Hud Sûresi11. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (10 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إلاillāancak hariçtirExcept
2الذينelleƶīnekimselerthose who
3صبرواص ب رṦBRSaberūsabreden(ler)(are) patient
4وعملواع م لAMLve ǎmilūve ameller işleyenlerand do
5الصالحاتص ل حṦLḪS-SāliHātisalihthe good deeds,
6أولئكulāikeiştethose
7لهمlehumonlara vardırfor them
8مغفرةغ ف رĞFRmeğfiratunbağışlanma(will be) forgiveness
9وأجرا ج رECRve ecrunve ecirand a reward
10كبيرك ب رKBRkebīrunbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

الا الذين صبروا وعملوا الصلحت اولئك لهم مغفرة واجر كبير

Arapça (Harekeli)

إِلَّا الَّذِينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أُولَئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

Transliterasyon

İllellezîne saberû ve amilûs sâlihât|i|, ûlâike lehum magfiretun ve ecrun kebîr(kebîrun).

Transliteration (Eng.)

Ill<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">s</span>abaroowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti ol<span class="u">a</span>-ika lahummaghfiratun waajrun kabeer<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak sabredenler ve iyi işlerde bulunanlar müstesnadır. Öyle kişilerdir onlar ki onların hakkıdır yarlıganmak ve büyük bir ecir ve mükafat.

Ali Bulaç

Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar başka. İşte, bağışlanma ve büyük ecir bunlarındır.

Bayraktar Bayraklı

Ancak sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için, bir bağışlama ve büyük bir ödül vardır.

Diyanet İşleri

Ancak (musibetlere) sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve bir büyük mükâfat vardır.

Edip Yüksel

Sabredenler ve erdemli işler yapanlar için ise bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak (her iki halde de) sabır gösterip iyi ameller işleyenler müstesnadır. İşte onlara bir mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.

Erhan Aktaş

Ancak sabredenler ve sâlihâtı yapanlar* hariç. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Hakkı Yılmaz

(9-11)Ve eğer, sabreden ve düzeltmeye yönelik işleri yapan kişilerin –işte bunlar, bağışlanma ve büyük ödül kendileri için olanlardır– dışındaki insanlara, tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra da onu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o umutsuzdur, çok nankördür. Ve eğer, kendisine dokunan mutsuzluktan sonra, ona mutluluğu tattırsak, elbette, “Kötülükler benden gitti” der. Ve kuşkusuz o, şımarıktır, böbürlenen biridir.

Muhammed Esed

(İnsanların çoğu böyledir; pek tabii) güçlüklere göğüs geren, dürüst ve erdemli davranan kimseler bunun dışında; işte bu sonrakiler ki, onları günahlarından ötürü arınma, bağışlanma ve büyük bir mükafat beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

Ancak sabreden, Allah'ın rızasına uygun işler yapan kimseler (bu tavrı takınmazlar): İşte onlar için, ilahi bir bağış ve muhteşem bir karşılık vardır.

Suat Yıldırım

Ancak her iki halde de sabredip makbul ve güzel işler yapanlar başka! İşte onlar için pek geniş bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfat vardır. [103, 1-3; 36, 11; 2, 25]*

Süleyman Ateş

Ancak sabredip iyi işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için mağfiret ve büyük mükafat vardır.

Şaban Piriş

Sabreden ve doğru hareket eden kimseler böyle değildir. İşte onlara, bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sabredip barışçıl / hayırlı amel sergileyenler böyle yapmazlar. Bunlar kendileri için bir bağışlanma ve büyük bir ödül öngörülen kişilerdir.

Edip-Layth-Martha

Except for those who are steadfast and promote reforms; these will have a pardon, and a great reward.

Muhammad Asad

[And thus it is with most men-] save those who are patient in adversity and do righteous deeds: it is they whom forgiveness of sins awaits, and a great reward.

Rashad Khalifa

As for those who steadfastly persevere, and lead a righteous life, they deserve forgiveness and a generous recompense.,

The Monotheist Group

Except for those who are patient and do good works; these will have a pardon, and a great reward.