Hud Sûresi48. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قيل | ق و لGVL | ḳīle | denildi ki | It was said, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | نوح | ن و حNVḪ | nūHu | Nuh | Nuh |
| 4 | اهبط | ه ب طHBŦ | hbiT | in | Go down |
| 5 | بسلام | س ل مSLM | biselāmin | selam ile | with peace |
| 6 | منا | — | minnā | bizden | from Us |
| 7 | وبركات | ب ر كBRK | ve berakātin | ve bereketlerle | and blessings |
| 8 | عليك | — | ǎleyke | sana | on you |
| 9 | وعلى | — | ve ǎlā | ve üzerine | and on |
| 10 | أمم | ا م مEMM | umemin | ümmetler | the nations |
| 11 | ممن | — | mimmen | olanlardan | from those |
| 12 | معك | — | meǎke | seninle birlikte | with you. |
| 13 | وأمم | ا م مEMM | veumemun | ve (bazı) ümmetlere | But (to other) nations |
| 14 | سنمتعهم | م ت عMTA | senumettiǔhum | geçimlik vereceğiz | "We will grant enjoyment;" |
| 15 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 16 | يمسهم | م س سMSS | yemessuhum | onlara dokunacaktır | will touch them |
| 17 | منا | — | minnā | bizden | from Us |
| 18 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azap | a punishment |
| 19 | أليم | ا ل مELM | elīmun | acıklı | "painful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قيل ينوح اهبط بسلم منا وبركت عليك وعلى امم ممن معك وامم سنمتعهم ثم يمسهم منا عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
قِيلَ يَا نُوحُ اهْبِطْ بِسَلَامٍ مِّنَّا وَبَرَكَاتٍ عَلَيْكَ وَعَلَى أُمَمٍ مِّمَّن مَّعَكَ وَأُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ
Transliterasyon
Kîle yâ nûhuhbıt bi selâmin minnâ ve berekâtin aleyke ve alâ umemin mimmen meâk|e|, ve umemun se numettiuhum summe yemessuhum minnâ azâbun elîm(elîmun).
Transliteration (Eng.)
Qeela y<span class="u">a</span> noo<span class="u">h</span>u ihbi<span class="u">t</span>bisal<span class="u">a</span>min minn<span class="u">a</span> wabarak<span class="u">a</span>tin AAalayka waAAal<span class="u">a</span>omamin mimman maAAaka waomamun sanumattiAAuhum thumma yamassuhumminn<span class="u">a</span> AAa<span class="u">tha</span>bun aleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dendi ki: Nûh, sana ve seninle berâber bulunanlardan türeyecek ümmetlere bizden gönderilen esenlikler ve bereketlerle in gemiden. Onlardan türeyecek ümmetler içinde öyleleri de var ki onları da bir müddet faydalandıracak, geçindireceğiz de sonra bizden elemli bir azâba uğrayacaktır onlar.
Ali Bulaç
"Ey Nuh" denildi. "Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine Bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in. (Sizden türeyecek diğer kafir) Ümmetleri de yararlandıracağız, sonra onlara Bizden acı bir azap dokunacaktır."
Bayraktar Bayraklı
“Ey Nûh! Sana ve seninle beraber olan topluluklara, bizden bir esenlik ve bereket olmak üzere gemiden in!” denildi. Ama birçok topluluğun geçimini de sağlayacağız. Sonra onlara, bizden acıklı bir azap değecektir.
Diyanet İşleri
Denildi ki: Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan ümmetlere bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in! Kendilerini (dünyada) faydalandıracağımız, sonra da bizden kendilerine elem verici bir azabın dokunacağı ümmetler de olacaktır.
Edip Yüksel
Dendi ki: "Ey Nuh, sana ve seninle birlikte olan uluslara bizden barış ve bereketlerle in. Ayrıca öyle uluslar var ki onları bir süre yaşatacağız ve sonra onlara bizden acı bir azap dokunacaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ey Nuh!" denildi, " Bizden bir selâm sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere, kutluluk dileğiyle gemiden in. İlerde kendilerini bir çok nimetten faydalandıracağımız, sonra da bu yüzden kendilerine tarafımızdan acıklı bir azap dokunacaknice ümmetler olacaktır."
Erhan Aktaş
Dendi ki: “Ey Nuh! Katımızdan esenlikle in. Sana ve sana tabi olan topluluklara bereketler olsun. Ama öyle toplumlar da olacak ki, onları dünya nimetlerinden bir süre yararlandıracağız, sonra onlara Bizden can yakıcı bir azap dokunacaktır.
Hakkı Yılmaz
Denildi ki: “Ey Nûh! Bizden bir selâm ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere bir selâm ve bolluklarla gemiden in. –Ve ilerde kendilerini birçok nimetten yararlandıracağımız, sonra da bu yüzden kendilerine tarafımızdan acıklı bir azap dokunacak nice ümmetler vardır.–
Muhammed Esed
Bunun üzerine (Nûh'a) "Ey Nûh!" denildi, "Sana ve seninle beraber (olanlara; senin ve) onlar(ın soyun)dan gelecek olan (iyi) insanlara katımızdan bir barış ve güvenlik, bir bolluk bereket (vaadi) ile gemiden in. Fakat (senin ve onların soyundan gelecek olan zalim ve inkarcı) insanlara gelince, Biz onların (bu dünyada belli bir süre) tutunup geçinmelerine fırsat verecek, sonra da başlarına katımızdan bir azap saracağız."
Mustafa İslamoğlu
(Nuh'a) "Ey Nuh! Senin ve seninle birlikte olanların nesillerinden (gelecek) olanlara, katımızdan bir esenlik ve mutluluk, bir bereket ve bolluk (muştusuyla) inip yerleş. Ama (gelecek) kuşaklar (arasında öyleleri) bulunacak ki; (önce) onlara geçici zevkleri tattıracağız, sonra tarafımızdan can yakıcı bir azaba çarptıracağız!" denildi.
Suat Yıldırım
“Ey Nuh! denildi, sana ve beraberinde bulunan mümin topluluklara Bizim tarafımızdan bir selâmet ve çok bereketlerle gemiden in! Gelecek nesiller içinde niceleri de olacak ki onları dünyada bir müddet yaşatacağız, sonra da Biz den onlara gayet acı bir azap dokunacaktır. ” [2, 38]
Süleyman Ateş
Ey Nuh, denildi, sana ve seninle beraber bulunan ümmetlerden bir bölüme bizden selamet ve bolluklarla (gemiden) in. Ama öyle ümmetler de var ki, onları bir süre yaşatacağız, sonra onlara bizden acı bir azab dokunacaktır!
Şaban Piriş
-Ey Nuh, sana ve seninle birlikte olan topluluklara, bizden bir esenlik ve bereketle in. Ve daha sonraki toplumlara da geçimlikler vereceğiz. Sonra onlara katımızdan can yakıcı bir azap dokunacaktır, denildi.
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle denildi: "Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olanlardan diğer gruplara bizden bereketler ve bir selamla aşağıya in. Bazı ümmetler de var, kendilerini önce nimetlendireceğiz sonra bizden acıklı bir azap hepsini kucaklayacak."
Edip-Layth-Martha
It was said, "O Noah, descend with peace from Us, and with blessings upon you and upon nations to come from those with you. As for other nations whom We will first grant them pleasure, then they will receive a painful retribution from Us."
Muhammad Asad
[Thereupon] the word was spoken: "O Noah! Disembark in peace from Us,* and with [Our] blessings upon thee as well as upon the people [who are with thee, and the righteous ones that will spring from thee and] from those who are with thee.* But [as for the unrighteous] folk [that will spring from you] - We shall allow them to enjoy life [for a little while], and then there will befall them grievous suffering from Us."
Rashad Khalifa
It was proclaimed: "O Noah, disembark, with peace and blessings upon you, and upon nations who will descend from your companions. As for the other nations descending from you, we will bless them for awhile, then commit them to painful retribution.",
The Monotheist Group
It was said: "O Noah, descend in peace from Us and blessings upon you and upon nations to come from those with you. And nations whom We will give enjoyment, then a painful retribution will reach them from Us."