Hud Sûresi64. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ويايYve yā ve EY/HEY/AH"and ""O!"
2قومق و مGVMḳavmikavmimNation
3هذهhāƶihişuThis
4ناقةن و قNVGnāḳatudişi devesishe-camel
5اللهllahiAllah'ın(of) Allah
6لكمlekumsizin için(is) for you
7آيةا ي يEYYāyetenbir mucizedira Sign,
8فذروهاو ذ رVZ̃Rfeƶerūhāonu bırakınso leave her
9تأكلا ك لEKLte'kulotlasınto eat
10فيin
11أرضا ر ضERŽerDitoprağındathe earth
12اللهllahiAllah'ın(of) Allah,
13ولاve lāand (do) not
14تمسوهام س سMSStemessūhāona dokundurmayıntouch her
15بسوءس و اSVEbisū'inbir kötülükwith harm,
16فيأخذكما خ ذ EḢZ̃feye'ḣuƶekumyoksa sizi yakalarlest will seize you
17عذابع ذ بAZ̃Bǎƶābunbir azapa punishment
18قريبق ر بGRBḳarībunyakın"impending."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ويقوم هذه ناقة الله لكم ءاية فذروها تاكل فى ارض الله ولا تمسوها بسوء فياخذكم عذاب قريب

Arapça (Harekeli)

وَيَا قَوْمِ هَذِهِ نَاقَةُ اللَّهِ لَكُمْ آيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِي أَرْضِ اللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَرِيبٌ

Transliterasyon

Ve yâ kavmi hâzihî nâkatullâhi lekum âyeten fe zerûhâ te´kul fî ardıllâhi ve lâ temessûhâ bi sûin fe ye´huzekum azâbun karîb(karîbun).

Transliteration (Eng.)

Way<span class="u">a</span> qawmi h<span class="u">ath</span>ihi n<span class="u">a</span>qatuAll<span class="u">a</span>hi lakum <span class="u">a</span>yatan fa<span class="u">th</span>arooh<span class="u">a</span> ta/kulfee ar<span class="u">d</span>i All<span class="u">a</span>hi wal<span class="u">a</span> tamassooh<span class="u">a</span>bisoo-in faya/khu<span class="u">th</span>akum AAa<span class="u">tha</span>bun qareeb<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey kavmim, işte şu Allah'ın dişi devesi, size bir mûcize. Bırakın onu da yeryüzünde yiyip gezsin ve ona kötülükle dokunmayın, sonra pek yakın bir azap gelip çatar size.

Ali Bulaç

"Ey kavmim, size işte bir ayet olarak Allah'ın devesi; onu serbest bırakın, Allah'ın arzında yesin. Ona kötülük (vermek niyeti)yle dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azap sarıverir."

Bayraktar Bayraklı

“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın mülkünde yesin. Ona kötülük etmeyiniz; sonra sizi yakın bir azap yakalar.”

Diyanet İşleri

Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin). Ona kötülük dokundurmayın; sonra sizi yakın bir azap yakalar.*

Edip Yüksel

"Ey halkım, ALLAH'ın bu devesi sizin için bir ayettir. ALLAH'ın toprağında bırakın otlansın. Ona kötülük dokundurmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

Elmalılı Hamdi Yazır

"Ey kavmim! İşte şu, Allah'ın dişi devesi, size bir mucizedir. Bırakın onu Allah'ın yer yüzünde (otlaklarında) otlasın. Ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azap yakalar."

Erhan Aktaş

“Ey halkım! İşte şu Allah’ın dişi devesi*, sizin için bir ayettir.* Bırakın onu, Allah’ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”

Hakkı Yılmaz

(63,64)Sâlih dedi ki: Ey toplumum! Eğer ben Rabbimden apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana Kendinden bir rahmet vermişse… Bu durum karşısında O'na asi olursam beni Allah'tan kim korur? O zaman sizin de bana zarardan başka katkınız olmaz. Ve ey toplumum! İşte size alâmet/gösterge olarak salât [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma] görevi. Artık onu bırakın, Allah'ın yeryüzünde uygulansın. Ve ona kötülük dokundurmayın; sonra sizi yakın bir azap yakalayıverir.

Muhammed Esed

Ve "Ey kavmim!" diye, devam etti, "Bu, Allah'a ait olan dişi deve sizin için bir işaret olacaktır; bunun için, onu bırakın Allah'ın arzında otlasın; ona bir kötülük yapmayın, yoksa beklenmedik bir azaba dûçâr olursunuz!"

Mustafa İslamoğlu

"İmdi ey kavmim! Allah'a ait olan bu dişi deve sizin için bir sembol kılınmıştır. O halde bırakın da Allah'ın arzında otlasın! Sakın ona kötülük yapayım demeyin! Sonra ani bir azaba çarptırılırsınız."

Suat Yıldırım

63, 64. Salih: “Ey benim halkım! ” dedi, “Şimdi söyleyin bakayım: Şayet ben Rabbimden gelen kesin delile dayanıyorsam ve O bana tarafından bir nübüvvet lütfetmişse? Peki bu durumda ben kalkıp Allah'a isyan edersem, O'nun cezasından kim beni kurtarabilir? Sizin bana hiçbir faydanız olamaz, olsa olsa ziyanımı artırırsınız. Hem Ey halkım! İşte size mûcize olarak Allah'ın devesi! Bırakın onu Allah'ın mülkünde yayılsın, yesin içsin. Sakın kötü bir maksatla ona el sürmeyin, yoksa çok geçmez sizi bir azap kıstırıverir. ” [7, 33]

Süleyman Ateş

Ey kavmim, işte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir. Bırakın onu, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azab yakalar!

Şaban Piriş

-Ey halkım, Bu, size açık bir belge olarak Allahın devesidir. Onu bırakın, Allahın arzında yayılsın. Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi çok yakında bir azap çarpar.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey toplumum! İşte şu size, Allah'ın bir mucize olan devesi. Rahat bırakın onu. Allah'ın toprağında karnını doyursun. Bir kötülük dokundurmayın ona. Yoksa sizi çok yakın bir azap enseler."

Edip-Layth-Martha

"My people, this is God's camel, in her you have a sign. So leave her to eat from God's land freely, and do not harm her, or else a close retribution will take you."

Muhammad Asad

And [then he said]: "O my people! This she-camel belonging to God shall be a token for you: so leave her alone to pasture on God's earth, and do her no harm, lest speedy chastisement befall you!"*

Rashad Khalifa

"O my people, this is GOD's camel to serve as a proof for you. You shall let her eat from GOD's earth, and do not touch her with any harm, lest you incur an immediate retribution.",

The Monotheist Group

"And O my people, this is the camel of God, in her you have a sign. So leave her to eat from God's earth freely, and do not harm her, or else a close retribution will take you."