Yusuf Sûresi100. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (47 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ورفع | ر ف عRFA | ve rafeǎ | ve çıkardı | And he raised |
| 2 | أبويه | ا ب وEBV | ebeveyhi | ana-babasını | his parents |
| 3 | على | — | ǎlā | üstüne | upon |
| 4 | العرش | ع ر شARŞ | l-ǎrşi | tahtın | the throne |
| 5 | وخروا | خ ر رḢRR | ve ḣarrū | ve hepsi kapandılar | and they fell down |
| 6 | له | — | lehu | onun için | to him |
| 7 | سجدا | س ج دSCD̃ | succeden | secdeye | prostrate. |
| 8 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dedi | And he said, |
| 9 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 10 | أبت | ا ب وEBV | ebeti | babacığım | my father |
| 11 | هذا | — | hāƶā | işte bu | This |
| 12 | تأويل | ا و لEVL | te'vīlu | yorumudur | (is the) interpretation |
| 13 | رؤياي | ر ا يREY | ru'yāye | rü'yanın | (of) my dream, |
| 14 | من | — | min | (of) before. | |
| 15 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | önceki | (of) before. |
| 16 | قد | — | ḳad | muhakkak | Verily, |
| 17 | جعلها | ج ع لCAL | ceǎlehā | onu yaptı | has made it |
| 18 | ربي | ر ب بRBB | rabbī | Rabbim | my Lord |
| 19 | حقا | ح ق قḪGG | Haḳḳan | gerçek | true. |
| 20 | وقد | — | ve ḳad | ve gerçekten | And indeed, |
| 21 | أحسن | ح س نḪSN | eHsene | iyilik etti | He was good |
| 22 | بي | — | bī | bana | to me |
| 23 | إذ | — | iƶ | zira | when |
| 24 | أخرجني | خ ر جḢRC | eḣracenī | beni çıkardı | He took me out |
| 25 | من | — | mine | -dan | of |
| 26 | السجن | س ج نSCN | s-sicni | zindan- | the prison, |
| 27 | وجاء | ج ي اCYE | ve cā'e | ve getirdi | and brought |
| 28 | بكم | — | bikum | sizi de | you |
| 29 | من | — | mine | -den | from |
| 30 | البدو | ب د وBD̃V | l-bedvi | çöl- | the bedouin life |
| 31 | من | — | min | after | |
| 32 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 33 | أن | — | en | [that] | |
| 34 | نزغ | ن ز غNZĞ | nezeğa | fitne soktuktan | had caused discord |
| 35 | الشيطان | ش ط نŞŦN | ş-şeyTānu | şeytan | the Shaitaan |
| 36 | بيني | ب ي نBYN | beynī | aramıza | between me |
| 37 | وبين | ب ي نBYN | ve beyne | ve arasına | and between |
| 38 | إخوتي | ا خ وEḢV | iḣvetī | kardeşlerim | my brothers. |
| 39 | إن | — | inne | gerçekten | Indeed, |
| 40 | ربي | ر ب بRBB | rabbī | Rabbim | my Lord |
| 41 | لطيف | ل ط فLŦF | leTīfun | çok ince düzenler | (is) Most Subtle |
| 42 | لما | — | limā | şeyi | to what |
| 43 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği | He wills. |
| 44 | إنه | — | innehu | şüphesiz O | Indeed, He, |
| 45 | هو | — | huve | O | He |
| 46 | العليم | ع ل مALM | l-ǎlīmu | bilendir | (is) the All-Knower, |
| 47 | الحكيم | ح ك مḪKM | l-Hakīmu | her şeyi yerli yerince yapandır | the All-Wise. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ورفع ابويه على العرش وخروا له سجدا وقال يابت هذا تاويل رءيى من قبل قد جعلها ربى حقا وقد احسن بى اذ اخرجنى من السجن وجاء بكم من البدو من بعد ان نزغ الشيطن بينى وبين اخوتى ان ربى لطيف لما يشاء انه هو العليم الحكيم
Arapça (Harekeli)
وَرَفَعَ أَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًا وَقَالَ يَا أَبَتِ هَذَا تَأْوِيلُ رُؤْيَايَ مِن قَبْلُ قَدْ جَعَلَهَا رَبِّي حَقًّا وَقَدْ أَحْسَنَ بِي إِذْ أَخْرَجَنِي مِنَ السِّجْنِ وَجَاءَ بِكُم مِّنَ الْبَدْوِ مِن بَعْدِ أَن نَّزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْنِي وَبَيْنَ إِخْوَتِي إِنَّ رَبِّي لَطِيفٌ لِّمَا يَشَاءُ إِنَّهُ هُوَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
Transliterasyon
Ve refea ebeveyhi alel arşı ve harrû lehu succedâ(succeden), ve kâle yâ ebeti hâzâ te’vîlu ru’yâye min kablu kad cealehâ rabbî hakkâ(hakkan), ve kad ahsene bî iz ahrecenî mines sicni ve câe bikum minel bedvi min ba’di en nezegaş şeytânu beynî ve beyne ıhvetî, inne rabbî latîfun limâ yeşâ’(yeşâu) innehu huvel alîmul hakîm|u|.
Transliteration (Eng.)
WarafaAAa abawayhi AAal<span class="u">a</span> alAAarshiwakharroo lahu sujjadan waq<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> abati h<span class="u">atha</span>ta/weelu ru/y<span class="u">a</span>ya min qablu qad jaAAalah<span class="u">a</span> rabbee <span class="u">h</span>aqqanwaqad a<span class="u">h</span>sana bee i<span class="u">th</span> akhrajanee mina a<span class="b">l</span>ssijniwaj<span class="u">a</span>a bikum mina albadwi min baAAdi an nazagha a<span class="b">l</span>shshay<span class="u">ta</span>nubaynee wabayna ikhwatee inna rabbee la<span class="u">t</span>eefun lim<span class="u">a</span>yash<span class="u">a</span>o innahu huwa alAAaleemu al<span class="u">h</span>akeem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Anasıyla babasını tahta çıkartıp oturttu ve hepsi de ona karşı secdeye kapandılar. Babacığım dedi, evvelce gördüğüm rüya, bu işte, Rabbim onu gerçekleştirdi ve beni zindandan çıkararak lûtfetti bana; Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da sizi çölden getirdi. Şüphe yok ki Rabbim, dilediği şeyi tedbîr edip lütfuyla meydana getirir; şüphe yok ki o her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
Ali Bulaç
Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur."
Bayraktar Bayraklı
Ana babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu. Çünkü şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, O, beni zindandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Şüphesiz O, her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.”
Diyanet İşleri
Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: "Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana (çok şey) lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."
Edip Yüksel
Ana ve babasını tahtın üzerine kaldırdı. Hepsi onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Babacığım, bu, önceden görmüş bulunduğum rüyanın gerçekleşmesidir. Rabbim onu gerçekleştirdi. Sapkın, benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra O beni hapishaneden çıkararak ve sizi çölden getirerek bana iyilikte bulundu. Gerçekten Rabbim dilediğine karşı çok şefkatlidir. O, Bilendir, Bilgedir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki: "İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Erhan Aktaş
Yusuf, anne ve babasını makamına çıkardı. Hepsi onun makamına saygı ile eğildiler.* Yusuf: “Ey babacığım! Bu durum, daha önceki rüyamın gerçekleşmesidir.* Rabb’im onu gerçek kıldı. Ve gerçekten bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra sizi çölden getirdi. Benim Rabb’im dilediğine lütuf sahibidir. Gerçek şu ki: O, Her Şeyi Bilen’dir, En İyi Hüküm Veren’dir.
Hakkı Yılmaz
Ve anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine yükseltti. Ve hepsi boyun eğip teslimiyet göstererek o'nun için yere kapandılar. Ve Yûsuf: “Babacığım! İşte bu durum, o gördüğümün te’vîlidir. Gerçekten Rabbim onu hak kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Şüphesiz Rabbim dilediği şeye armağan vericidir. Şüphesiz O, en iyi bilen, hüküm koyanın ta kendisidir.”
Muhammed Esed
Ve ana-babasını en yüksek onur katına çıkardı; ve onlar(ın hepsi) O'nun önünde hürmet ve tazimle yere kapandılar. Bunun üzerine (Yusuf:) "Ey babacığım!" dedi, "Vaktiyle gördüğüm rüyanın gerçek anlamı buydu demek; ve Rabbim onu gerçekleştirdi. O beni hapisten çıkarmakla ve Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra sizi(n hepinizi) çölden çıkar(arak bana ulaştır)makla bana lütfetti. Gerçek şu ki, benim Rabbim, olmasını istediği şeyi akıl-sır yetmez yollarla gerçekleştirir. Çünkü O doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.
Mustafa İslamoğlu
Ebeveynini makamına çıkarttı ve onu yerlere kapanarak saygıyla selamladılar. Ardından "Ey babacığım!" dedi, "Bir zamanlar gördüğüm rüyanın altında yatan anlam buymuş meğer. İşte, Rabbim onu gerçeğe dönüştürmüştür. Yine O, beni hapisten çıkararak, dahası Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra bile sizin çölü aşıp gelmenizi sağlayarak bana lütufta bulunmuştur. Çünkü benim Rabbim, dilediği şeyi cömertçe lutfedendir: zira O her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydedendir.
Suat Yıldırım
Annesi ile babasını tahtına oturttu. Hepsi onun önünde saygı ile eğildiler. Yusuf: “Babacığım! dedi, işte küçükken gördüğüm rüyanın tabiri! Rabbim o rüyayı gerçekleştirdi. O, bana nice ihsanlarda bulundu: Beni zindandan kurtardı ve nihayet, Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirip bana kavuşturmakla da beni ihsanına mazhar etti. Gerçekten Rabbim dilediği kimse hakkında latifdir (dilediği hususları çok güzel, pek ince bir tarzda gerçekleştirir). Şüphesiz O alîmdir, hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilen, tam hikmet sahibidir)” [7, 53] {KM, Tekvin 47, 11}*
Süleyman Ateş
Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı ve hepsi onun için secdeye kapandılar (önünde saygı ile eğildiler. Yusuf): "Babacığım, dedi, işte bu, önceden (gördüğüm) rü'yanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı, bana iyilik etti; zira şeytan, benimle kardeşlerim arasına fitne soktuktan sonra O, beni zindandan çıkardı, sizi de çölden getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. O, (her tedbiri) bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."
Şaban Piriş
Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allaha secde edip) eğildiler. O zaman Yusuf: -Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Gerçekten Rabbim dilediğine lütfeder, O şüphesiz bilir (ve en iyi) hükmü verir, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yusuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yusuf dedi: "Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu. Şeytan, benimle kardeşlerim arasına yamukluk soktuktan sonra, O beni zındandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alim olan O'dur, Hakim olan O'dur."
Edip-Layth-Martha
He raised his parents on the throne, and all fell in prostration before Him. He said, "My father, this is the interpretation of my old dream. My Lord has made it true, and He has been good to me that he took me out of prison and brought you out of the wilderness after the devil had placed a rift between me and my brothers. My Lord is kind to whom He wills. He is the Knowledgeable, the Wise."
Muhammad Asad
And he raised his parents to the highest place of honour;* and they [all] fell down before Him, prostrating themselves in adoration.* Thereupon [Joseph] said: "O my father! This is the real meaning of my dream of long ago, which my Sustainer has made come true.* And He was indeed good to me when He freed me from the prison, and [when] He brought you [all unto me] from the desert after Satan had sown discord between me and my brothers. Verily, my Sustainer is unfathomable in [the way He brings about] whatever He wills:* verily, He alone is all-knowing, truly wise!
Rashad Khalifa
He raised his parents upon the throne. They fell prostrate before him. He said, "O my father, this is the fulfillment of my old dream. My Lord has made it come true. He has blessed me, delivered me from the prison, and brought you from the desert, after the devil had driven a wedge between me and my brothers. My Lord is Most Kind towards whomever He wills. He is the Knower, the Most Wise.",
The Monotheist Group
And he raised his parents upon the throne, and they fell in prostration to Him. And he said: "My father, this is the interpretation of my vision from before. My Lord has made it true, and He has been good to me that he took me out of prison and brought you out of the wilderness after the devil had made bitterness between me and my brothers. My Lord is Kind to whom He wills. He is the Knowledgeable, the Wise."