Hud Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولئن | — | velein | ve şayet | And if |
| 2 | أخرنا | ا خ رEḢR | eḣḣarnā | geciktirsek | We delay |
| 3 | عنهم | — | ǎnhumu | onlardan | from them |
| 4 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābe | azabı | the punishment |
| 5 | إلى | — | ilā | için | for |
| 6 | أمة | ا م مEMM | ummetin | bir süre | a time |
| 7 | معدودة | ع د دAD̃D̃ | meǎ'dūdetin | sayılı | determined, |
| 8 | ليقولن | ق و لGVL | leyeḳūlunne | mutlaka derler | they will surely say, |
| 9 | ما | — | mā | nedir? | """What" |
| 10 | يحبسه | ح ب سḪBS | yeHbisuhu | onu alıkoyan | "detains it?""" |
| 11 | ألا | — | elā | haberiniz olsun ki | No doubt! |
| 12 | يوم | ي و مYVM | yevme | gün | (On) the Day |
| 13 | يأتيهم | ا ت يETY | ye'tīhim | o geldiği | it comes to them |
| 14 | ليس | ل ي سLYS | leyse | değildir | not |
| 15 | مصروفا | ص ر فṦRF | meSrūfen | geri çevrilecek | (will be) averted |
| 16 | عنهم | — | ǎnhum | kendilerinden | from them |
| 17 | وحاق | ح ي قḪYG | ve Hāḳa | ve kuşatır | and will surround |
| 18 | بهم | — | bihim | onları | them |
| 19 | ما | — | mā | şey | what |
| 20 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used (to) |
| 21 | به | — | bihi | onu | mock at [it]. |
| 22 | يستهزئون | ه ز اHZE | yestehziūne | alaya alıyor(lar) | mock at [it]. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولىن اخرنا عنهم العذاب الى امة معدودة ليقولن ما يحبسه الا يوم ياتيهم ليس مصروفا عنهم وحاق بهم ما كانوا به يستهزءون
Arapça (Harekeli)
وَلَئِنْ أَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ إِلَى أُمَّةٍ مَّعْدُودَةٍ لَّيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُ أَلَا يَوْمَ يَأْتِيهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ
Transliterasyon
Ve le in ahharnâ anhumul azâbe ilâ ummetin ma´dûdetin le yekûlunne mâ yahbisuh|u|, e lâ yevme ye´tîhim leyse masrûfen anhum ve hâka bi him mâ kânû bihî yestehziûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wala-in akhkharn<span class="u">a</span> AAanhumu alAAa<span class="u">tha</span>bail<span class="u">a</span> ommatin maAAdoodatin layaqoolunna m<span class="u">a</span> ya<span class="u">h</span>bisuhual<span class="u">a</span> yawma ya/teehim laysa ma<span class="u">s</span>roofan AAanhum wa<span class="u">ha</span>qabihim m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo bihi yastahzi-oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların uğrayacakları azâbı, mukadder bir zamana kadar geciktirirsek, bunun teahhuruna da sebep nedir derler. Bilin ki onlara azâbın gelip çattığı gün o azap, artık geriye bırakılamaz ve alay ettikleri musîbet, onları çepeçevre kuşatır.
Ali Bulaç
Andolsun, onlardan azabı sayılı bir topluluğa (veya belirli bir süreye) kadar ertelesek, mutlaka: "Onu alıkoyan nedir?" derler. Haberiniz olsun; onlara bunun geleceği gün, onlardan geri çevrilecek değildir ve alaya almakta oldukları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye kadar ertelersek, elbette, “Onun gelmesini engelleyen nedir?” derler. Bilesiniz ki, kendilerine azap geldiği gün, bir daha onlardan uzaklaştırılacak değildir. Alay etmekte oldukları şey, onları çepeçevre kuşatmış olacaktır.
Diyanet İşleri
Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye kadar ertelesek, mutlaka "Onun gelmesini engelleyen nedir?" derler. Bilesiniz ki, kendilerine azap geldiği gün, bir daha onlardan uzaklaştırılacak değildir. Ve alay etmekte oldukları şey, onları çepeçevre kuşatacaktır.
Edip Yüksel
Onlardan azabı belli bir süre için ertelesek, "Onu tutan nedir?" derler. Doğrusu, onlara geldiği gün, kendilerinden geri çevrilemez ve alay ettikleri şey kendilerini kuşatacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve eğer bunlardan bir kısmının göreceği azabı belli bir süreye kadar erteleyecek olursak, o zaman da "onu engelleyen nedir ki?" diyecekler. İyi bilin ki, o azap onlara geldiği gün kendilerinden geri çevrilecek değildir. Ve o alay ettikleri şey kendilerini kuşatmış olacaktır.
Erhan Aktaş
Eğer, bir ümmet* için azabı onlardan belli bir süreye kadar erteleyecek olursak, “Bunu engelleyen şey nedir ki?” derler. Bilesiniz ki, onlara azap geldiği gün, artık geri çevrilmez. Alaya aldıkları azap onları kuşattır.
Hakkı Yılmaz
Ve eğer Biz bunlardan azabı belli bir önderli toplum oluşana kadar erteleyecek olursak, o zaman da, “Onu engelleyen nedir ki?” diyecekler. Haberiniz olsun! O azap, onlara geldiği gün kendilerinden geri çevrilecek değildir. Ve o alay ettikleri şey kendilerini kuşatmıştır.
Muhammed Esed
Ve ayrıca, onların (hak ettiği) azabı (tarafımızdan) belirlenmiş bir vakte kadar ertelesek hemen şöyle derler: "Onun (hemen gerçekleşmesini) önleyen ne?" Bilin ki, o Gün (o sözü geçen azap) onların başına geldiği zaman, onu kendilerinden uzak tutacak hiçbir güç olmayacak; ve alay edip durdukları şey onları kuşatıp bunaltacaktır.
Mustafa İslamoğlu
Ve eğer onların cezasını sayılı bir süreye ertelesek, hemen "Onu tutan mı var?" derler. Bakın, o gün geldiğinde, onu onlardan savuşturacak hiçbir güç olmayacak; dahası, alaya aldıkları gerçek onları çepeçevre kuşatacak.
Suat Yıldırım
Şayet Biz kendilerine azap göndermeyi belirli bir zamana kadar ertelersek: “Bu azabı alıkoyan sebep nedir? ” derler. İyi bilin ki o azap başlarına geldiği gün, artık onlardan geriye çevrilmez ve alaya aldıkları o azap, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur. ”
Süleyman Ateş
Andolsun onlardan azabı sayılı bir ümmete (belli bir süreye) ertelesek, "Onu tut(up bize gelmesine engel ol)an nedir?" derler. İyi bilin ki, o (azab) başlarına geldiği gün, bir daha onlardan geri çevrilmez ve alay ettikleri şey, kendilerini kuşatmışolur.
Şaban Piriş
Şayet azabı onlardan sayılı bir süreye kadar ertelersek:-Onu engelleyen nedir? derler. Dikkat edin. Alay ettikleri şey onlara geldiği gün; onlardan hiç ayrılmaz ve onları çepeçevre içine alır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve eğer onlardan azabı, belirlenmiş bir süreye kadar ertelersek, mutlaka şöyle diyeceklerdir: "Onu erteleyen de ne?" Gözünüzü açın, azap onlara geldiği gün, kendilerinden geri çevrilecek değildir. Ve alay edip durdukları şey, kendilerini sarmış olacaktır.
Edip-Layth-Martha
If We delay for them the retribution to a near period, they will say, "What has kept it?" Alas, on the day it comes to them, nothing will turn it away from them, and what they used to mock will catch up with them.
Muhammad Asad
And thus it is: if We defer their suffering until a time-limit set [by Us],* they are sure to say, "What is preventing it [from coming now]?"* Oh, verily, on the Day when it befalls them there will be nothing to avert it from them; and they shall be overwhelmed by the very thing which they were wont to deride.*
Rashad Khalifa
And if we delay the retribution they have incurred - for we reserve it for a specific community - they say, "What is keeping Him?" In fact, once it comes to them, nothing can stop it, and their mocking will come back to haunt them.,
The Monotheist Group
And if We delay for them the retribution to a near period, they will say: "What has kept it?" Alas, on the day it comes to them, nothing will turn it away from them, and they will be surrounded by that which they used to mock.