Yunus Sûresi59. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | أرأيتم | ر ا يREY | eraeytum | görmüyor musunuz? | """Have you seen" |
| 3 | ما | — | mā | what | |
| 4 | أنزل | ن ز لNZL | enzele | indirdiğini | (has been) sent down |
| 5 | الله | — | llahu | Allah'ın | (by) Allah |
| 6 | لكم | — | lekum | size | for you |
| 7 | من | — | min | -tan | of |
| 8 | رزق | ر ز قRZG | rizḳin | rızık- | (the) provision, |
| 9 | فجعلتم | ج ع لCAL | fe ceǎltum | ve sizin kıldığınızı | and you have made |
| 10 | منه | — | minhu | ondan | of it |
| 11 | حراما | ح ر مḪRM | Harāmen | (bir kısmını) haram | unlawful |
| 12 | وحلالا | ح ل لḪLL | ve Halālen | (bir kısmını) helal | "and lawful?""" |
| 13 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 14 | آلله | ا ل هELH | āllehu | Allah mı? | """Has Allah" |
| 15 | أذن | ا ذ نEZ̃N | eƶine | izin verdi | permitted |
| 16 | لكم | — | lekum | size | [to] you, |
| 17 | أم | — | em | yoksa | or |
| 18 | على | — | ǎlā | karşı | about |
| 19 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah |
| 20 | تفترون | ف ر يFRY | tefterūne | iftira (mı) ediyorsunuz | "you invent (lies)?""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل ارءيتم ما انزل الله لكم من رزق فجعلتم منه حراما وحللا قل ءالله اذن لكم ام على الله تفترون
Arapça (Harekeli)
قُلْ أَرَأَيْتُم مَّا أَنزَلَ اللَّهُ لَكُم مِّن رِّزْقٍ فَجَعَلْتُم مِّنْهُ حَرَامًا وَحَلَالًا قُلْ آللَّهُ أَذِنَ لَكُمْ أَمْ عَلَى اللَّهِ تَفْتَرُونَ
Transliterasyon
Kul e reeytum mâ enzelâllâhu lekum min rızkın fe cealtum minhu harâmen ve halâlâ(halâlen), kul allâhu ezine lekum em alallâhi tefterûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul araaytum m<span class="u">a</span> anzala All<span class="u">a</span>hulakum min rizqin fajaAAaltum minhu <span class="u">h</span>ar<span class="u">a</span>man wa<span class="u">h</span>al<span class="u">a</span>lanqul <span class="u">a</span>ll<span class="u">a</span>hu a<span class="u">th</span>ina lakum am AAal<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hitaftaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Allah'ın, size verdiği rızıklardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl saymanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı izin verdi size, yoksa Allah'a iftirâ mı ediyorsunuz?
Ali Bulaç
De ki: "Allah'ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan, haber var mı? Söyler misiniz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?"
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Ne oldu size de, Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram bir de helâl yaptınız?” De ki: “Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?”
Diyanet İşleri
De ki: Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helal, bir kısmını da haram bulmanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH'ın size indirdiği rızıkların bir kısmını helal, bir kısmını da haram ettiğinizi görmez misiniz?" De ki: "ALLAH mı size izin verdi, yoksa ALLAH'a iftira mı ediyorsunuz?"*
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki, "Baksanıza, Allah sizin için nice rızıklar indirdi, siz onlardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl yaptınız". De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"
Erhan Aktaş
De ki: “Allah’ın size rızık olarak indirdiklerinin bir kısmını helal, bir kısmını haram yaptığınızı görmüyor musunuz?” De ki: “Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”*
Hakkı Yılmaz
De ki: “Gördünüz mü/ hiç düşündünüz mü? Allah, sizin için nice rızıklar indirdi de siz onlardan bir kısmını haram ve helâl yaptınız.” De ki: “Allah mı izin verdi size, yoksa siz Allah adına yalan mı uyduruyorsunuz?”
Muhammed Esed
De ki: "Hiç Allah'ın sizin için rızık olarak indirdiği şeyler üzerinde düşündünüz mü? O rızıklar ki, bir kısmını yasaklıyor, bir kısmını da meşru görüyorsunuz". De ki: "(Böyle yapmanız konusunda) size Allah mı izin verdi; yoksa (düpedüz) kendi tahminlerinizi mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"
Mustafa İslamoğlu
Sor (onlara): "Ya Allah'ın sizin yararlanmanız için ikram ettiği, sizin de (keyfi olarak) bir kısmını haram bir kısmını helal saydığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"
Suat Yıldırım
De ki: “Peki, Allah'ın size ihsan ettiği rızıklardan, bir kısmını helâl, bir kısmını haram yapmanıza ne dersiniz? ”De ki: “Allah mı sizin böyle yapmanıza izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz? ”
Süleyman Ateş
De ki: "Gördünüz mü, Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerin bir kısmını haram ve bir kısmını helal yaptınız." De ki: "Allah mı size böyle izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"
Şaban Piriş
De ki:-Allahın size indirdiğinin bir kısmını haram, bir kısmını helal kıldığınızı görüyor musunuz? De ki: -Size Allah mı izin verdi; yoksa Allah hakkında yalan mı uyduruyorsunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ne oldu size de Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"
Edip-Layth-Martha
Say, "Have you seen what God has sent down to you from provisions, then you made some of it forbidden and some lawful?" Say, "Did God authorize you, or did you invent lies against God?"*
Muhammad Asad
Say: "Have you ever considered all the means of sustenance which God has bestowed upon you from on high* -and which you thereupon divide into 'things forbidden' and 'things lawful?* Say: "Has God given you leave [to do this] -or do you, perchance, attribute your own guesswork to God?"
Rashad Khalifa
Say, "Did you note how GOD sends down to you all kinds of provisions, then you render some of them unlawful, and some lawful?" Say, "Did GOD give you permission to do this? Or, do you fabricate lies and attribute them to GOD?",
The Monotheist Group
Say: "Have you seen what God has sent down to you from provisions, then you have made some of it forbidden and some lawful?" Say: "Did God authorize you, or do you invent lies about God?"