Yunus Sûresi73. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فكذبوه | ك ذ بKZ̃B | fekeƶƶebūhu | yine de onu yalanladılar | But they denied him, |
| 2 | فنجيناه | ن ج وNCV | fenecceynāhu | ancak biz onu kurtardık | so We saved him |
| 3 | ومن | — | ve men | ve olanları | and (those) who |
| 4 | معه | — | meǎhu | onunla beraber | (were) with him |
| 5 | في | — | fī | in | |
| 6 | الفلك | ف ل كFLK | l-fulki | gemide | the ship, |
| 7 | وجعلناهم | ج ع لCAL | ve ceǎlnāhum | ve onları yaptık | and We made them |
| 8 | خلائف | خ ل فḢLF | ḣalāife | halifeler | successors, |
| 9 | وأغرقنا | غ ر قĞRG | ve eğraḳnā | ve suda boğduk | and We drowned |
| 10 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those who |
| 11 | كذبوا | ك ذ بKZ̃B | keƶƶebū | yalanlayan(ları) | denied |
| 12 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimizi | Our Signs. |
| 13 | فانظر | ن ظ رNƵR | fenZur | bir bak | Then see |
| 14 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 15 | كان | ك و نKVN | kāne | olduğuna | was |
| 16 | عاقبة | ع ق بAGB | ǎāḳibetu | sonlarının | (the) end |
| 17 | المنذرين | ن ذ رNZ̃R | l-munƶerīne | uyarılanların | (of) those who were warned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فكذبوه فنجينه ومن معه فى الفلك وجعلنهم خلئف واغرقنا الذين كذبوا بايتنا فانظر كيف كان عقبة المنذرين
Arapça (Harekeli)
فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَمَن مَّعَهُ فِي الْفُلْكِ وَجَعَلْنَاهُمْ خَلَائِفَ وَأَغْرَقْنَا الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنذَرِينَ
Transliterasyon
Fe kezzebûhu fe necceynâhu ve men meahu fîl fulki ve cealnâhum halâife ve agraknellezîne kezzebû bi âyâtinâ, fanzur keyfe kâne âkıbetul munzerîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faka<span class="u">thth</span>aboohu fanajjayn<span class="u">a</span>huwaman maAAahu fee alfulki wajaAAaln<span class="u">a</span>hum khal<span class="u">a</span>-ifawaaghraqn<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena ka<span class="u">thth</span>aboo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>fa<span class="b">o</span>n<span class="i"><span class="u">th</span></span>ur kayfa k<span class="u">a</span>na AA<span class="u">a</span>qibatualmun<span class="u">th</span>areen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onu yalanladılar da onu ve onunla berâber gemide bulunanları kurtardık ve onları hükümdâr ettik ve delillerimizi yalanlayanları sulara boğduk, bak da gör, korkutulanların sonları ne oldu.
Ali Bulaç
Fakat onu yalanladılar; Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık ve onları halifeler kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların nasıl bir sonuca uğratıldıklarına bir bak.
Bayraktar Bayraklı
Yine de onu yalanladılar; biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları iktidar sahibi yaptık. Âyetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak ki, uyarılanların sonu nasıl oldu!
Diyanet İşleri
Yine de onu yalanladılar, biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler kıldık; ayetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğduk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu!
Edip Yüksel
Onu yalanladılar. Bunun üzerine onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları yöneticiler yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Uyarılanların akıbetine dikkat et.
Elmalılı Hamdi Yazır
Buna rağmen yine de onu inkâr ettiler. Biz de onu ve gemide kendisiyle beraber olanları kurtardık. Ve onları yeryüzüne halifeler yaptık. Âyetlerimizi inkâr edenleri ise suda boğduk. Bak işte uyarılanların akıbeti nasıl oldu.
Erhan Aktaş
Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ve onları yeryüzünün halifeleri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak! Uyarılanların sonu nice oldu!
Hakkı Yılmaz
Buna rağmen yine de o'nu yalanladılar. Biz de o'nu ve gemide kendisiyle beraber olanları kurtardık. Ve onları gidenlerin yerine getirdik. Âyetlerimizi [alâmetlerimizi/ göstergelerimizi] yalanlayanları da suda boğduk. O uyarılanların âkıbetinin nasıl olduğuna bir bakıver.
Muhammed Esed
(Bütün bu uyarılara rağmen) o'nu yalanlamaya kalkıştılar! Ve Biz de o'nu ve gemide o'nunla birlikte olanların hepsini kurtarıp (yeryüzüne) mirasçı kıldık; ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanları ise suda boğduk: İmdi, bir bak, uyarıldıkları halde uymayan insanların sonu nasıl olurmuş!
Mustafa İslamoğlu
Derken, onu yalanladılar; bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünün) varisleri kıldık. Ayetlerimizi ısrarla yalan sayan kimseleri ise boğulmaya terk ettik. Dön de bir bak: uyarılan (ama uyanmayan) kimselerin akıbeti nice olurmuş?
Suat Yıldırım
Yine de halkı kendisini dinlemeyip onu yalancı saydılar. Biz de hem onu, hem de gemide beraberinde olanları kurtardık ve bunları, o ülkeye hükmedenlerin yerine geçirdik. Âyetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk. İşte bak, uyarıldığı halde doğru yolu tutmayanların âkıbetlerinin nasıl olduğunu gör! [2, 30; 39, 40; 7, 64]
Süleyman Ateş
Yine de onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları egemen yaptık ve ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak işte uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin sonu nice oldu!
Şaban Piriş
Onu yalanlamışlardı. Biz de Onu ve Onunla birlikte gemide olanları kurtarmış, ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğmuştuk. uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bak!
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları yöneticiler yaptık; ayetlerimizi yalanlayanları da batırıp boğduk. Bak da gör, önceden uyarılanların sonu nice oluyor!
Edip-Layth-Martha
They denied him, so We saved him and those with him in the Ship, and We made them to succeed each other, and We drowned those who denied Our signs. So see how the punishment of those who were warned was!
Muhammad Asad
And yet they gave him the lie! And so We saved him and all who stood by him, in the ark, and made them inherit [the earth],* the while We caused those who gave the lie to Our messages to drown:* behold, then, what happened in the end to those people who had been warned [in vain]!
Rashad Khalifa
They rejected him and, consequently, we saved him and those who joined him in the ark; we made them the inheritors. And we drowned those who rejected our revelations. Note the consequences; they have been warned.,
The Monotheist Group
They denied him, so We saved him and those with him in the ship, and We made them successors, and We drowned those who denied Our revelations. So see how was the punishment of those who were warned!