Hud Sûresi77. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | ve ne zaman ki | And when |
| 2 | جاءت | ج ي اCYE | cā'et | gelince | came |
| 3 | رسلنا | ر س لRSL | rusulunā | Elçilerimiz | Our messengers |
| 4 | لوطا | — | lūTen | Lut'a | (to) Lut, |
| 5 | سيء | س و اSVE | sī'e | kaygılandı | he was distressed |
| 6 | بهم | — | bihim | onlardan | for them |
| 7 | وضاق | ض ي قŽYG | ve Dāḳa | ve göğsüne bastı | and felt straitened |
| 8 | بهم | — | bihim | onlardan | for them |
| 9 | ذرعا | ذ ر عZ̃RA | ƶer'ǎn | bir sıkıntı | (and) uneasy, |
| 10 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dedi ki | and said, |
| 11 | هذا | — | hāƶā | bu | """This" |
| 12 | يوم | ي و مYVM | yevmun | bir gündür | (is) a day |
| 13 | عصيب | ع ص بAṦB | ǎSībun | çetin | "distressful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما جاءت رسلنا لوطا سىء بهم وضاق بهم ذرعا وقال هذا يوم عصيب
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا جَاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هَذَا يَوْمٌ عَصِيبٌ
Transliterasyon
Ve lemmâ câet resulunâ lûtan sîe bihim ve dâka bihim zer’an ve kâle hâzâ yevmun asîb(asîbun).
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>at rusulun<span class="u">a</span>loo<span class="u">t</span>an see-a bihim wa<span class="u">da</span>qa bihim <span class="u">th</span>arAAan waq<span class="u">a</span>lah<span class="u">atha</span> yawmun AAa<span class="u">s</span>eeb<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Elçilerimiz, Lût'a gelince Lût, gelişlerinden endişeye düştü, içine bir korku girdi, gönlü daraldı ve bu dedi, pek çetin bir gün.
Ali Bulaç
Elçilerimiz Lut'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılandı, göğsünü bir sıkıntı bastı ve: "Bu, zorlu bir gün" dedi.
Bayraktar Bayraklı
Elçilerimiz/melekler, Lût'a gelince, Lût onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da, “Bu, çetin bir gündür” dedi.
Diyanet İşleri
Elçilerimiz Lut'a gelince, (Lut) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da "Bu, çetin bir gündür" dedi.*
Edip Yüksel
Elçilerimiz Lut'a gelince, onlara kötü davranıldı. Bu durum canını sıktı ve "Zor birgün olacak" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne zaman ki, elçilerimiz Lut'a geldiler, bunların gelişleri yüzünden Lut fenalaştı, eli ayağı birbirine dolaştı ve "Bu gün çetin bir gündür." dedi.
Erhan Aktaş
Elçilerimiz Lut’a vardıklarında, onların yüzünden fenalaştı. Onlara karşı eli ayağı birbirine dolaştı. “Bu çok zorlu bir gün.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Ve ne zaman ki elçilerimiz Lût'a geldiler, bunlar yüzünden o üzüldü, bunlar hakkında eli-kolu bağlandı kaldı ve “Bu, müthiş bir gündür!” dedi.
Muhammed Esed
VE ELÇİLERİMİZ Lût'a geldiğinde, kendilerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar hesabına derin bir kaygı duydu ve "Zor bir gün, bu!" diye belirtti, (kaygısını).
Mustafa İslamoğlu
Ve elçilerimiz Lut'a gelince, onları korumaya güç yetiremeyeceğini düşünerek derin bir endişeye kapıldı ve "Bugün belalı bir gün olacak!" dedi.
Suat Yıldırım
O elçilerimiz Lût'a gelince o fena halde sıkıldı, onlar yüzünden göğsü daraldı ve: “Gerçekten bu gün pek çetin bir gün! ” dedi. {KM, Tekvin 19, 1-25}
Süleyman Ateş
Elçilerimiz Lut'a gelince onlar yüzünden kaygılandı. onlar için arşını daraldı (ne yapacağını şaşırdı): "Bu, çetin bir gündür!" dedi.*
Şaban Piriş
Elçilerimiz, Luta gelince endişelendi. Onları korumaktan aciz olduğu için sıkıntı bastı ve “Zorlu bir gün.” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Elçilerimiz Lut'a geldiğinde onlar için kaygılanmış, göğsü daralmış da şöyle demişti: "Bu zorlu bir gün!"
Edip-Layth-Martha
When Our messengers came to Lot, he was grieved on their account and he felt discomfort for them and said, "This is a distressful day."
Muhammad Asad
AND WHEN Our messengers came unto Lot, he was sorely grieved on their account, seeing that it was beyond his power to shield them;* and he exclaimed: "This is a woeful day!"
Rashad Khalifa
When our messengers went to Lot, they were mistreated, and he was embarrassed by their presence. He said, "This is a difficult day.",
The Monotheist Group
And when Our messengers came to Lot, he was grieved by them and he felt discomfort for them and he said: "This is a distressful day."