Yunus Sûresi61. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (42 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve ne | And not |
| 2 | تكون | ك و نKVN | tekūnu | olsanız | you are |
| 3 | في | — | fī | [in] | |
| 4 | شأن | ش ا نŞEN | şe'nin | durumda | any situation, |
| 5 | وما | — | ve mā | ve ne | and not |
| 6 | تتلو | ت ل وTLV | tetlū | okusanız | you recite |
| 7 | منه | — | minhu | onun hakkında | of it |
| 8 | من | — | min | -dan | from |
| 9 | قرآن | ق ر اGRE | ḳur'ānin | Kur'an- | (the) Quran |
| 10 | ولا | — | ve lā | ne ne | and not |
| 11 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yapsanız | you do |
| 12 | من | — | min | -lardan | any |
| 13 | عمل | ع م لAML | ǎmelin | yapılacak- | deed |
| 14 | إلا | — | illā | ancak | except |
| 15 | كنا | ك و نKVN | kunnā | biz | We are |
| 16 | عليكم | — | ǎleykum | sizin üzerinize | over you |
| 17 | شهودا | ش ه دŞHD̃ | şuhūden | şahidiz | witnesses |
| 18 | إذ | — | iƶ | zaman | when |
| 19 | تفيضون | ف ي ضFYŽ | tufīDūne | siz daldığınız | you are engaged |
| 20 | فيه | — | fīhi | ona | in it. |
| 21 | وما | — | ve mā | değildir | And not |
| 22 | يعزب | ع ز بAZB | yeǎ'zubu | gizli | escapes |
| 23 | عن | — | ǎn | -den | from |
| 24 | ربك | ر ب بRBB | rabbike | Rabbin- | your Lord |
| 25 | من | — | min | (bir şey) | of |
| 26 | مثقال | ث ق لS̃GL | miṧḳāli | ağırlığınca | (the) weight |
| 27 | ذرة | ذ ر رZ̃RR | ƶerratin | zerre | (of) an atom |
| 28 | في | — | fī | in | |
| 29 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth, |
| 30 | ولا | — | ve lā | ne de | and not |
| 31 | في | — | fī | in | |
| 32 | السماء | س م وSMV | s-semāi | gökte | the heavens |
| 33 | ولا | — | ve lā | ne de | and not |
| 34 | أصغر | ص غ رṦĞR | eSğara | daha küçüğü | smaller |
| 35 | من | — | min | than | |
| 36 | ذلك | — | ƶālike | bundan | that |
| 37 | ولا | — | ve lā | ve ne de | and not |
| 38 | أكبر | ك ب رKBR | ekbera | daha büyüğü | greater |
| 39 | إلا | — | illā | ancak | but |
| 40 | في | — | fī | (is) in | |
| 41 | كتاب | ك ت بKTB | kitābin | kitaptadır | a Record |
| 42 | مبين | ب ي نBYN | mubīnin | apaçık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما تكون فى شان وما تتلوا منه من قرءان ولا تعملون من عمل الا كنا عليكم شهودا اذ تفيضون فيه وما يعزب عن ربك من مثقال ذرة فى الارض ولا فى السماء ولا اصغر من ذلك ولا اكبر الا فى كتب مبين
Arapça (Harekeli)
وَمَا تَكُونُ فِي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُو مِنْهُ مِن قُرْآنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَلَا أَصْغَرَ مِن ذَلِكَ وَلَا أَكْبَرَ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ
Transliterasyon
Ve mâ tekûnu fî şe´nin ve mâ tetlû minhu min kur´ânin ve lâ ta´melûne min amelin illâ kunnâ aleykum şuhûden iz tufîdûne, fîh|i| ve mâ ya´zubu an rabbike min miskâli zerretin fîl ardı ve lâ fîs semâi ve lâ asgare min zâlike ve lâ ekbere illâ fî kitâbin mubîn(mubînin).
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> takoonu fee sha/nin wam<span class="u">a</span>tatloo minhu min qur-<span class="u">a</span>nin wal<span class="u">a</span> taAAmaloona minAAamalin ill<span class="u">a</span> kunn<span class="u">a</span> AAalaykum shuhoodan i<span class="u">th</span>tufee<span class="u">d</span>oona feehi wam<span class="u">a</span> yaAAzubu AAan rabbika minmithq<span class="u">a</span>li <span class="u">th</span>arratin fee al-ar<span class="u">d</span>i wal<span class="u">a</span>fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-i wal<span class="u">a</span> a<span class="u">s</span>ghara min <span class="u">tha</span>likawal<span class="u">a</span> akbara ill<span class="u">a</span> fee kit<span class="u">a</span>bin mubeen<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hiçbir işe girişmezsin, onun vahyettiği Kur'ân'dan hiçbir âyet okumazsın ve siz hiçbir iş işlemezsiniz ki o işe koyulduğunuz zaman biz, sizi görmeyelim, tanık olmayalım ve yeryüzünde ve gökte zerre miktârı bir şey bile yoktur ki Rabbinden gizli kalsın; bundan daha da küçük, daha da büyük hiçbir şey yoktur ki apaçık kitapta tespît edilmiş olmasın.
Ali Bulaç
Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur'an'dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, Biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın.
Bayraktar Bayraklı
Ne zaman sen bir iş yapsan, ne zaman Kur'ân'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre miktarı bir şey Rabbinden gizli kalabilir! Bundan daha küçüğü de daha büyüğü de apaçık bir kitapta kayıtlıdır.
Diyanet İşleri
Ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman Kur'an'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki apaçık kitapta (levh-i mahfuzda) bulunmasın.*
Edip Yüksel
Ne durumda bulunursanız bulunun, Kuran'dan ne okursanız okuyun, hangi işi yaparsanız yapın, siz onlarla uğraşırken biz mutlaka size tanık oluruz. Göklerde ve yerde bulunan bir atom ağırlığı bile Rabbinin kontrolünün dışına çıkamaz. Atomdan da küçük olsun büyük olsun, her şey apaçık bir kitapta kayıtlıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hangi işi yaparsan yap, Kur'ân'dan ne okursan oku, ne işte çalışırsan çalış, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, biz sizin üzerinizde şahidiz. Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz. Ne zerreden daha küçük, ne de ondan daha büyük! Ancak bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.
Erhan Aktaş
Hangi işle meşgul olursan ol; o işe dair Kur’an’dan ne okursan oku; hangi işle meşgul olursanız olun, unutmayın ki, siz ona daldığınızda biz yaptıklarınıza tanığız. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabb’inizden gizli kalamaz. Ne bundan daha küçüğü ne de daha büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir kitaptadır.
Hakkı Yılmaz
Ve sen, hangi işi yaparsan yap, Kur’ân'dan onun hakkında ne okursan oku ve siz ne işte çalışırsanız çalışın, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, Biz, sizin üzerinizde şâhitiz. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinizden uzak kalmaz. Ve bundan küçüğü ve daha büyüğü ancak apaçık bir kitaptadır.
Muhammed Esed
VE (SEN, ey Peygamber) hangi koşullarda olursan ol, bu (ilahî kitaptan) okunacak hangi konuyu dile getirirsen getir ve (siz ey insanlar) hangi işi yaparsanız yapın, (unutmayın ki) siz bu işlere giriştiğiniz an(dan itibaren) Biz üzerinizde gözlemci bulunuyoruz: çünkü ne yerde, ne de gökte tartıya gelmeyecek kadar küçük şeyler bile senin Rabbinin bilgisinden kaçamaz; ne bundan daha da küçüğü, ne de bundan büyüğü yoktur ki (O'nun) apaçık takdirinde kaydedilmiş olmasın.
Mustafa İslamoğlu
Ve sen (ey peygamber); hangi konumda bulunursan bulun, Kur'an'dan hangi mesajı gündeme getirirsen getir; sizler de hangi işe el atarsanız atın: Ona giriştiğiniz her an (ve) mekanda Biz sizin üzerinizde tarife sığmaz bir şahidiz. Nitekim ne yerde ne de gökte zerre miktarı bir şey bile Rabbinin bilgisinden saklı kalamaz. Ne bunun daha küçüğü ne de büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir fermanda kayıtlı olmasın.
Suat Yıldırım
Herhangi bir işte bulunsan, onun hakkında Kur'ân'dan herhangi bir şey okusan, Sen ve ümmetinin fertleri her ne iş yapsanız, siz o işe dalıp coştuğunuzda, mutlaka Biz her yaptığınızı görürüz. Yerde olsun, gökte olsun, zerre ağırlığınca bir varlık bile Rabbinin ilminden kaçamaz. Ne bundan küçük, ne bundan büyük hiçbir şey yoktur ki, hepsi apaçık bir kitapta olmasın. [2, 44; 6, 59; 11, 6; 26, 217-218] {KM, Matta 10, 30}
Süleyman Ateş
Ne işte bulunsan, Kur'an'dan ne okusan ve siz ne iş yapsanız mutlaka biz, içine daldığınız an üzerinizde şahidiz (her yaptığınızı görürüz). Ne yerde, ne de gökte zerre ağırlığınca bir şey, Rabbin(in bilgisin)den kaçmaz. Ne bundan küçük, ne de büyük hiçbir şey yoktur ki, hepsi apaçık bir Kitapta olmasın.*
Şaban Piriş
Ne durumda olursan ol, Kurandan ne okursanız okuyun ve ne yaparsanız yapın; yaptıklarınıza daldığınız anda kesinlikle biz sizin üzerinizde şahit olmuşuzdur. Yerde ve gökte zerre kadar bir şey; bundan küçüğü de büyüğü de Rabbinden gizli değildir, apaçık bir kitaptadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir iş ve oluşta bulunsan, Kur'an'dan birşey okusan; herhangi bir iş yapsanız, siz ona dalıp gitmişken biz üstünüzde mutlaka tanıklarız. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca birşey, ondan daha küçüğü de daha büyüğü de Rabbinden uzakta / gizli kalmaz; tümü apaçık bir Kitap'tadır.
Edip-Layth-Martha
You do not engage in any business, nor do you recite any from the Quran, nor do you do any work; without us being witnesses over you when you undertake it. Nothing is hidden from your Lord, not even an atom’s weight on earth or in the heavens, nor smaller than that nor larger, but is in a clear book.
Muhammad Asad
AND IN whatever condition thou mayest find thyself, [O Prophet,] and whatever discourse of this [divine writ]* thou mayest be reciting, and whatever work you [all, O men,] may do -[remember that] We are your witness* [from the moment] when you enter upon it: for, not even an atom's weight [of whatever there is] on earth or in heaven escapes thy Sustainer's knowledge; and neither is there anything smaller than that, or larger, but is recorded in [His] clear decree.
Rashad Khalifa
You do not get into any situation, nor do you recite any Quran, nor do you do anything, without us being witnesses thereof as you do it. Not even an atom's weight is out of your Lord's control, be it in the heavens or the earth. Nor is there anything smaller than an atom, or larger, that is not recorded in a profound record.,
The Monotheist Group
And any matter you are in, or any reciting you do of the Qur'an, or any work you do; We are witnesses over you when you undertake it. Nothing is hidden from your Lord, not even the weight of an atom on the earth or in the heavens, nor smaller than that nor larger, except it is in a clear record.