Hud Sûresi122. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وانتظروا | ن ظ رNƵR | venteZirū | ve bekleyin | "And wait;" |
| 2 | إنا | — | innā | biz de | indeed, we |
| 3 | منتظرون | ن ظ رNƵR | munteZirūne | beklemekteyiz | "(are) ones who wait.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وانتظروا انا منتظرون
Arapça (Harekeli)
وَانتَظِرُوا إِنَّا مُنتَظِرُونَ
Transliterasyon
Ventazır|û|, innâ muntazırûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">i</span>nta<span class="i"><span class="u">th</span></span>iroo inn<span class="u">a</span>munta<span class="i"><span class="u">th</span></span>iroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bekleyin, şüphe yok ki biz de beklemedeyiz.
Ali Bulaç
Ve gözleyip durun; gerçekten biz de gözleyip duruyoruz."
Bayraktar Bayraklı
“Bekleyiniz! Biz de beklemekteyiz.”
Diyanet İşleri
Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!
Edip Yüksel
"Sonra bekleyin, biz de beklemekteyiz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Siz bekleyin görün, biz de bekleyip göreceğiz.
Erhan Aktaş
“Bekleyin! Biz de bekliyoruz.”
Hakkı Yılmaz
(121,122)Ve inanmayan o kişilere de ki: “Elinizden geleni geri koymayın! Şüphesiz biz yapanlarız. Bekleyin! Şüphesiz biz bekleyenleriz.”
Muhammed Esed
Ve (olacak olanı) bekleyin bakalım; doğrusu, biz de bekleyeceğiz!"
Mustafa İslamoğlu
ve bekleyiniz, iyi bilin ki biz zaten beklemekteyiz.
Suat Yıldırım
121, 122. İman etmeyenlere de de ki: “Siz yerinizde sayarak elinizden geleni yapın, ama biz de çalışacağız, gerekeni yapacağız. Siz bizim için felaket gözleyin bakalım, biz de eski ümmetlerin başına gelen felaketlerin size gelmesini gözleyip bekliyoruz.
Süleyman Ateş
Bekleyin, biz de bekliyoruz!
Şaban Piriş
Bekleyin, biz de bekliyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
"Bekleyin, biz de bekliyoruz."
Edip-Layth-Martha
"Wait, for we are also waiting."
Muhammad Asad
and wait [for what is coming]: behold, we too are waiting!"
Rashad Khalifa
"Then wait; we too will wait.",
The Monotheist Group
"And wait, for we are also waiting."