Hud Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقيل | ق و لGVL | ve ḳīle | ve denildi | And it was said, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | أرض | ا ر ضERŽ | erDu | yer | earth |
| 4 | ابلعي | ب ل عBLA | bleǐy | çek | Swallow |
| 5 | ماءك | م و هMVH | māeki | suyunu | your water, |
| 6 | ويا | يY | ve yā | ve EY/HEY/AH | "and ""O!" |
| 7 | سماء | س م وSMV | semāu | gök | sky |
| 8 | أقلعي | ق ل عGLA | eḳliǐy | sen de tut | |
| 9 | وغيض | غ ي ضĞYŽ | ve ğīDe | ve çekildi | And subsided |
| 10 | الماء | م و هMVH | l-māu | su | the water, |
| 11 | وقضي | ق ض يGŽY | ve ḳuDiye | ve bitirildi | and was fulfilled |
| 12 | الأمر | ا م رEMR | l-emru | iş | the Command. |
| 13 | واستوت | س و يSVY | vestevet | ve oturdu | And it rested |
| 14 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 15 | الجودي | — | l-cūdiyyi | Cudi'nin | the Judi. |
| 16 | وقيل | ق و لGVL | ve ḳīle | ve denildi | And it was said, |
| 17 | بعدا | ب ع دBAD̃ | buǎ'den | yok olsun | """Away" |
| 18 | للقوم | ق و مGVM | lilḳavmi | topluluğu | with the people |
| 19 | الظالمين | ظ ل مƵLM | Z-Zālimīne | zalimler | "the wrongdoers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقيل يارض ابلعى ماءك ويسماء اقلعى وغيض الماء وقضى الامر واستوت على الجودى وقيل بعدا للقوم الظلمين
Arapça (Harekeli)
وَقِيلَ يَا أَرْضُ ابْلَعِي مَاءَكِ وَيَا سَمَاءُ أَقْلِعِي وَغِيضَ الْمَاءُ وَقُضِيَ الْأَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَقِيلَ بُعْدًا لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Transliterasyon
Ve kîle yâ ardubleî mâeki ve yâ semâu akliî ve gîdal mâu ve kudıyel emru vestevet alal cûdiyyi ve kîle bu´den lil kavmiz zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waqeela y<span class="u">a</span> ar<span class="u">d</span>u iblaAAee m<span class="u">a</span>akiway<span class="u">a</span> sam<span class="u">a</span>o aqliAAee waghee<span class="u">d</span>a alm<span class="u">a</span>owaqu<span class="u">d</span>iya al-amru wa<span class="b">i</span>stawat AAal<span class="u">a</span> aljoodiyyiwaqeela buAAdan lilqawmi a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve dendi ki: Ey yeryüzü, em suyunu ve ey gök kes yağmurunu ve su emildi ve iş yapıldı bitti ve oturdu Cûdi'ye gemi ve uzaklık denildi, zulmeden topluluğa.
Ali Bulaç
Denildi ki: "Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut." Su çekildi, iş bitiriliverdi, (gemi de) Cudi (dağı) üstünde durdu ve zalimler topluluğuna da: "Uzak olsunlar" denildi.
Bayraktar Bayraklı
“Ey yeryüzü! Suyunu içeri çek ve ey gök, sen de suyunu tut” denildi. Su çekildi, iş de böylece bitirildi. Gemi ise Cûdî'ye oturdu. “Haksızlık yapan toplum yok olsun” denildi.
Diyanet İşleri
(Nihayet) "Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu) tut!" denildi. Su çekildi; iş bitirildi; (gemi de) Cudi (dağının) üzerine yerleşti. Ve: "O zalimler topluluğunun canı cehenneme!" denildi.
Edip Yüksel
Ve denildi ki: "Ey toprak suyunu yut, ey gök sen de tut." Su yatıştı, karar yerine getirildi, Cudi (Judea) üzerine oturdu ve "Zalimler uzak olsunlar!" dendi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah tarafından denildi ki: "Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes! Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi.
Erhan Aktaş
“Ey yer, suyunu çek ve ey gök, suyunu kes.” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi Cudi’ye oturdu. “Zalimler topluluğu Allah’ın rahmetinden uzak olsun.” denildi.*
Hakkı Yılmaz
Ve “Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de tut!” denildi. Sular da çekildi. Emir de yerine gelmiş oldu. Gemi de Cudi üzerine oturdu. Ve o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan topluma, “Uzak olun [kahrolun, tarihten silinin]!” denildi.
Muhammed Esed
Ve derken, "Ey yer, suyunu yut!" denildi; "Ey gök, (yağmurunu) durdur!" Ve böylece sular çekildi, (Allah'ın) hükmü yerine geldi, gemi Cûdî Dağı'na oturdu. Ve böylece, zulmeden bu halk için "uzak olsunlar!" sözü söylenmiş oldu.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet denildi ki: "Ey yer, suyunu yut! Ve ey gök, suyunu tut!" Ve sular çekildi ve hüküm infaz edildi, sonunda gemi Cudi üzerine oturdu. Ve kendilerine kıyan toplum için "Olmaz olsunlar!" denildi.
Suat Yıldırım
Kâfirler boğulduktan sonra yerle göğe: “Ey yer suyunu yut ve sen ey gök suyunu tut! ” diye emir buyuruldu. Su çekildi, iş bitirildi ve gemi Cudi üzerinde yerleşti ve “Kahrolsun o zalimler! ” denildi. {KM, Tekvin 8, 4}*
Süleyman Ateş
Ey yer, suyunu yut ve ey gök tut! denildi. Su azaldı, iş bitirildi. (Gemi) Cudi'ye oturdu. "Haksızlık yapan kavim yok olsun!" denildi.
Şaban Piriş
-Ey yeryüzü suyunu yut, ey gök tut denildi. Su çekildi, emir gerçekleşti, gemi Cudiye oturdu. Ve şöyle denildi:-Kahrolsun Zalim toplum!
Yaşar Nuri Öztürk
Ve denildi: "Ey yer! Suyunu yut ve ey gök, sen de tut" Ve su çekildi. İş bitirilmişti. Gemi, Cudi üzerine oturdu ve haykırıldı: "O zalimler topluluğu geri gelmez olsun."
Edip-Layth-Martha
It was said, "O land, swallow your water, and O sky, cease." The water was diminished, and the matter concluded. It came to rest on the Judea, and it was said, "Away with the wicked people."
Muhammad Asad
And the word was spoken: "O earth, swallow up thy waters! And, O sky, cease [thy rain]!" And the waters sank into the earth, and the will [of God] was done, and the ark came to rest on Mount Judl* And the word was spoken: "Away with these evildoing folk!"
Rashad Khalifa
It was proclaimed: "O earth, swallow your water," and "O sky, cease." The water then subsided; the judgment was fulfilled. The ark finally rested on the hills of Judea. It was then proclaimed: "The transgressors have perished.",
The Monotheist Group
And it was said: "O land, swallow your water, and O sky, cease." And the water was diminished, and the matter concluded. And it came to rest on the Judi, and it was said: "Away with the wicked people."