Hud Sûresi88. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (36 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | قوم | ق و مGVM | ḳavmi | kavmim | Nation |
| 4 | أرأيتم | ر ا يREY | eraeytum | söyleyin bakalım | Do you see |
| 5 | إن | — | in | eğer | if |
| 6 | كنت | ك و نKVN | kuntu | ben isem | I am |
| 7 | على | — | ǎlā | üzere | on |
| 8 | بينة | ب ي نBYN | beyyinetin | açık bir belge | a clear evidence |
| 9 | من | — | min | -den | from |
| 10 | ربي | ر ب بRBB | rabbī | Rabbim- | my Lord, |
| 11 | ورزقني | ر ز قRZG | ve razeḳanī | ve beni rızıklandırmışsa | and He has provided me |
| 12 | منه | — | minhu | kendi katından | from Himself |
| 13 | رزقا | ر ز قRZG | rizḳan | bir rızıkla | a good provision? |
| 14 | حسنا | ح س نḪSN | Hasenen | güzel | a good provision? |
| 15 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 16 | أريد | ر و دRVD̃ | urīdu | istemiyorum | I intend |
| 17 | أن | — | en | that | |
| 18 | أخالفكم | خ ل فḢLF | uḣālifekum | size aykırı hareket etmek | I differ from you |
| 19 | إلى | — | ilā | in | |
| 20 | ما | — | mā | şeylerde | what |
| 21 | أنهاكم | ن ه يNHY | enhākum | sizi menettiğim | I forbid you |
| 22 | عنه | — | ǎnhu | ondan | from it. |
| 23 | إن | — | in | Not | |
| 24 | أريد | ر و دRVD̃ | urīdu | istiyorum | I intend |
| 25 | إلا | — | illā | ancak | except |
| 26 | الإصلاح | ص ل حṦLḪ | l-iSlāHa | ıslah etmek | the reform |
| 27 | ما | — | mā | as much as I am able. | |
| 28 | استطعت | ط و عŦVA | steTaǎ'tu | gücümün yettiğince | as much as I am able. |
| 29 | وما | — | ve mā | ve yoktur | And not |
| 30 | توفيقي | و ف قVFG | tevfīḳī | bir başarım | (is) my success |
| 31 | إلا | — | illā | başka | except |
| 32 | بالله | — | billahi | Allah'ın (verdiğinden) | with Allah. |
| 33 | عليه | — | ǎleyhi | O'na | Upon Him |
| 34 | توكلت | و ك لVKL | tevekkeltu | güvendim | I trust |
| 35 | وإليه | — | ve ileyhi | ve O'na | and to Him |
| 36 | أنيب | ن و بNVB | unību | gönülden yönelirim | I turn. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال يقوم ارءيتم ان كنت على بينة من ربى ورزقنى منه رزقا حسنا وما اريد ان اخالفكم الى ما انهىكم عنه ان اريد الا الاصلح ما استطعت وما توفيقى الا بالله عليه توكلت واليه انيب
Arapça (Harekeli)
قَالَ يَا قَوْمِ أَرَأَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَى بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّي وَرَزَقَنِي مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًا وَمَا أُرِيدُ أَنْ أُخَالِفَكُمْ إِلَى مَا أَنْهَاكُمْ عَنْهُ إِنْ أُرِيدُ إِلَّا الْإِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُ وَمَا تَوْفِيقِي إِلَّا بِاللَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ
Transliterasyon
Kâle yâ kavmi e reeytum in kuntu alâ beyyinetin min rabbî ve rezekanî minhu rızkan hasenâ(hasenen), ve mâ urîdu en uhâlifekum ilâ mâ enhâkum anh|u|, in urîdu illel ıslâha mesteta’tu, ve mâ tevfîkî illâ billâh|i|, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb|u|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> qawmi araaytum inkuntu AAal<span class="u">a</span> bayyinatin min rabbee warazaqanee minhu rizqan<span class="u">h</span>asanan wam<span class="u">a</span> oreedu an okh<span class="u">a</span>lifakum il<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> anh<span class="u">a</span>kum AAanhu in oreedu ill<span class="u">a</span> al-i<span class="u">s</span>l<span class="u">ah</span>am<span class="u">a</span> ista<span class="u">t</span>aAAtu wam<span class="u">a</span> tawfeeqee ill<span class="u">a</span> bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hiAAalayhi tawakkaltu wa-ilayhi oneeb<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey kavmim dedi Şuayb, ya Rabbimden apaçık bir delille gelmişsem, ya kendi katından beni güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa. Sizi nehyettiğim şeye kendim aykırı hareket edemem ki. Gücümün yettiği kadar ıslâh etmek istiyorum sizi ve başarım, ancak Allah'tandır, ona dayandım ve sonunda da dönüp onun tapısına varacağım.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni Kendisi'nden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim sahiplenmek suretiyle) size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istediğim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Allah iledir; O'na tevekkül ettim ve O'na içten yönelip-dönerim."
Bayraktar Bayraklı
Dedi ki: “Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından verilmiş apaçık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na güvenip dayandım ve bütün benliğimle O'na yöneldim.”
Diyanet İşleri
Dedi ki: Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam ancak Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na döneceğim.*
Edip Yüksel
"Halkım" dedi, "Bakın, ya ben Rabbimden kesin bir kanıta sahip isem ve bana kendisinden güzel bir nimet bağışlamışsa?… Sizi bazı şeyleri yasaklamam, size zıt gitmek istediğim için değildir. Ben sadece gücüm yettiğince bir reform gerçekleştirmek istiyorum. Başarım ancak ALLAH'tandır. O'na güvendim ve O'na yöneliyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
Şu'ayb dedi ki: "Ey kavmim! Şayet ben Rabbimden ispat edici bir delil üzerinde bulunuyorsam ve şayet bana, O kendi katından güzel bir rızık ihsan etmişse, söyleyin bakalım ben ne yapmalıyım? Ben size karşı çıkmakla sizi menettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmeye çalışıyorum. Muvaffakiyetim de ancak Allah'ın yardımı ile olacaktır. Ben yalnızca O'na dayandım ve ancak O'na döneceğim."
Erhan Aktaş
“Ey halkım! Bana söyleyin! Ya ben Rabb’imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah’tandır. Yalnız O’na tevekkül* ettim ve yalnız O’na yöneldim.
Hakkı Yılmaz
(88-90)Şu‘ayb: “Ey toplumum! Hiç düşündünüz mü? Şâyet ben, Rabbimden bir delil üzerinde bulunuyorsam ve şâyet O, bana Kendi katından güzel bir rızık ihsan etmişse!? Ve Ben, size karşı çıkmakla sizi menettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum. Ben, sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmeyi istiyorum. Başarıya ulaşabilmem de ancak Allah iledir. Ben, yalnızca O'na işin sonucunu havale ettim ve ancak O'na yönelirim. Ve ey toplumum! Bana karşı gelmeniz sakın sizi, Nûh toplumunun veya Hûd toplumunun veya Sâlih toplumunun başlarına gelen musibetler gibi bir musibete uğratmasın. Ve Lût toplumu sizden pek uzak değildir. Ve Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz ki, benim Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir” dedi.
Muhammed Esed
(Şuayb:) "Ey kavmim!" diye karşılık verdi, "Ne dersiniz, ya ben Rabbimden apaçık bir kanıta dayanıyorsam, ya beni kendi katından güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa, (söyleyin, o zaman, başka nasıl davranabilirim?) Hem ben, sizden yapmamanızı istediğim şeyi, sizin hilafınıza yapmak istiyor da değilim. Ben sadece gücümün elverdiği kadar ıslah etmek istiyorum; ama (bunda ne kadar) başarı göstereceğim bütünüyle Allah'a bağlıdır. Ben O'na güvenip dayanıyor ve her zaman, her konuda O'na yöneliyorum!"
Mustafa İslamoğlu
"Ey kavmim!" dedi, "Düşünsenize bir: ya ben Rabbimin katından gelen açık bir delile dayanıyorsam; ve O beni kendi katından güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa? Hem sizi sakındırdığım konulara girmem sadece size muhalefet etme arzumdan kaynaklanmıyor. Aksine tüm arzum, gücümün yettiğince düzeltmeye çalışmaktan ibarettir. Başarım ise yalnızca Allah'a bağlıdır: sadece O'na dayanıp güvendim ve yalnızca O'na yöneldim.
Suat Yıldırım
Şuayb: “Ey halkım! dedi, ya ben Rabbimden gelen açık delile dayanıyorsamve O, kendi katından bana güzel bir nasip lütfetmişse? O'na nankörlük etmem doğru olur mu? Hem ben sizi birtakım şeylerden menederek kendim onları işlemek istemiyorum ki! İstediğim tek şey, gücüm yettiğince ortamı düzeltmektir. Muvaffak olmam sadece Allah'ın yardımı ile olur. Onun için ben de yalnız O'na dayanıyorum, O'na yöneliyorum.
Süleyman Ateş
Ey kavmim, dedi, bakın, ya ben Rabbimden bir kanıt üzerinde isem ve (O), bana kendinden güzel bir rızık vermişse? Ben size menettiğim şeylerde size aykırı davranmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadar düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah(ınyardımı) iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na yönelirim!
Şaban Piriş
Şuayib:-Ey Halkım, benim, Rabbimden bir belgem olduğu ve bana güzel bir rızık verdiği halde, Ona karşı gelebileceğimi düşünüyor musunuz? Size yasak ettiğim şeylerde, size aykırı hareket etmek istemem. Sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Başarım yalnız Allaha bağlıdır. Ona dayandım, Ona yöneldim, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Ey toplumum! Ya ben Rabbimden bir beyyine üzerindeysem, bana lütfundan güzel bir rızık vermişse!.. Size yasakladığım şeylerde, size söylediğimin aksine davranmak istemiyorum. Gücüm ölçüsünde barış ve iyilikten başka birşey de istemiyorum. Başarım ancak Allah'ın desteğiyledir. Yalnız O'na güvendim ben, yalnız O'na yöneliyorum.
Edip-Layth-Martha
He said, "O my people, do you see that if I am on clear evidence from my Lord, and He has provided me with good provision from Him, then I would not want to contradict by doing what I forbid you from. I only want to fix what I can, and my guidance is only with God. To Him I place my trust, and to Him I repent."
Muhammad Asad
He answered: "O my people! What do you think? If [it be true that] I am taking my stand on a clear evidence from my Sustainer, who has vouchsafed me goodly sustenance [as a gift] from Himself - [how could I speak to you otherwise than I do]?* And yet, I have no desire to do, out of opposition to you, what I am asking you not to do:* I desire no more than to set things to rights in so far as it lies within my power; but the achievement of my aim depends on God alone. In Him have I placed my trust, and unto Him do I always turn!
Rashad Khalifa
He said, "O my people, what if I have solid proof from my Lord; what if He has provided me with a great blessing? It is not my wish to commit what I enjoin you from. I only wish to correct as many wrongs as I can. My guidance depends totally on GOD; I have put my trust in Him. To Him I have totally submitted.,
The Monotheist Group
He said: "O my people, do you see that if I am on clear evidence from my Lord, and He has provided me with good provision from Him, then I would not want to contradict by doing what I am prohibiting you from. I only want to make right what I can, and my guidance is only with God. To Him I place my trust, and to Him I repent."