kurtulmak için) onu fidye verirdi. Azabı gördükleri zaman, içlerinde pişmanlık duyarlar, aralarında adaletle hükmedilir, asla haksızlığa uğratılmazlar.
Şaban Piriş
Zulmetmiş herkes yeryüzündeki her şeyi fidye olarak vermek ister.. Azabı gördüklerinde pişmanlık duyarlar. Oysa onlara zulmedilmeden aralarında adaletle hükmedilmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Zulmetmiş her benlik, yeryüzündekiler kendinin olsa, kurtulmak için tümünü fidye verecektir. Azabı gördüklerinde pişmanlığı ta içlerinde duyarlar. Aralarında adaletle hükmedilmiştir. Asla zulme uğratılmazlar.
Edip-Layth-Martha
If every person that wronged had possessed all that is on earth, it would have attempted to ransom it. They declared their regret when they saw the retribution, and it was judged between them with fairness. They are not wronged.
Muhammad Asad
And all human beings that have been doing evil's* would surely, if they possessed all that is on earth, offer it as ransom [on Judgment Day];* and when they see the suffering [that awaits them], they will be unable to express their remorse.* But judgment will be passed on them in all equity; and they will not be wronged.
Rashad Khalifa
If any wicked soul possessed everything on earth, it would readily offer it as ransom. They will be ridden with remorse when they see the retribution. They will be judged equitably, without the least injustice.,
The Monotheist Group
And if every soul who wronged had possessed all that is on the earth, it would have attempted to ransom it. And they declared their regret when they saw the retribution, and it was judged between them with fairness. They were not wronged.