Hud Sûresi120. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وكلاك ل لKLLve kullenher şeyiAnd each,
2نقصق ص صGṦṦneḳuSSuanlatıyoruzWe relate
3عليكǎleykesanato you
4منmin-ndenof
5أنباءن ب اNBEenbā'ihaberleri-(the) news
6الرسلر س لRSLr-rusuliPeygamberlerin(of) the Messengers
7ماolan(for) that
8نثبتث ب تS̃BTnuṧebbitusağlamlaştıracakWe may make firm
9بهbihionunlawith it
10فؤادكف ا دFED̃fu'ādekekalbiniyour heart.
11وجاءكج ي اCYEve cā'ekeve sana gelmiştirAnd has come to you
12فيin
13هذهhāƶihibundathis
14الحقح ق قḪGGl-Haḳḳubir hakthe truth
15وموعظةو ع ظVAƵve mev'ǐZetunve bir öğütand an admonition
16وذكرىذ ك رZ̃KRve ƶikrāve bir uyarıand a reminder
17للمؤمنينا م نEMNlilmu'minīnemü'minler içinfor the believers.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وكلا نقص عليك من انباء الرسل ما نثبت به فوادك وجاءك فى هذه الحق وموعظة وذكرى للمومنين

Arapça (Harekeli)

وَكُلًّا نَّقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنبَاءِ الرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِهِ فُؤَادَكَ وَجَاءَكَ فِي هَذِهِ الْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرَى لِلْمُؤْمِنِينَ

Transliterasyon

Ve kullen nakussu aleyke min enbâir rusuli mâ nusebbitu bihî fuâdek|e| ve câeke fî hâzihil hakku ve mev’ızatun ve zikrâ lil muminîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wakullan naqu<span class="u">ss</span>u AAalayka min anb<span class="u">a</span>-ia<span class="b">l</span>rrusuli m<span class="u">a</span> nuthabbitu bihi fu-<span class="u">a</span>daka waj<span class="u">a</span>akafee h<span class="u">ath</span>ihi al<span class="u">h</span>aqqu wamawAAi<span class="i"><span class="u">th</span></span>atun wa<span class="u">th</span>ikr<span class="u">a</span>lilmu/mineen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Peygamberlere âit haberlerin hepsinden, gönlünü yatıştıracak olanlarını, sana hikâye ediyoruz ve bu kıssalarda, sana gerçek haberler, inananlara da öğüt ve ibret var.

Ali Bulaç

Sana elçilerin haberlerinden -kalbini sağlamlaştıracak- doğru haberler aktarıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini teskin edeceğimiz her haberi anlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.

Diyanet İşleri

Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini (tatmin ve) teskin edeceğimiz her haberi sana anlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.

Edip Yüksel

Gönlünü pekiştirmek için elçilerin tarihlerinden sana yeterince aktarmaktayız. Bunda, senin için bir gerçek ve gerçeği onaylayanlar için de bir aydınlatma ve uyarı gelmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Peygamberlere ait haberlerden kalbini yatıştıracak olanlardan her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda da sana bir hakikat, müminlere de bir öğüt ve ibret gelmiştir.

Erhan Aktaş

Elçilerin haberlerinden, kalbini kuvvetlendirecek olanları kıssa olarak sana anlatıyoruz. Bu hususta sana Hakk, müminlere de öğüt ve hatırlatma geldi.

Hakkı Yılmaz

Ve elçilerin haberlerinden kalbini yatıştıracak olanlardan hepsini sana kıssa olarak anlatıyoruz. Ve bunda sana bir hakikat, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

Muhammed Esed

VE BÖYLECE, elçilerin haberlerinden senin yüreğini güçlendirecek her şeyi sana anlatıyoruz. Öyle ki, bu kıssalarla hak ulaşıyor sana ve ayrıca müminlere de bir öğüt, bir hatırlatma.

Mustafa İslamoğlu

Bak, elçilerin haberlerinden senin gönlünü takviye edecek olan kısmını sana aktarmış bulunuyoruz. Bu haberlerin içerisinde, hem sana hakikat hem de mü'minlere bir öğüt ve uyarı ulaşmış olmaktadır.

Suat Yıldırım

Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini takviye edecek her şeyi sana anlatıyoruz. Bu sûrede de sana hak ve gerçek, müminlere de bir öğüt ve talimat gelmiştir.

Süleyman Ateş

Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda da sana hak ve inananlar için bir öğüt ve ibret gelmiştir.

Şaban Piriş

Bizim sana her bir peygamberin haberini anlatmamız senin kalbini sağlamlaştırmak içindir. Bu konuda sana gerçek olan, güzel öğüt ve uyarı gelmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Resullerin haberlerinden, kendisiyle kalbini destekleyip sağlamlaştıracağımız herşeyi sana anlatıyoruz. Bunun içinde sana hak gelmiştir. Bunda, inananlar için bir öğüt ve hatırlatma da vardır.

Edip-Layth-Martha

All the news of the messengers that we relate to you is to strengthen your heart. In this has come to you the truth and a lesson and a reminder for those who acknowledge.

Muhammad Asad

AND [remember:] out of all the accounts relating to the [earlier] apostles We convey unto thee [only] that wherewith We [aim to] make firm thy heart:* for through these [accounts] comes the truth unto thee, as well as an admonition and a reminder unto all believers.

Rashad Khalifa

We narrate to you enough history of the messengers to strengthen your heart. The truth has come to you herein, as well as enlightenments and reminders for the believers.,

The Monotheist Group

And We tell to you from the news of the messengers with which We strengthen your heart. In this has come to you the truth and a lesson and a reminder for the believers.