Hud Sûresi25. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And verily |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | göndermiştik | We sent |
| 3 | نوحا | — | nūHen | Nuh'u | Nuh |
| 4 | إلى | — | ilā | to | |
| 5 | قومه | ق و مGVM | ḳavmihi | kendi kavmine | his people, |
| 6 | إني | — | innī | şüphesiz ben | """Indeed, I am" |
| 7 | لكم | — | lekum | sizin için | to you |
| 8 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrun | bir uyarıcıyım | a warner |
| 9 | مبين | ب ي نBYN | mubīnun | apaçık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد ارسلنا نوحا الى قومه انى لكم نذير مبين
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ إِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Transliterasyon
Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihî innî lekum nezîrun mubîn(mubînun).
Transliteration (Eng.)
Walaqad arsaln<span class="u">a</span> noo<span class="u">h</span>an il<span class="u">a</span>qawmihi innee lakum na<span class="u">th</span>eerun mubeen<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki biz Nûh'u, kavmine gönderdik de şüphe yok ki dedi, ben, size apaçık bir korkutucuyum.
Ali Bulaç
Andolsun, Biz Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara:) "Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıp-korkutucuyum."
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, Biz Nûh'u kavmine peygamber gönderdik. Onlara, “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım” dedi.
Diyanet İşleri
Andolsun, biz Nuh'u kavmine elçi gönderdik. Onlara: "Ben (dedi), sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Edip Yüksel
Nuh'u halkına gönderdik: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım"
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki, vaktiyle Nuh'u da kavmine gönderdik, O, onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Erhan Aktaş
Ant olsun ki! Biz, Nuh’u kendi halkına göndermiştik. “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım;”
Hakkı Yılmaz
(25,26)Ve andolsun ki Nûh'u da toplumuna elçi olarak gönderdik: “Gerçekten ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. Allah'tan başkasına kulluk etmeyiniz! Ben, sizin hakkınızda acı bir günün azabından korkarım.”
Muhammed Esed
VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz Nûh'u (da aynı mesajla) kavmine gönderdik: "Bilin ki, ben size açık, yalın bir uyarıyla geldim
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu, Nuh'u da mesajımızı kavmine taşımak için elçi olarak görevlendirmiştik. (Demişti ki:) "Bakın, ben size açık ve net bir uyarıyla geldim.
Suat Yıldırım
25, 26. Gerçekten Biz vaktiyle, Nuh'u kendi halkına gönderdik, şunu ilan etsin diye: “Bilesiniz ki ben sizi açıkça uyarmaya geldim. Sakın Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Doğrusu, bu gidişle, ben sizin canınızı yakacak, gayet acı bir günün azabına uğramanızdan endişe ederim. ” [7, 59-64] {KM, Tekvin 6, 5; 8, 15}
Süleyman Ateş
Andolsun biz Nuh'u da kavmine gönderdik: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Şaban Piriş
25,26. -Nuhu halkına göndermiştik:-Ben, Allahtan başkasına kulluk etmeyesiniz diye size, açık bir uyarıcıyım. Ben, acı bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun biz, Nuh'u da toplumuna resul olarak göndermiştik. "Ben sizin için açık bir uyarıcıyım."
Edip-Layth-Martha
We had sent Noah to his people: "I am to you a clear warner!"
Muhammad Asad
AND INDEED, [it was with the same message that] We sent forth Noah unto his people :* "Behold, I come unto you with the plain warning
Rashad Khalifa
We sent Noah to his people, saying, "I come to you as a clear warner.,
The Monotheist Group
And We had sent Noah to his people: "I am to you a clear warner!"