Hud Sûresi42. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (20 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وهيve hiye(Gemi)And it
2تجريج ر يCRYtecrīgeçirirkensailed
3بهمbihimonlarıwith them
4فيiçindenon
5موجم و جMVCmevcindalgalarınthe waves
6كالجبالج ب لCBLkālcibālidağlar gibilike mountains,
7ونادىن د وND̃Vve nādāve seslendiand Nuh called out
8نوحnūHunNuhand Nuh called out
9ابنهب ن يBNYbnehuoğluna(to) his son,
10وكانك و نKVNve kāneve o (idi)and he was
11في[in]
12معزلع ز لAZLmeǎ'zilinbir kenardaapart,
13يا يYEY/HEY/AH"""O!"
14بنيب ن يBNYbenīÇocuklarıChildren
15اركبر ك بRKBrkebgel binEmbark
16معناmeǎnābizimle birliktewith us
17ولاve lāve-and (do) not
18تكنك و نKVNtekunolmabe
19معmeǎberaberwith
20الكافرينك ف رKFRl-kāfirīnekâfirlerle"the disbelievers."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وهى تجرى بهم فى موج كالجبال ونادى نوح ابنه وكان فى معزل يبنى اركب معنا ولا تكن مع الكفرين

Arapça (Harekeli)

وَهِيَ تَجْرِي بِهِمْ فِي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادَى نُوحٌ ابْنَهُ وَكَانَ فِي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَب مَّعَنَا وَلَا تَكُن مَّعَ الْكَافِرِينَ

Transliterasyon

Ve hiye tecrî bihim fî mevcin kel cibâli ve nâdâ nûhunibnehu ve kâne fî ma´zilin yâ buneyyerkeb meanâ ve lâ tekun meal kâfirîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wahiya tajree bihim fee mawjin ka<span class="b">a</span>ljib<span class="u">a</span>liwan<span class="u">a</span>d<span class="u">a</span> noo<span class="u">h</span>unu ibnahu wak<span class="u">a</span>na feemaAAzilin y<span class="u">a</span> bunayya irkab maAAan<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span>takun maAAa alk<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gemi, içindekilerle dağlar gibi dalgalar üstünde akıp gidiyordu. Nûh, kendisinden çekilip ayrı bir yerde bulunan oğluna oğulcuğum dedi, bin sen de bizimle ve kâfirlerle berâber olma.

Ali Bulaç

(Gemi) Onlarla dağlar gibi dalga(lar) içinde yüzüyorken Nuh, bir kenara çekilmiş olan oğluna seslendi: "Ey oğlum, bizimle birlikte bin ve kafirlerle birlikte olma."

Bayraktar Bayraklı

Gemi dağlar gibi dalgalar içinde onları götürürken Nûh, bir kenarda ayrı kalmış oğluna, “Ey yavrucuğum! Bizimle beraber sen de gemiye bin, inkârcılarla beraber olma” diye seslendi.

Diyanet İşleri

Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh, gemiden uzakta bulunan oğluna: Yavrucuğum! (Sen de) bizimle beraber bin, kafirlerle beraber olma! diye seslendi.*

Edip Yüksel

Gemi, onları dağ gibi dalgaların arasından geçirirken, Nuh bir kenarda ayrı duran oğluna seslendi: "Yavrum, gel bizimle birlikte bin. Kâfirlerle birlik olma."*

Elmalılı Hamdi Yazır

Gemi içindekilerle birlikte, dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna bağırdı: "Yavrucuğum, gel, bizimle beraber bin! Kâfirlerle beraber olma!"

Erhan Aktaş

Gemi dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh, bir kenarda bekleyen oğluna:“ Yavrum bizimle beraber sen de bin; gerçeği yalanlayan nankörlerle beraber kalma.” diye seslendi.

Hakkı Yılmaz

Ve gemi onlarla, dağlar gibi dalgalar içinde akıp gidiyordu. Ve Nûh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna seslendi: “Yavrucuğum! Bizimle beraber bin, kâfirlerle; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler ile beraber olma!”

Muhammed Esed

Ve derken, onları götüren gemi dağ gibi dalgaların arasında seyre koyuldu. Ve o an kıyıda kalan oğluna (Nûh): "Oğulcuğum" diye bağırdı, "gel bin bizimle gemiye, o inkarcıların yanında kalma!"

Mustafa İslamoğlu

Ve gemi dağlar gibi dalgaların arasında yol almaya başladı; ve Nuh oğluna -ki o kendi başına bir kenarda duruyordu- seslendi: "Yavrucuğum! Gel, bizimle birlikte bin gemiye; inkara gömülüp gidenlerle birlikte olma!"

Suat Yıldırım

Gemi onları dağlar gibi dalgalar arasından geçirirken, Nuh biraz ötede olan oğluna: “Evladım, gel sen de bizimle gemiye bin de kâfirlerle beraber kalma! ” diye seslendi. [69, 11-12; 54, 13-15]*

Süleyman Ateş

Gemi, onları dağlar gibi dalga(lar) arasından geçirirken Nuh, bir kenarda duran oğluna. "Yavrum, bizimle beraber bin, kafirlerle beraber olma!" diye seslendi.

Şaban Piriş

Gemi dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh, bir kenara çekilmiş oğluna:-Yavrucuğum, bizimle bin, kafirlerle olma! diye seslendi.

Yaşar Nuri Öztürk

Gemi onları, dağlar gibi dalgalar üstünden yürütüp götürüyordu. Nuh onlardan ayrı bir yerde duran oğluna seslendi: "Oğulcuğum, bizimle beraber bin, kafirlerle beraber olma."

Edip-Layth-Martha

While it was running with them in waves like mountains, Noah called to his son, who was in an isolated place: "My son, ride with us, and do not be with the ingrates!"

Muhammad Asad

And it moved on with them into waves that were like mountains. At that [moment] Noah cried out to a son of his, who had kept himself aloof [from the others]: "O my dear son!* Embark with us, and remain not with those who deny the truth!"

Rashad Khalifa

As it sailed with them in waves like hills, Noah called his son, who was isolated: "O my son, come ride with us; do not be with the disbelievers.",

The Monotheist Group

And while it was running with them in waves like mountains, Noah called to his son, who was in an isolated place: "My son, ride with us, and do not be with the rejecters!"