Hud Sûresi43. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | (O) dedi ki | He said, |
| 2 | سآوي | ا و يEVY | sāvī | sığınacağım | """I will betake myself" |
| 3 | إلى | — | ilā | to | |
| 4 | جبل | ج ب لCBL | cebelin | bir dağa | a mountain, |
| 5 | يعصمني | ع ص مAṦM | yeǎ'Simunī | o beni korur | (that) will save me |
| 6 | من | — | mine | -dan | from |
| 7 | الماء | م و هMVH | l-māi | su- | "the water.""" |
| 8 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 9 | لا | — | lā | yoktur | """(There is) no" |
| 10 | عاصم | ع ص مAṦM | ǎāSime | kurtulacak | protector |
| 11 | اليوم | ي و مYVM | l-yevme | bugün | today |
| 12 | من | — | min | -nden | from |
| 13 | أمر | ا م رEMR | emri | emri- | the Command of Allah |
| 14 | الله | — | llahi | Allah'ın | the Command of Allah |
| 15 | إلا | — | illā | dışında | except, |
| 16 | من | — | men | kimselerin | (on) whom |
| 17 | رحم | ر ح مRḪM | raHime | merhanet ettiği | "He has mercy.""" |
| 18 | وحال | ح و لḪVL | ve Hāle | bu sırada girdi | And came |
| 19 | بينهما | ب ي نBYN | beynehumā | aralarına | (in) between them |
| 20 | الموج | م و جMVC | l-mevcu | bir dalga | the waves, |
| 21 | فكان | ك و نKVN | fekāne | ve o da oldu | so he was |
| 22 | من | — | mine | -dan | among |
| 23 | المغرقين | غ ر قĞRG | l-muğraḳīne | boğulanlar- | the drowned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال ساوى الى جبل يعصمنى من الماء قال لا عاصم اليوم من امر الله الا من رحم وحال بينهما الموج فكان من المغرقين
Arapça (Harekeli)
قَالَ سَآوِي إِلَى جَبَلٍ يَعْصِمُنِي مِنَ الْمَاءِ قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقِينَ
Transliterasyon
Kâle seâvî ilâ cebelin ya´sımunî minel mâ´(mâi) kâle lâ âsımel yevme min emrillâhi illâ men rahim|e|, ve hâle beynehumal mevcu fe kâne minel mugrakîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la sa<span class="u">a</span>wee il<span class="u">a</span> jabalinyaAA<span class="u">s</span>imunee mina alm<span class="u">a</span>-i q<span class="u">a</span>la l<span class="u">a</span> AA<span class="u">as</span>imaalyawma min amri All<span class="u">a</span>hi ill<span class="u">a</span> man ra<span class="u">h</span>ima wa<span class="u">ha</span>labaynahum<span class="u">a</span> almawju fak<span class="u">a</span>na mina almughraqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O, dağda bir yere sığınırım ben dedi. Nûh, bugün dedi Allah'ın acıdığı kişilerden başka onun emrinden kurtulacak yok ve derken aralarına bir dalgadır giriverdi ve o da boğulanlara katıldı.
Ali Bulaç
(Oğlu) Dedi ki: "Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur." Dedi ki: "Bugün Allah'ın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur." Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.
Bayraktar Bayraklı
Oğlu, “Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır” deyince, Nûh, “Bugün acıdıkları dışında, Allah'ın buyruğundan kurtarabilecek bir şey yoktur” dedi. Aralarına dalga girdi ve oğlu da boğulanlara karıştı.
Diyanet İşleri
Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh): "Bugün Allah'ın emrinden (azabından), merhamet sahibi Allah'tan başka koruyacak kimse yoktur" dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.*
Edip Yüksel
O ise, "Beni sudan koruması için bir tepeye sığınacağım" dedi. "Bugün ALLAH'ın yargısından koruyacak hiçbir şey yoktur; ancak O'nun acıdıkları hariç" dedi. Dalgalar ikisi arasından geçti; o, boğulanların arasındaydı.
Elmalılı Hamdi Yazır
O, dedi ki; "Ben, beni sudan koruyacak bir dağa çıkacağım". Nuh da "Bu gün Allah'ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah'ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur." dedi. Derken dalga aralarına giriverdi. O da boğulanlardan oldu.
Erhan Aktaş
O: “Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır.” deyince; “Bugün Allah’ın rahmetine erişenden başkasını, Allah’ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur.” dedi. Aralarına dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.
Hakkı Yılmaz
Nûh'un oğlu dedi ki: “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım.” Nûh, “Bugün Allah'ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah'ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur” dedi. Ve dalga aralarına girdi. O da suda boğulanlardan oluverdi.
Muhammed Esed
(Fakat oğlu:) "Ben, beni sulara karşı koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi.(Nûh:) "Bugün, (Allah'ın) acımasını, esirgemesini hak etmiş olanların dışında, kimse için Allah'ın hükmünden kurtuluş yoktur!" Ve tam o anda aralarında bir dalga yükseldi ve (oğul) boğulup gidenlerin arasına karıştı.
Mustafa İslamoğlu
(Oğlu,) "Ben bir dağa kaçıp sığınacağım; o beni sulardan korur" dedi. (Nuh) "Bugün Allah'ın belasından, O'nun rahmet ettikleri hariç, kimse için kaçıp kurtulma ümidi yok!" diye seslendi. Derken, aralarına dalga giriverdi... Artık o da boğulanlardan biriydi.
Suat Yıldırım
O: “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım! ” dedi. Nuh ise: “Bugün Allah'ın helâk emrinden koruyacak hiçbir kuvvet yoktur. Ancak O'nun merhamet ettiği kurtulur! ” der demez, birden aralarına dalga girdi, ve oğlu boğulanlardan oldu.
Süleyman Ateş
(Oğlu): "Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım," dedi. (Nuh): "Bugün, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur, ancak O'nun acıdığı (kurtulur)." dedi. Ve aralarına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.
Şaban Piriş
Oğlu:-Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım dedi. Nuh:-Bugün, Allahın kendisine acıdığından başkasının tutunacağı bir yer yoktur, derken aralarına bir dalga girdi de o da boğulanlardan oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Oğlu cevap verdi: "Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur." Nuh dedi: "Allah'ın merhamet ettiği dışında bugün hiç kimse için Allah'ın kararından kurtaracak yoktur." Ve ikisi arasında dalga girdi de o, boğulanlar arasına katıldı.
Edip-Layth-Martha
He said, "I will take refuge to the mountain which will save me from the water." He said, "There is no savior from God's decree except to whom He grants mercy." The wave came between them, so he was one of those who drowned.
Muhammad Asad
[But the son] answered: "I shall betake myself to a mountain that will protect me from the waters." Said [Noah]: "Today there is no protection [for anyone] from God's judgment, save [for] those who have earned [His] mercy!" And a wave rose up between them, and [the son] was among those who were drowned.
Rashad Khalifa
He said, "I will take refuge on top of a hill, to protect me from the water." He said, "Nothing can protect anyone today from GOD's judgment; only those worthy of His mercy (will be saved)." The waves separated them, and he was among those who drowned.,
The Monotheist Group
He said: "I will take refuge to the mountain which will protect me from the water." He said: "There is no protection from the decree of God except for those He has granted mercy." And the wave came between them, so he was one of those who drowned.