Yunus Sûresi71. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (34 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | واتل | ت ل وTLV | vetlu | oku | And recite |
| 2 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | to them |
| 3 | نبأ | ن ب اNBE | nebee | kıssasını | the news |
| 4 | نوح | — | nūHin | Nuh'un | (of) Nuh |
| 5 | إذ | — | iƶ | hani | when |
| 6 | قال | ق و لGVL | ḳāle | şöyle söylemişti | he said |
| 7 | لقومه | ق و مGVM | liḳavmihi | kavmine | to his people, |
| 8 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 9 | قوم | ق و مGVM | ḳavmi | kavmim | Nation |
| 10 | إن | — | in | eğer | If |
| 11 | كان | ك و نKVN | kāne | ise | is |
| 12 | كبر | ك ب رKBR | kebura | ağır | hard |
| 13 | عليكم | — | ǎleykum | size | on you |
| 14 | مقامي | ق و مGVM | meḳāmī | aranızda durmam | my stay |
| 15 | وتذكيري | ذ ك رZ̃KR | ve teƶkīrī | ve size hatırlatmam | and my reminding |
| 16 | بآيات | ا ي يEYY | biāyāti | ayetlerini | the Signs of Allah, |
| 17 | الله | — | llahi | Allah'ın | the Signs of Allah, |
| 18 | فعلى | — | feǎlā | bilin ki | then on |
| 19 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah |
| 20 | توكلت | و ك لVKL | tevekkeltu | güvendim | I put my trust. |
| 21 | فأجمعوا | ج م عCMA | feecmiǔ | siz de toplanın | So you all resolve |
| 22 | أمركم | ا م رEMR | emrakum | işiniz hakkında | your plan |
| 23 | وشركاءكم | ش ر كŞRK | ve şurakā'ekum | ortaklarınızla | and your partners. |
| 24 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 25 | لا | — | lā | let not be | |
| 26 | يكن | ك و نKVN | yekun | olmasın | let not be |
| 27 | أمركم | ا م رEMR | emrukum | işiniz | (in) your plan |
| 28 | عليكم | — | ǎleykum | kendi aranızda | for you |
| 29 | غمة | غ م مĞMM | ğummeten | bir dert | any doubt. |
| 30 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 31 | اقضوا | ق ض يGŽY | ḳDū | uygulayın | carry (it out) |
| 32 | إلي | — | ileyye | bana karşı | upon me |
| 33 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 34 | تنظرون | ن ظ رNƵR | tunZirūni | bana mühlet vermeyin | give me respite. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واتل عليهم نبا نوح اذ قال لقومه يقوم ان كان كبر عليكم مقامى وتذكيرى بايت الله فعلى الله توكلت فاجمعوا امركم وشركاءكم ثم لا يكن امركم عليكم غمة ثم اقضوا الى ولا تنظرون
Arapça (Harekeli)
وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ نُوحٍ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ يَا قَوْمِ إِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُم مَّقَامِي وَتَذْكِيرِي بِآيَاتِ اللَّهِ فَعَلَى اللَّهِ تَوَكَّلْتُ فَأَجْمِعُوا أَمْرَكُمْ وَشُرَكَاءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ أَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ اقْضُوا إِلَيَّ وَلَا تُنظِرُونِ
Transliterasyon
Vetlu aleyhim nebe´e nûh(nûhın), iz kâle li kavmihî yâ kavmi in kâne kebure aleykum makâmî ve tezkîrî bi âyâtillâhi fe alâllâhi tevekkeltu fe ecmiû emrekum ve şurekâekum summe lâ yekun emrukum aleykum gummeten summakdû ileyye ve lâ tunzirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">o</span>tlu AAalayhim nabaa noo<span class="u">h</span>ini<span class="u">th</span> q<span class="u">a</span>la liqawmihi y<span class="u">a</span> qawmi in k<span class="u">a</span>nakabura AAalaykum maq<span class="u">a</span>mee wata<span class="u">th</span>keeree bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tiAll<span class="u">a</span>hi faAAal<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi tawakkaltu faajmiAAooamrakum washurak<span class="u">a</span>akum thumma l<span class="u">a</span> yakun amrukumAAalaykum ghummatan thumma iq<span class="u">d</span>oo ilayya wal<span class="u">a</span> tun<span class="i"><span class="u">th</span></span>iroon<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Oku onlara Nûh kıssasını. Hani kavmine, ey kavmim demişti, aranızda bulunmam ve Allah'ın âyetleriyle öğüt vermem ağır geliyorsa size, ben Allah'a dayanmışım, siz de, ortaklarınız da toplanın, ne yapacağınızı kararlaştırın, sonradan da yaptığınız şey, sizi kederlendirmesin, sonra kararınızı bildirin bana ve hiç mühlet de vermeyin.
Ali Bulaç
Onlara Nuh'un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: "Ey kavmim, benim makamım ve Allah'ın ayetleriyle hatırlatmalarım eğer size ağır geliyorsa ben, şüphesiz Allah'a tevekkül etmişim. Artık siz ortaklarınızla toplanıp yapacağınız işi karara bağlayın da işiniz size örtülü kalmasın (veya tasa konusu olmasın), sonra hakkımdaki hükmünüzü -bana süre tanımaksızın- verin.
Bayraktar Bayraklı
Onlara Nûh'un haberini oku: Hani o kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Eğer benim aranızda durmam ve Allah'ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, ben sadece Allah'a güvenip dayanırım. Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp, yapacağınızı kararlaştırınız. Sonra işiniz başınıza dert olmasın. Ondan sonra aldığınız kararı bana uygulayınız ve bana mühlet de vermeyiniz.”
Diyanet İşleri
Onlara Nuh'un haberini oku: Hani o kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Eğer benim (aranızda) durmam ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geldi ise, ben yalnız Allah'a dayanıp güvenirim. Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınızı kararlaştırın. Sonra işiniz başınıza dert olmasın. Bundan sonra (vereceğiniz) hükmü, bana uygulayın ve bana mühlet de vermeyin."*
Edip Yüksel
Onlara Nuh'un tarihini anlat. Halkına şunları demişti: "Ey halkım, durumum ve ALLAH'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geldiyse, ben ALLAH'a güveniyorum. Ortaklarınız ve liderlerinizle birlikte toplanın, pişman olmayacağınız son kararınızı alın ve bekletmeden bana karşı uygulayın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de onlara Nuh'un kıssasını oku: Hani o bir zamanlar kavmine demişti ki: "Ey kavmim, eğer benim aranızda duruşum ve Allah'ın âyetleriyle öğüt verişim size ağır geliyorsa, şunu bilin ki, ben yalnızca Allah'a dayanmışımdır, artık siz ve ortaklarınız her ne yapacaksanız toplanıp bütün gücünüzle karar veriniz. Sonra bu işiniz size dert olmasın. Sonra bana ne yapacaksanız yapın, bana mühlet de vermeyin".
Erhan Aktaş
Onlara, Nuh’un haberini anlat. Hani o kavmine: “Ey kavmim! Eğer konumum ve Allah’ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, bilin ki ben yalnızca Allah’a güveniyorum. Öyleyse yapacağınızı yapmak için şirk koştuklarınızla toplanıp karar verin. Sonra ne yapacaksanız yapın. Sonra bana fırsat vermeden aldığınız kararı hemen uygulayın!” demişti.
Hakkı Yılmaz
(71,72)Bir de onlara Nûh'un önemli haberlerini oku: Hani o toplumuna: “Ey toplumum! Eğer benim makamım; görevli oluşum, size karşı çıkışım ve Allah'ın âyetleriyle öğüt verişim size ağır geliyorsa, şunu bilin ki, ben, işin sonucunu yalnızca Allah'a bırakmışımdır. Artık siz ve ortaklarınız her ne yapacaksanız toplanıp bütün gücünüzle karar veriniz. Sonra bu işiniz size dert olmasın. Sonra bana gerçekleştirin, bana süre de tanımayın. Sonra da eğer yüz çevirirseniz; zaten ben sizden bir ücret istemedim! Benim ücretim sadece Allah'ın üzerinedir. Ve ben Müslümanlardan olmakla emrolundum” demişti.
Muhammed Esed
(ŞİMDİ artık) onlara Nûh'un başından geçenleri anlat; hani o, kavmine: "Soydaşlarım!" demişti, "eğer benim (aranızdaki) konumum ve Allah'ın ayetlerini size bildirmem zorunuza gidiyorsa, bilin ki, ben Allah'a güveniyorum. Öyleyse, artık (bana) yapacağınızı yapmak için hem kendi gücünüzü hem de Allah'tan başka tanrılık yakıştırdığınız yardımcılarınızı bir araya toplayın; bir kere ne yapacağınıza karar verdikten sonra da artık girişeceğiniz eylem sizi tasalandırmasın; (neye ki karar verdiyseniz) bana karşı artık elinizden geleni ardınıza komayın; hem de bana hiç soluk aldırmadan!
Mustafa İslamoğlu
Onlara Nuh'un kıssasını aktar: Hani o bir zamanlar kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetlerini size hatırlatmam zorunuza gidiyorsa, şunu iyi bilin ki ben yalnızca Allah'a güvendim. Haydi siz de yapacağınız eylemi kararlaştırmak için kendilerine ilahlık yakıştırdıklarınız da dahil, bir araya toplanın ki, kararlaştırdığınız eylem sizi riske sokmasın: en sonunda bana karşı aldığınız kararı infaz edin: hem de hiç göz açtırmaksızın!
Suat Yıldırım
Onlara Nuh hakkındaki haberi oku: O halkına: “Ey benim halkım, dedi, eğer benim aranızda bulunmam ve Allah'ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, şunu bilin ki ben yalnız Allah'a dayanıp güvendim. Siz de şerik koştuklarınızla beraber toplanıp işinizi kararlaştırın ki tasasını çektiğiniz bir dert olup kalmasın. Sonra da bana hiç mühlet vermeden hakkımdaki hükmünüzü uygulayın. [3, 128; 11, 55-57]
Süleyman Ateş
Onlara Nuh'un haberini oku. Kavmine: "Ey kavmim demişti, eğer benim kalkıp size Allah'ın ayetlerini hatırlatmam, size ağır geldiyse, o halde ben Allah'a dayandım, siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınız işi kararlaştırın da işiniz başınıza dert olmasın. Sonra hükmünüzü bana uygulayın, bana hiç fırsat da vermeyin!"
Şaban Piriş
-Onlara Nuhun haberini oku! Hani kavmine demişti ki:-Ey Kavmim! İçinizde bulunmam ve Allahın ayetlerini hatırlatmam eğer sizin zorunuza gidiyorsa -Ben zaten Allaha bağlanmışımdır- Haydi, ortak koştuklarınızla gücünüzü birleştirin, sonra da yapacağınız size dert olmasın. Hiç beklemeden vereceğiniz kararı bana uygulayın.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara Nuh'un haberini de oku. Hani toplumuna şöyle demişti: "Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa artık ben, Allah'a dayandım. Siz de ortaklarınızla biraraya gelip işinize bakın. Yapacağınız şey size bir kaygı da vermesin, hükmünüzü bana uygulayın. Ve bana fırsat da vermeyin."
Edip-Layth-Martha
Recite for them the news of Noah as he said to his people: "My people, if my position has become too troublesome for you, and my reminding you of God's signs, then in God I place my trust. So, gather your action and your partners together, then make certain your action does not cause you regret, then come to judge me, and do not hold back."
Muhammad Asad
AND CONVEY unto them the story of Noah-when he said unto his people: "O my people! If my presence [among you] and my announcement of God's messages are repugnant to you* -well, in God have I placed my trust. Decide, then, upon what you are going to do [against me],* and [call to your aid] those beings to whom you ascribe a share in God's divinity;* and once you have chosen your course of action, let no hesitation deflect you from it;* and then carry out against me [whatever you may have decided], and give me no respite!
Rashad Khalifa
Recite for them the history of Noah. He said to his people, "O my people, if you find my position and my reminding you of GOD's revelations too much for you, then I put my trust in GOD. You should get together with your leaders, agree on a final decision among yourselves, then let me know it without delay.,
The Monotheist Group
And recite to them the news of Noah, as he said to his people: "My people, if my station has become too troublesome for you, and my reminding you of the signs of God, then in God I place my trust. So gather your evidence and your partners, then make certain your evidence does not become against you, then come to judge me, and do not hold back."